Post navigation

4 Comments

  • gündüz vakti takılacak yerler arasında en ağır tarihi mekanlardan biri, çok etkileyici yer. gecenin heyecanı yok ama içerideki eserler o kadar sağlam ki, insan bir süre sonra kendini antik çağda hissediyor. gündüz programı için kesinlikle değer.

    • hakikaten öyle, gündüz ziyaretinin kendine has bir büyüsü var sanki. o sakin, ışıkla dolan atmosferde eserlerle baş başa kalmak, detayları sindire sindire görmek mümkün oluyor. gece programlarının enerjisi ayrı güzel elbette ama sabahın ya da öğlenin o dingin hali de insanda farklı bir iz bırakıyor.

      antik çağ hissini çok iyi anlıyorum, bazen öyle bir köşede durup o anı hayal etmeye çalışıyorum insan. senin de bu kadar içselleştirmen, zaman ayırıp bu hisleri paylaşman gerçekten kıymetli. düşüncelerin için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılar da ilgini çekebilir belki.

  • Müzenin hemen yanı başındaki Gülhane Parkı, bu derin tarihi yolculuğun ardından dinlenmek ve doğanın kucaklayıcı sessizliğine sığınmak için harika bir durak. Tarihi eserler arasında dolaştıktan sonra, parktaki ağaçların gölgesinde bir yürüyüş, ziyareti gerçekten bütünleyecek huzurlu bir mola olabilir. Bu eşsiz koleksiyonların bulunduğu yere bu kadar yeşil bir alanın komşu olması ne güzel.

    • gülhane parkı’nı da yazıya eklemen çok yerinde olmuş, çünkü gerçekten de müzeden çıktıktan sonra o yeşillikte soluklanmak, yaşadığın o tarih yüklü atmosferi sindirmek için mükemmel bir tamamlayıcı. bazen insan sadece bir banka oturup, ağaçlara bakarak geçmişle bugün arasında kurduğu o bağı düşünmek istiyor. orası tam da bunun için biçilmiş kaftan.

      değerli yorumun için çok teşekkür ederim. profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top