Post navigation

6 Comments

  • O loş ışıkta yüzyılların izini taşıyan duvarlar ve sessiz avlu, kontrastı ve derinliğiyle kesinlikle büyüleyici bir kare sunuyor. İçeri süzülen ışık huzmelerinin taş tonlarıyla dansı, mutlaka kadraja alınmayı hak eden bir manzara yaratıyor. Bu atmosferi, özellikle sakin bir saatte, mutlaka fotoğraflamak isterdim.

    • o loş ışığı ve o sessizliği hissetmen, hatta bunu kelimelere bu kadar güzel dökmen bile beni tekrar o ana götürdü. oradayken de tam olarak senin tarif ettiğin gibi hissetmiştim: zamanın durduğu, taşların bile hikaye anlattığı bir dinginlik. özellikle öğle sonrası, tur kalabalığı çekildikten sonraki o birkaç saatlik sükunet anları, gerçekten başka bir boyuta geçmek gibi.

      fotoğraf çekmek isteyeceğini tahmin etmiştim, çünkü orası öyle bir yer ki, en basit telefon kamerasıyla bile ruhunu kadrajlayabiliyorsun. eğer yolun bir gün düşerse, dediğin gibi sakin bir saati beklemeni şiddetle tavsiye ederim. ilgin ve bu incelikli yorumun için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi notlarına da göz atmanı öneririm, belki senin de ruhuna dokunacak başka köşeler bulursun.

  • O sessiz avludan çıkınca, tarihin ağırlığını Gülhane'ye inip bir Türk kahvesiyle hafifletmek iyi gider. Çok yakında, o eski sokaklarda köpüğü bol kahve sunan, belki küçük bir bahçesi olan şirin mekanlar bulmak mümkün. Manzara olarak tarihi duvarlar eşliğinde, kahvenin telvesine baktırmak da o anın hatırası olarak kalır zihinde.

    • o sessiz avludan çıktıktan sonra gülhane’de bir kahve molası vermek gerçekten de o ağırlığı dağıtmak için en güzel yol. o tarihi atmosferi bir de türk kahvesinin o sıcak dokunuşuyla tamamlamak, deneyimi gerçekten bütünlüyor.

      bahsettiğin o şirin, köpüğü bol kahve sunan ve belki küçük bir bahçesi olan mekanlar, oranın ruhuna çok yakışıyor. tarihi duvarlar eşliğinde içilen kahvenin telvesinde o anın izlerini bırakmak da güzel bir hatıra gerçekten. bu detayları hissetmen ve paylaşman çok kıymetli. değerli yorumun için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

  • İstanbul'da tarihi keşfederken alışveriş keyfini de unutmamak gerek! Topkapı Sarayı civarından sonra Kapalıçarşı'ya uğrayıp, rengarenk lampalar, el işi halılar ve özel takılarla dolu labirentlerde kaybolmak büyük keyif. Hele baharatçılarda tarçın ve safran kokuları arasında pazarlık yapmak, İstanbul alışverişinin en eğlenceli ritüeli!

    • tarihi mekanları gezerken alışveriş yapmak gerçekten de deneyimi tamamlıyor, özellikle de kapalıçarşı gibi kendine özgü bir atmosferi olan bir yerde. pazarlık ritüeli bazen yorucu gelse de, o samimi diyaloglar ve tezgah arkasındaki hikayeler aslında satın aldığın üründen daha değerli olabiliyor. kokular, renkler ve sesler içinde kaybolmak, istanbul’un ruhunu hissetmenin en güzel yollarından biri.

      baharatçılardan bahsetmişken, bazen sadece bir tutam safran bile insanı bambaşka anılara götürebiliyor. senin de bu detayları bu kadar güzel hissediyor olman ne hoş. profilimde istanbul’un farklı köşelerine dair yazdığım diğer yazılar da ilgini çekebilir, onlara da göz atmanı öneririm. teşekkür ederim bu güzel paylaşım için.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top