Kastamonu’nun Karadeniz’e açılan kapısı Cide, sadece Rıfat Ilgaz’ın memleketi olmasıyla değil, aynı zamanda el değmemiş doğası ve birbirinden güzel kıyılarıyla da adından söz ettirir. Batı Karadeniz’in o kendine has hırçın ve yeşil dokusunu en net görebileceğiniz bu coğrafyada, Cide plajları adeta birer saklı hazine gibidir. Merkezdeki hareketli plajlardan, dağların arasına gizlenmiş bakir koylara kadar her zevke uygun bir seçenek bulmak mümkündür.
Bu rehberde, bir seyahat yazarı olarak yıllardır adımladığım Cide sahillerindeki en özel durakları, pratik ipuçları ve kişisel gözlemlerimle sizin için derledim. Hazırsanız, Karadeniz’in serin sularına ve yemyeşil kıyılarına doğru bir yolculuğa çıkalım.
Cide’nin En Popüler Plajları ve Koyları

Cide’de denize girmek denince akla ilk gelen, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin favorisi olan belirli noktalar vardır. Bu plajlar genellikle kolay ulaşım imkanları, çevresindeki olanaklar ve doğal güzellikleriyle öne çıkar. Her biri farklı bir karakter sunsa da, ortak noktaları Karadeniz’in temiz ve canlandırıcı sularıdır.
- Cide Halk Plajı: İlçe merkezine yakınlığı ile en pratik seçenek.
- Gideros Koyu: Eşsiz coğrafi yapısıyla adeta bir doğal liman.
- Gökçekale Plajı: Yeşilin maviyle buluştuğu sakin bir kaçış noktası.
- Gebeş Plajı: Geniş sahili ve piknik alanlarıyla ailelerin gözdesi.
- Çamaltı Köyü Plajı: Gözlerden uzak, kamp ve sükûnet arayanlar için ideal.
Bu popüler noktalar, Cide’nin sunduğu deniz keyfinin sadece bir başlangıcıdır. Her birini daha yakından tanıyarak kendi favorinizi belirleyebilirsiniz.
Merkeze Yakın ve Canlı: Cide Halk Plajı

Cide ilçe merkezine sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesinde bulunan Cide Halk Plajı, bölgenin en hareketli ve en kolay ulaşılabilir noktasıdır. Özellikle yaz aylarında cıvıl cıvıl olan bu plaj, berrak deniziyle dikkat çeker. Kumsalının genel olarak çakıl taşlarından oluştuğunu, ancak denizin tabanının kumlu olduğunu belirtmekte fayda var. Bu nedenle yanınızda bir deniz ayakkabısı getirmek konforunuzu artırabilir.
Plajın en önemli özelliklerinden biri, suyun aniden derinleşebilmesidir. Bu durum, özellikle çocuklu ailelerin ve iyi yüzme bilmeyenlerin ekstra dikkatli olmasını gerektirir. Çevresinde bulunan kafeler ve tesisler sayesinde yeme-içme, duş ve tuvalet gibi ihtiyaçlarınızı kolayca karşılayabilirsiniz. Merkeze yakınlığı sayesinde günübirlik bir deniz kaçamağı için biçilmiş kaftandır.
Doğayla Bütünleşen Bir Hazine: Gideros Koyu
Cide denince akla ilk gelen görsel şölenlerden biri kesinlikle Gideros Koyu‘dur. İlçe merkezinden biraz uzaklaşmayı göze alanları, adeta Ege’den bir köşe gibi duran, yemyeşil ormanlarla çevrili, sakin bir doğal liman bekler. Karadeniz’in hırçın dalgalarından korunmuş bu koy, durgun ve berrak suyuyla yüzmek için harika bir ortam sunar. Koya tepeden bakarken gördüğünüz manzara, fotoğraf tutkunları için unutulmaz kareler vadeder.
Koyun içerisinde denize girebileceğiniz küçük bir plaj alanı bulunur. Burada hem doğanın sessizliğinde huzur bulabilir hem de kendinizi Karadeniz’in serin sularına bırakabilirsiniz. Çevresinde temel ihtiyaçlar için küçük işletmeler olsa da, buranın asıl cazibesi el değmemiş doğal yapısıdır. Gideros, Cide seyahatinizin “mutlaka görülmesi gerekenler” listesinde ilk sıralarda olmayı hak ediyor.
Sakinlik Arayanlara Özel Rotalar
Eğer kalabalıktan uzaklaşmak, kitabınızı okurken sadece dalga seslerini duymak istiyorsanız, Cide’nin bakir plajları tam size göre. Gökçekale Plajı, sığ denizi ve sakin ortamıyla bu arayış için harika bir başlangıçtır. Ancak buraya gelirken yiyecek, içecek ve şemsiye gibi tüm ihtiyaçlarınızı yanınızda getirmeniz gerektiğini unutmayın. Tesisleşmenin olmaması, doğayla baş başa kalma deneyimini güçlendirir.
Daha da izole bir deneyim için rota Çamaltı Köyü Plajı veya Şehriban Plajı olabilir. Bu plajlar, genellikle sadece bilenlerin uğradığı, kamp yapmak için de uygun olan sessiz cennetlerdir. Bu tür bakir kıyıları keşfederken Kastamonu’nun ne kadar zengin bir doğal mirasa sahip olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Bu plajlarda tesis bulunmadığı için “arkanda iz bırakma” prensibini benimsemek, bu güzelliklerin korunması için hepimizin sorumluluğudur. Benzer şekilde, ilçe merkezine oldukça uzak olan Erse Plajı da sakinliğiyle öne çıkan bir diğer adrestir.
Piknik ve Aile Keyfi İçin: Gebeş Plajı

Geniş ve uzun sahiliyle dikkat çeken Gebeş Plajı, özellikle aileler ve arkadaş grupları için ideal bir buluşma noktasıdır. Plajın hemen arkasında yer alan piknik alanı, kamelyaları ve mangal yapma imkanı sunan bölgeleriyle tam bir gün geçirmek için tasarlanmıştır. Çocuklar için oyun parkının bulunması da burayı aileler için daha cazip hale getirir.
Denizi genellikle çakıllı bir yapıya sahiptir ve rüzgarlı havalarda dalgalı olabilir. Bu nedenle denize girerken hava koşullarını göz önünde bulundurmak önemlidir. Sahilde uzun yürüyüşler yapmak, ardından piknik alanında dinlenmek ve gün batımını izlemek, Gebeş’te yapabileceğiniz keyifli aktivitelerden sadece birkaçıdır.
Cide Kıyılarında Unutulmaz Anlar

Cide plajları, Karadeniz’in sadece yeşil yaylalardan ibaret olmadığını, masmavi ve keşfedilmeyi bekleyen kıyılara da sahip olduğunu kanıtlar nitelikte. İster merkezdeki canlı plajlarda sosyalleşin, ister Gideros gibi bir doğa harikasında kendinizi kaybedin, isterseniz de kimsenin olmadığı bir koyda doğayla bütünleşin. Cide, her türlü deniz ve doğa tutkununa hitap eden zengin bir palet sunuyor.
Seyahatinizi planlarken yanınıza bir deniz ayakkabısı, hazırlıklı olmak adına birkaç atıştırmalık ve tabii ki fotoğraf makinenizi almayı unutmayın. Özellikle gün batımı saatlerinde Çayyaka gibi noktalarda yakalayacağınız manzaralar, gezinizin en güzel anıları olarak kalacaktır. Sizin favori Cide plajınız hangisi oldu? Deneyimlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.




Yazınızda Cide’nin doğasını ve kıyılarını anlatırken kullandığınız samimi ve davetkâr üslup, okuyucuyu içine çekmeyi gerçekten başarıyor; özellikle “saklı hazine” ve “serin sulara yolculuk” gibi ifadelerle yarattığınız atmosfer çok etkileyici. Bir gezi yazarı olarak kişisel gözlemlerinizi pratik ipuçlarıyla harmanlamanız, rehberi güvenilir ve sıcak kılıyor. Ben de kendi blogumda benzer keşifleri aktarırken, bu tür anlatılarda fotoğraf kullanımını nasıl dengelediğinizi merak ediyorum; çünkü böyle bir coğrafyada görsellerin de hikâyeyi taşıması çok önemli. Kaleminize sağlık, bu saklı kıyıları deneyimleme isteği uyandıran bir yazı olmuş.
teşekkür ederim, bu kadar dikkatli ve anlayışlı okunduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. samimi bir üslup tutturma çabasındaki incelikleri fark etmen, aslında tam da okuyucuyla kurmaya çalıştığım bağın karşılığını almak demek. bir yerin ruhunu kelimelerle aktarabilmek en büyük kaygım, bunu hissettirdiysen ne mutlu bana.
fotoğraf kullanımı konusunda haklısın, dengeli olmak gerçekten önemli. ben genelde hikayenin akışını bozmayacak, adeta metnin doğal bir uzantısı gibi duracak görseller seçmeye çalışıyorum. çok fazla fotoğraf koymak yerine, en çarpıcı ve o anlatılan duyguyu taşıyan birkaç kareyi özenle yerleştiriyorum. bazen sadece bir kıyı fotoğrafı, sayfalarca anlatılan o serin su hissini tek başına verebilir. senin de deneyimlerini paylaştığın blogunda bu dengeyi nasıl kurduğunu merak ettim doğrusu.
değerli yorumun ve güzel dileklerin için tekrar teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atmanı öneririm, belki oralarda da seninle paylaşacak güzel hikayeler buluruz.
Yazınızı okuduktan sonra Cide'yi gezilecek yerler listeme ekledim, özellikle el değmemiş doğası ve bakir koyları beni çok cezbetti. Önümüzdeki yaz Karadeniz turumun bir parçası olarak Cide'ye de birkaç gün ayırmayı planlıyorum ve sizin rehberinizden çok faydalı bilgiler aldım. Sizce Cide'yi keşfetmek için en ideal zaman hangi aylar olur ve merkez dışındaki daha sakin plajlara ulaşım için araç kiralamak şart mıdır, yoksa toplu taşıma ile ulaşılabilir mi?
cide’yi gezilecek yerler listenize eklemenize çok sevindim, gerçekten de doğası ve koylarıyla insanı büyüleyen bir yer. önümüzdeki yaz karadeniz turunuzda cide’ye zaman ayırmanız harika olacak, eminim çok seveceksiniz.
cide’yi keşfetmek için en ideal zaman haziran sonu, temmuz, ağustos ve eylül başı diyebilirim. bu dönemde hem hava sıcaklığı denize girmeye uygun oluyor hem de doğa tam anlamıyla yeşil ve canlı görünüyor. merkez dışındaki daha sakin koylara ve plajlara gelince; maalesef toplu taşıma seçenekleri oldukça kısıtlı. otobüsler genelde ana güzergahlarda çalışıyor, sahilin daha ücra ve bakir noktalarına ulaşmak için araç kiralamanızı veya yerel bir araç bulmanızı öneririm. bu sayede zaman kısıtı olmadan, istediğiniz gibi keşif yapabilirsiniz.
ilginiz ve güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. profilimde karadeniz ve diğer bölgelerle ilgili daha fazla gezi rehberi bulabilirsiniz, onlara da göz atmanızı öneririm.