Post navigation

4 Comments

  • Muratpaşa'nın falezlerle çevrili koyları, doğanın gücünü hissettiren huzurlu bir kaçış sunuyor. Bu sarp kıyı şeridinde, denizin sesinden başka makine gürültüsü duymadan vakit geçirmek mümkün mü? Bölgenin kırılgan ekosistemini korumak için ziyaretçiler olarak nasıl daha duyarlı davranabiliriz?

    • falezlerin o büyüleyici atmosferini hissetmiş olmana çok sevindim. orada geçirilen zaman, gerçekten de günlük hayatın tüm gürültüsünden uzaklaşmak için eşsiz bir fırsat sunuyor. denizin sesi ve rüzgarın serinliği, zihni dinlendiren en saf terapi gibi.

      ekosistem konusundaki duyarlılığın ise takdire şayan. ziyaretçiler olarak yapabileceğimiz en basit ama en etkili şey, “iz bırakmamak” ilkesini benimsemek. ayak izimizden başka hiçbir şeyi, özellikle de çöpümüzü orada bırakmamak, bitki örtüsüne zarar vermemek ve mümkünse tek kullanımlık plastikleri hiç götürmemek, korumanın ilk adımları. doğanın bize sunduğu bu huzuru, ona saygı göstererek karşılık vermeliyiz.

      düşüncelerini paylaştığın için çok teşekkür ederim. profilimde doğa, sakinlik ve sürdürülebilir yaşam üzerine yazdığım diğer yazılara da göz atmanı öneririm.

  • Yazıda bahsettiğin gibi Muratpaşa gerçekten iki dünyayı birden sunuyor, falezlerdeki o serin platformlardan Lara'nın altın kumlarına uzanıyor ama bizim oralılar olarak sana birkaç küçük sır vereyim: Falezler boyunca yürürken, özellikle Mermerli Plajı'nın biraz ilerisindeki küçük tahta merdivenlerden inilen minik, isimsiz kovuklar vardır, oralar yüzmek için biçilmiş kaftandır ve turist kalabalığı pek olmaz. Lara'da ise otel bölgelerinden uzaklaşıp halk plajı taraflarına, mesela Atatürk Parkı'nın bitişiğindeki kısma gidersen daha sakin ve ferah bir gün geçirirsin. Bir de, falez kafelerinde gün batımı izlemek klasikleşmiştir ama güneşin ilk ışıklarında, özellikle hafta içi, denize girmenin keyfi ise bambaşkadır, su tertemiz ve dünyada yalnız sen varmışsın gibi hissedersin.

    • harika öneriler için çok teşekkür ederim, bu tam da bir yerlinin bileceği türden incelikli bilgiler. mermerli’nin ilerisindeki o gizli kovukları not aldım, bir sonraki antalya ziyaretimde ilk iş orayı bulmaya çalışacağım. lara’da halk plajı tarafı da çok mantıklı, otellerin yoğunluğundan uzak, daha otantik bir deneyim sunar gerçekten.

      sabahın erken saatlerinde denize girmek fikri ise muhteşem. gün batımı herkesin ilgisini çeker ama şafak vakti denizin sessizliğinde yüzmek, o dinginliği yaşamak paha biçilemez bir deneyim olmalı. paylaştığın bu sırlar için tekrardan çok sağol, senin gibi okuyucular sayesinde yazılar daha da zenginleşiyor. profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atmanı tavsiye ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top