Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak hafızasında bazı tatlar vardır ki, sizi ait olduğu toprağın ruhuna anında taşır. İşte Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinden doğan İhsangazi Ekşili Pilavı, tam da böyle bir lezzet. Bu, bildiğiniz pilavlara benzemez; kaşığınızı daldırdığınızda sizi tarlaların, yaylaların ve ahşap konakların o otantik kokusuyla sarmalayan, hem doyurucu hem de şifalı bir anne yemeğidir. Yıllardır gezdiğim bu topraklarda tattığım en özgün ve unutulmaz yemeklerden biridir.
Bu yemek, sadece bir tarif değil, aynı zamanda Kastamonu’nun coğrafyasının, tarihinin ve yaşam kültürünün bir özetidir. İçindeki her malzeme, o yörenin bir parçasını anlatır. Gelin, bu eşsiz lezzetin sırlarını birlikte aralayalım ve sofranıza Karadeniz’in o serin ve cömert esintisini taşıyalım.
Ekşili Pilavın Hikayesi: Tarladan Sofraya Bir Klasik

İhsangazi Ekşili Pilavı’nın kökeni, adını aldığı Kastamonu‘nun İhsangazi ilçesinin bereketli topraklarına ve buranın kadim tarım kültürüne dayanır. Bu yemeğin ana kahramanı, 10.000 yıllık geçmişiyle dünyanın ilk buğdaylarından biri olan Siyez bulgurudur. Siyez, bu coğrafyanın en değerli hazinesidir ve pilava o kendine has dokusunu ve fındıksı tadını verir. Yemeğin “ekşiliği” ise taze dağ otlarından ve yöresel yoğurdun mayhoşluğundan gelir. Bu pilav, aslında bir yokluk yemeği değil, doğanın sunduklarını en bilge şekilde kullanma sanatıdır.
Kastamonu’nun yemyeşil doğası, özellikle bahar aylarında sayısız yenilebilir otla bezenir. İşte bu pilavın içindeki ebegümeci de o otlardan sadece biridir. Eskiden ninelerimiz, tarladan topladıkları taze otlarla, kilerdeki siyez bulgurunu ve ev yapımı yoğurdu birleştirerek bu besleyici ve lezzetli yemeği yaparlarmış. Yani Ekşili Pilav, bir nesilden diğerine aktarılan bir mutfak mirasıdır.
Lezzetin Sırrı: Ekşili Pilav Malzemeleri
Bu özel yemeği yapmak için ihtiyacınız olan malzemeler, aslında oldukça basit ve doğaldır. Ancak her birinin kalitesi, yemeğin son lezzetini doğrudan etkiler. İşte o sihirli bileşenler:
- Siyez Bulguru: Pilavın bel kemiğidir. Mümkünse Kastamonu’dan gelen, iri taneli bir siyez bulguru tercih edilmelidir.
- Ebegümeci: Taze veya kurutulmuş olarak kullanılabilir. Yemeğe hafif ekşi ve topraksı bir tat katar. Bulamazsanız ıspanak veya pazı da alternatif olabilir ama orijinal lezzeti ebegümeci verir.
- Yoğurt: Mümkünse süzme yoğurt veya tam yağlı, hafif ekşimsi bir ev yoğurdu kullanılmalıdır.
- Taze Otlar: Nane, maydanoz ve dereotu üçlüsü, pilava ferahlık ve aroma katmak için vazgeçilmezdir.
- Tereyağı: Son dokunuş için yakılmış, mis kokulu bir tereyağı şarttır.
- Kuru Soğan: Lezzeti derinleştirmek için ince kıyılmış bir baş kuru soğan.
- Kırmızı Toz Biber ve Tuz: Tadını dengelemek için kullanılır.
Adım Adım İhsangazi Ekşili Pilavı Nasıl Yapılır?
Bu lezzeti evinizde yaşatmak için adımları dikkatle takip etmeniz yeterli. Geleneksel olarak sulu kıvamda, neredeyse bir çorba gibi hazırlanan bu pilav, doyurucu bir ana yemek niteliğindedir.
Bulguru ve Yeşillikleri Hazırlama

İlk olarak, bir su bardağı siyez bulgurunu güzelce yıkayıp süzün. Bir tencerede bir adet ince doğranmış soğanı tereyağında pembeleşinceye kadar kavurun. Ardından bulguru ekleyip birkaç dakika daha kavurarak lezzetlerin birbirine geçmesini sağlayın. Üzerini geçecek kadar sıcak su ve tuz ekleyip bulgur yumuşayana kadar haşlayın. Ayrı bir yerde, iyice yıkadığınız ve doğradığınız ebegümecini haşlanmış bulgurun üzerine ekleyin ve birkaç dakika daha birlikte pişirin.
Yoğurtlu Terbiyenin Püf Noktası
Yemeğin en kritik noktası yoğurtlu terbiyesidir. Bir kasede yaklaşık iki su bardağı yoğurdu pürüzsüz hale gelene kadar çırpın. Yoğurdun kesilmemesi için, tenceredeki pilavın sıcak suyundan bir kepçe alıp yavaşça yoğurda ekleyerek ılıştırın. Bu işleme “terbiyelemek” denir. Isısı dengelenen yoğurtlu karışımı, sürekli karıştırarak yavaşça tencereye ilave edin. Kısık ateşte bir taşım kaynatmanız yeterli olacaktır, uzun süre kaynatmak yoğurdun yapısını bozabilir.
Son Dokunuş ve Servis
Pilav kıvamını aldıktan sonra ocağın altını kapatın. İçine ince kıyılmış nane, maydanoz ve dereotunu ekleyip karıştırın. Ayrı bir tavada bolca tereyağını eritip kızdırın ve içine kırmızı toz biberi ekleyip yakın. Bu mis kokulu sosu, servis kaselerine aldığınız pilavın üzerine gezdirerek sıcak sıcak servis edin. Yanında turşu veya taze soğanla sunarak lezzetini katlayabilirsiniz. Bu yemek, doğanın sunduğu zenginlikleri keşfetmek isteyenler için harika bir başlangıç noktası olabilir; tıpkı Küre Dağları Milli Parkı‘nı gezmek gibi.
Kastamonu Sofrasından Ayrılırken

İhsangazi Ekşili Pilavı, sadece midenizi değil, ruhunuzu da doyuran bir yemektir. Her kaşığında, Siyez buğdayının binlerce yıllık hikayesini, Karadeniz yaylalarının taze otlarının ferahlığını ve Anadolu insanının yaratıcılığını hissedersiniz. Bu lezzet, Kastamonu yöresel yemekleri arasında neden bu kadar özel bir yere sahip olduğunu size kanıtlayacaktır.
Yolunuz bir gün Kastamonu’ya düşerse, lüks restoranlardan ziyade küçük bir esnaf lokantasında veya bir köy evinde bu pilavı tatmayı deneyin. Emin olun, bu otantik deneyim, damağınızda ve anılarınızda unutulmaz bir iz bırakacaktır. Kastamonu’nun zengin mutfak kültürü, keşfedilmeyi bekleyen daha nice hazine barındırıyor.




İhsangazi’ye yolum düşerse bu pilavı mutlaka tadacağım! Pilavın yanında şöyle közde pişmiş bir Türk kahvesi olsa, değmeyin keyfime. Kastamonu’da tarihi kahvehaneler var mıdır acaba, bilen varsa bana da söylesin.
Ah canım, İhsangazi Ekşili Pilavı’nın anlatıldığı bu yazı beni bambaşka diyarlara götürdü. Kastamonu’nun o mistik atmosferinde, el ele o yöresel lezzeti tadarken hayal ettim kendimizi. Belki de yıldönümümüz için farklı ve unutulmaz bir kaçamak olur, ne dersin?