Post navigation

3 Comments

  • Kuyu kebabı… Çocukluğumun bayram sofralarını hatırlattı birden. Dedemin köyünde, taştan örülü o kuyunun başında toplanırdık hepimiz. Ne zaman gidebilirim bilmem ama o kokuyu içime çekmek için can atıyorum, memleketimin toprağına basmak için.

  • Ah, Taşköprü… Dedemin köyü. O kuyu kebabının kokusunu buradan bile alabiliyorum sanki. Ne zaman Türkiye’ye gelsem ilk işim Taşköprü’ye gidip o lezzeti tatmak olacak, çocukluğumun bayram sofraları canlanıyor gözümde.

  • Yazıda bahsedilen Taşköprü Kuyu Kebabı, doğrudan dini bir ritüel olmasa da, hazırlanışı ve paylaşılması etrafında oluşan toplumsal birliktelik ve sabır kültürü, manevi bir derinlik taşıyor gibi geldi bana. Kuyu ateşinin etrafında toplanan insanların sohbet etmesi, anılarını paylaşması, yemeğin sadece karın doyurmaktan öte, ruhu da besleyen bir deneyime dönüştüğünü gösteriyor. Bu durum, dini bayramlarda bir araya gelerek yapılan yemeklerin ve paylaşımların manevi huzurunu anımsattı bana. Belki de bu kebabı yerken, toprağın bereketi ve insanların arasındaki bağın kutsallığı üzerine tefekkür edilebilir. Taşköprü’de bu kebabı yiyenlerin, manevi bir deneyim yaşama potansiyeli olduğunu düşünüyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top