Anadolu’nun saklı kalmış köşelerini keşfetmek, bir seyahat yazarının en büyük tutkusudur. İşte bu tutkunun peşinde, Tunceli gezilecek yerler listenize mutlaka eklemeniz gereken, zamanın durduğu bir noktaya, Çemişgezek’in Ulukale Köyü’ndeki tarihi Meydan Çeşmesi‘ne götüreceğim sizi. Burası, sadece serin sularıyla değil, yüzlerce yıllık sessiz tanıklığıyla da ruhunuzu dinlendirecek özel bir durak.
Tunceli’nin Tarihi Durakları Arasında Meydan Çeşmesi

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine bağlı, şirin ve otantik dokusunu koruyan Ulukale Köyü’nün tam kalbinde yer alan Meydan Çeşmesi, bölgenin taş işçiliğinin en zarif örneklerinden biridir. Kitabesi olmasa da mimari üslubu, onu 16. veya 17. yüzyıla, yani Osmanlı döneminin sakin ve güçlü yıllarına tarihlendiriyor. Bu çeşme, köy meydanının sosyal hayatının merkezi olmuş, nesiller boyu nice sohbete, buluşmaya tanıklık etmiştir.
- Mimari Yapı: Kesme taştan inşa edilmiş, köşe sütunlarına oturan sivri kemerli eyvan tarzı bir yapıya sahiptir.
- Estetik Detaylar: Eyvanın iç duvarlarında kullanılan iki renkli kesme taşlar, yapıya görsel bir zenginlik katmaktadır.
- İşlevsellik: İçerisinde bulunan iki adet maşrapa musluğu ve geniş taş yalağı, hala köy halkının ve ziyaretçilerin kullanımına açıktır.
- Gizemli Geçmiş: Üzerinde yapım tarihini veya yaptıranı belirten bir kitabenin bulunmaması, çeşmeye gizemli bir hava katmaktadır.
Meydan Çeşmesi, sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda Ulukale Köyü’nün yaşayan tarihidir. Duvarlarındaki her bir taş, geçmişin fısıltılarını günümüze taşır.
Meydan Çeşmesi’nin Mimarisi ve Tarihi Önemi

Çeşmenin mimarisini yakından incelediğinizde, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan bir zarafetle karşılaşırsınız. Sivri kemerli eyvan nişi, yapıyı anıtsal bir havaya büründürürken, yan duvarlardaki daha küçük kemerli nişler tasarıma hareketlilik kazandırır. Özellikle eyvanın iç kısmında kullanılan açık ve koyu renkli taşların sıralanışı, dönemin ustalarının estetik anlayışını gözler önüne serer. Bu detay, sade ama etkileyici bir görsel şölen sunar.
Kitabesi olmaması, çeşmenin hikayesini biraz eksik bıraksa da aslında onu daha da ilginç kılıyor. Belki de bir bey, belki de köy halkının imece usulüyle yaptırdığı bu eser, isimsiz bir kahramanın cömertliğini simgeliyor. Yüzyıllardır köy meydanında, düğünlere, bayramlara, hüzünlere ve sevinçlere tanıklık eden bu yapı, bölgenin kültürel belleğinin en önemli parçalarından biridir.
Ulukale Köyü’ndeki Meydan Çeşmesi’ne Ulaşım
Meydan Çeşmesi’ni görmek için önce Tunceli şehir merkezinden Çemişgezek ilçesine doğru keyifli bir yolculuk yapmanız gerekiyor. Yaklaşık 120 kilometrelik bu yol, özellikle Keban Baraj Gölü’nün muhteşem manzaraları eşliğinde ilerler. Çemişgezek’e ulaştıktan sonra Ulukale Köyü tabelalarını takip ederek kısa sürede köye varabilirsiniz. Özel araçla ulaşım en rahat seçenek olacaktır.
Köy yollarının dar olabileceğini göz önünde bulundurarak yavaş ve dikkatli sürmenizi tavsiye ederim. Köye vardığınızda, çeşmeyi meydanda hemen fark edeceksiniz. Aracınızı uygun bir yere park edip köyün sakin sokaklarında kısa bir yürüyüş yaparak bu tarihi yapının keyfini çıkarabilirsiniz.
Ziyaret İçin Pratik Bilgiler ve İpuçları
Tarihi Meydan Çeşmesi, halka açık bir alanda bulunduğu için herhangi bir ziyaret saati veya giriş ücreti kısıtlaması bulunmuyor. Günün her saati özgürce ziyaret edebilirsiniz. Yaklaşık yarım saatlik bir zaman dilimi, çeşmeyi incelemek ve fotoğraflamak için yeterli olacaktır.
Özellikle ilkbahar ve sonbahar ayları, hem hava koşullarının uygunluğu hem de doğanın sunduğu renk cümbüşü nedeniyle ziyaret için en ideal zamanlardır. Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, sabahın erken saatlerindeki veya gün batımına yakın “altın saatler” olarak bilinen zaman dilimlerindeki yumuşak ışık, taş işçiliğinin detaylarını ortaya çıkarmak için harika fırsatlar sunar.
Ziyaretinizi, Çemişgezek’teki diğer tarihi güzellikler olan Tahar Köprüsü, Yelmaniye Camii ve Ulukale Camii gibi yerlerle birleştirebilir, böylece tam bir kültür turu yapmış olursunuz. Yanınıza fotoğraf makinenizi, rahat yürüyüş ayakkabılarınızı ve bir şişe su almayı unutmayın.
Çemişgezek’in Sessiz Tanığı Sizi Bekliyor

Meydan Çeşmesi, büyük turistik rotaların gürültüsünden uzakta, otantik bir Anadolu köyü deneyimi yaşamak isteyenler için paha biçilmez bir duraktır. Sadece bir yapı değil, aynı zamanda bir kültürün, bir yaşam biçiminin ve yüzlerce yıllık bir geçmişin sembolüdür. Eğer yolunuz bir gün bu topraklara düşerse, Tunceli gezilecek yerler rotanıza Ulukale Köyü’nü ve onun asırlık çeşmesini ekleyerek, tarihin serin sularında ruhunuzu dinlendirme fırsatını kaçırmayın. Bu sakin ve huzurlu keşif, gezinize unutulmaz bir anı katacaktır.




Tunceli’nin o gizemli coğrafyasına yolum düşmedi henüz ama okurken bile içimde bir keşif arzusu uyandı. O taş işçiliği, 16. veya 17. yüzyıl Osmanlı esintileri… İnsanın içinden o çeşmeden bir tas su içmek, o köyün sakinleriyle sohbet etmek geliyor. Tunceli mutfağı da oldukça merak ettiğim bir konu. Özellikle yöresel otlarla yapılan yemekleri, tandırda pişen etleri duydum. Kim bilir, belki o çeşmenin başında, o lezzetlerle taçlandırılmış bir sofra kurulur, kim bilir… O yörenin kendine has lezzetlerini tatmak için sabırsızlanıyorum.
Tunceli Gezilecek Yerler: Çemişgezek Meydan Çeşmesi
Çemişgezek Meydan Çeşmesi’nin 16. veya 17. yüzyıla tarihlenmesi oldukça ilgi çekici. Osmanlı’nın bu dönemde Doğu Anadolu’daki su yapılarının inşasına verdiği önem düşünüldüğünde, çeşmenin o dönemin sosyal ve ekonomik hayatına ışık tuttuğu kesin. Acaba bu çeşmenin yapımında kullanılan taşların yöredeki hangi ocaklardan getirildiği biliniyor mu? Belki de yerel taş ustalarının becerilerini sergileyen eşsiz bir örnektir.
Bu bölge, doğa ile iç içe huzurlu bir kaçış sunuyor gibi duruyor. Ancak, sağlık turizmi açısından potansiyelini değerlendirmek için organik çiftlikler, vejetaryen/vegan yemek seçenekleri ve hava kalitesi hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorum. Ayrıca, yoga kampları veya spor imkanları gibi sağlıklı yaşam aktiviteleri için uygun olup olmadığını da merak ediyorum.