Anadolu’nun kadim toprakları, her köşesinde farklı bir medeniyetin izlerini taşır. Tunceli, bu coğrafyanın az bilinen ama bir o kadar da zengin değerlerinden biri olan Pulur Höyüğü ile ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine götürüyor. Bir seyahat gazetecisi olarak, bu toprakların her taşını, her hikayesini bizzat deneyimlemiş biri olarak söylemeliyim ki, Pulur Höyüğü, Tunceli gezilecek yerler listenizde mutlaka olması gereken bir durak.
Keban Baraj Gölü’nün suları altında kalmadan önce yapılan titiz kazılarla ortaya çıkarılan bu höyük, Neolitik Dönem’den İlk Tunç Çağı’na uzanan kesintisiz bir yaşamın kanıtlarını sunuyor. Gelin, Anadolu’nun bu gizemli köşesine birlikte bir yolculuk yapalım ve Pulur Höyüğü’nün derinliklerinde saklı sırları keşfedelim.
Pulur Höyüğü Nerede ve Nasıl Gidilir? Tunceli Gezilecek Yerler Rotası

Pulur Höyüğü, Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine bağlı Pulur Köyü’nün kuzeydoğusundaki doğal bir tepede konumlanmış. Keban Baraj Gölü’nün suları altında kalmış olsa da, höyüğün bulunduğu tepe günümüzde hala görülebilirliğini koruyor ve arkeolojik önemiyle dikkat çekiyor. Tunceli il merkezine yaklaşık 100 kilometrelik bir mesafede yer alan Çemişgezek’e, şehir merkezinden veya Elazığ’dan kalkan toplu taşıma araçlarıyla (genellikle dolmuşlar) ulaşım sağlayabilirsiniz. Özel aracınızla gidecekseniz, Elazığ üzerinden Çemişgezek feribotunu kullanarak bölgeye daha keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz.
Antik çağların izlerini taşıyan bu bölgeye yapacağınız yolculuk, Çemişgezek’in kendine özgü atmosferiyle birleşerek unutulmaz bir deneyime dönüşecektir. Höyüğe giden yollar genellikle stabilize olup, özel araçla ulaşım daha rahat olacaktır. Yolculuk yaklaşık 1,5 – 2 saat sürebilir.
- Konum: Tunceli, Çemişgezek, Pulur Köyü.
- Ulaşım: Tunceli veya Elazığ’dan Çemişgezek’e dolmuşlarla, Elazığ’dan feribotla özel araçla ulaşım.
- Yol Durumu: Çemişgezek merkezden sonra höyüğe giden yollar stabilize olabilir, dikkatli sürüş önerilir.
- Yakın Çevre: Çemişgezek Kalesi, Süleymaniye Camii, Elif Hatun Türbesi gibi tarihi yapılar ziyaret edilebilir.
Pulur Höyüğü’nü ziyaret ederken, Çemişgezek’in tarihi dokusunu ve yöresel lezzetlerini de keşfetmeyi ihmal etmeyin. Özellikle yöresel peynirleri ve tulum peyniri, damaklarda unutulmaz tatlar bırakır.
Pulur Höyüğü’nün Derin Tarihi ve Kültürel Önemi

Pulur Höyüğü, 1968 yılında başlayan kazılarla gün yüzüne çıkarılan, Anadolu’nun prehistorik dönemlerine ışık tutan nadide yerleşim yerlerinden biridir. Kazılarda, Son Neolitik/İlk Kalkolitik Dönem’den İlk Tunç Çağı’na kadar uzanan 11 farklı yapı katı tespit edilmiştir. Bu katmanlardan özellikle 6, 9 ve 11. katlarda yaşanan büyük yangınlar, dönemin zorlu yaşam koşullarına ve belki de toplumsal değişimlere işaret etmektedir. Neolitik ve Kalkolitik katmanlarda bulunan obsidyen aletler ve hayvan kemikleri, o dönem insanlarının avcılık, toplayıcılık ve ilkel tarım faaliyetleriyle geçimlerini sağladığını göstermektedir.
Höyükte keşfedilen çanak-çömlekler, tek renkli örneklerden beyaz üzerine kırmızı şeritli bezemeli olanlara kadar geniş bir çeşitlilik sunar. Bu buluntular, dönemin estetik anlayışı ve zanaatkârlığı hakkında önemli bilgiler verir. Pulur’daki evlerin mimarisi de oldukça ilginçtir; odalar genellikle bir avluya açılmakta ve tepenin eğimine uygun olarak sıralanan taş temelli kerpiç evler, uzaktan bir kale görünümü sergilemektedir. Odalarda bulunan büyük ocaklar ve mangal işlevindeki küçük ocaklar, dönemin günlük yaşam pratiklerine dair ipuçları sunar. Ayrıca yere gömülü dibekler ve taş sekiler de ev içi düzenlemelerin bir parçasıdır.
Bereket Tanrıçası İdolleri ve Tapınak Odaları
Pulur Höyüğü’nün en çarpıcı buluntuları şüphesiz tapınak odalarında elde edilmiştir. Özellikle 11. yapı katında, kerpiç duvarlarla ayrılmış iki odada Bereket Tanrıçası’nı betimleyen keman biçimi idoller, çeşitli seramikler ve adak eşyaları bulunmuştur. Bu idoller ve onlara eşlik eden, Bereket Tanrıçası ve eşini simgeleyen heykeller, Anadolu arkeolojisinde az rastlanan değerli örneklerdir. Tapınaklardaki insan yüzlü ocaklar ise hem işlevsel hem de sanatsal açıdan dikkat çekicidir; bu heykellerin etek kısımları ocak olarak kullanılmıştır.
Kırmızı ve kahverengi seramikler üzerinde geometrik bezekler ve hayvan figürleri, dönemin inanç sistemleri ve mitolojisi hakkında ipuçları sunar. 11. kata kadar uzanan Karaz tipi kara, açkılı ve kabartma bezekli seramikler, bölgenin kültürel bağlantılarını ortaya koymaktadır. Madensel yapıtların bulunmamasına rağmen, kazılarda işlenmemiş demir cevheri ile krom gibi minerallerin varlığı, Pulur halkının madencilikle ilgili potansiyel bilgisine işaret edebilir.
Ziyaret Bilgileri ve Pratik İpuçları
Pulur Höyüğü, açık hava arkeolojik alanlarından biri olduğu için genellikle yılın her dönemi ziyarete açıktır. Ancak höyük, Keban Baraj Gölü kıyısında yer aldığından, en uygun ziyaret zamanı ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Yaz aylarında sıcak hava ve yoğun güneş, kış aylarında ise kar yağışı ve soğuk hava ziyaretinizi olumsuz etkileyebilir. Höyük için özel bir giriş ücreti veya belirli ziyaret saatleri bulunmamaktadır, ancak bölgeyi keşfetmek için gün ışığından faydalanmanız önerilir.
Ziyaretiniz için yanınıza rahat yürüyüş ayakkabıları, şapka, güneş kremi ve bol su almanız faydalı olacaktır. Höyük çevresinde yeme-içme imkanı kısıtlı olduğundan, yiyecek ve içeceklerinizi Çemişgezek merkezden temin etmeniz önerilir. Fotoğraf tutkunları için Pulur Höyüğü, hem tarihi dokusu hem de Keban Baraj Gölü’nün manzarasıyla eşsiz kareler yakalama fırsatı sunar. Özellikle gün batımı saatlerinde höyüğün silueti ve gölün yansımaları büyüleyici görüntüler oluşturabilir.
Pulur Höyüğü’nün yanı sıra, Çemişgezek’te Süleymaniye Camii gibi Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma tarihi yapıları da ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca, Tunceli’nin diğer tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmek için Tunceli’nin camileri ve antik kentleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
Tunceli’nin Tarihi Dokusunda Bir Durak: Pulur Höyüğü Sizi Bekliyor

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde, Keban Baraj Gölü’nün sessiz suları kıyısında yükselen Pulur Höyüğü, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan eşsiz bir miras. Son Neolitik Dönem’den İlk Tunç Çağı’na uzanan katmanları, Bereket Tanrıçası idolleri ve kendine özgü mimarisiyle Pulur Höyüğü, sadece bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda Anadolu’nun derin kültürel hafızasının bir parçasıdır. Bu kadim toprakları ziyaret ettiğinizde, Pulur Höyüğü’nün fısıltılarına kulak verin ve binlerce yıl öncesinden gelen hikayelerin büyüsüne kapılın. Tunceli gezilecek yerler listenize ekleyeceğiniz bu özel durak, size unutulmaz bir tarih yolculuğu vaat ediyor.
Unutmayın, her taşın, her toprağın altında bir geçmiş yatıyor. Pulur Höyüğü’nü keşfederken, bölgenin eşsiz doğası ve yerel yaşamıyla da iç içe geçme fırsatı bulacaksınız. Bu deneyim, sadece bir gezi olmaktan öte, bir keşif ve öğrenme serüvenine dönüşecektir.




Pulur Höyüğü’ne doğru rüzgarı arkama alıp gitmek… Elazığ üzerinden feribotla geçmek kulağa harika geliyor, baraj gölü manzarası eşliğinde virajları almak paha biçilemez olur. Acaba Çemişgezek’te motorcu dostu bir konaklama yeri bulabilir miyim, yol üstünde benzin istasyonları var mı, araştırmak lazım. Daha önce Fethiye Ölüdeniz yolunda benzer bir özgürlük hissetmiştim, umarım burası da aynıdır.
Ooo, Tunceli’deki Pulur Höyüğü’ne gitmek kulağa inanılmaz geliyor! Binlerce yıllık bir tarihin izlerini sürmek ve o toprakların enerjisini hissetmek tam benlik bir macera olurdu. Kesinlikle rotama ekliyorum, sabırsızlanıyorum!