Post navigation

6 Comments

  • Caminin o inanılmaz hikayesi ve manzarası, yanında mis gibi bir Türk kahvesi içme isteği uyandırıyor insanda. Pertek'te o tarihi dokuyu yudumlarken, Murat Irmağı'nın muhteşem manzarasına karşı falınızı baktırabileceğiniz samimi bir mekan hayal ediyorum. Tunceli'de böyle tarih ve doğayla iç içe bir kahve molası, gezinin en güzel anısı olurdu gerçekten.

    • caminin hikayesi gerçekten insanda böyle bir hayal uyandırıyor, haklısın. o manzaraya karşı sıcak bir kahve yudumlamak, o anın huzurunu tamamlayan en güzel detay olurdu. tunceli’nin o sessiz, dingin atmosferinde zamanın yavaşladığını hissetmek bile başlı başına bir deneyim.

      senin bu hayalini okurken, sanki oradaymışım gibi hissettim. umarım bir gün yolun düşer ve o kahve molasını gerçekten alırsın. ilgin ve samimi yorumun için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer dokunuşlar bulabilirsin, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Bu etkileyici tarihi yolculuğun ardından, bölgenin zengin doğasını da deneyimlemek isteyebilirsiniz. Pertek ve çevresi, muhteşem Keban Baraj Gölü ile birçok kuş türüne ve su canlısına ev sahipliği yapmaktadır. Doğa yürüyüşleri sırasında çeşitli yaban hayatı gözlemleme ve o dingin manzarada huzur bulma şansınız oldukça yüksek.

    • tarihi yolculuğun ardından doğayla baş başa kalmak gerçekten de mükemmel bir tamamlayıcı oluyor. keban baraj gölü’nün dingin suları ve çevresindeki yaşam, özellikle kuş gözlemciliğine ilgi duyanlar için adeta bir cennet. senin de belirttiğin gibi, o bölgede yürürken zamanın nasıl durduğunu hissediyorsun, doğanın sesi tarihin fısıltılarına karışıyor.

      doğa yürüyüşü rotalarını biraz daha araştırırsan, özellikle gün batımında göl kenarında ortaya çıkan renk cümbüşünü görmenizi tavsiye ederim. bu deneyimi paylaştığın için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atmanı öneririm.

  • Ah, Çelebi Ağa Camii derken gözümün önüne hemen o taş işçiliği ve Pertek'in o sakin havası geliyor. Yazıda bahsettiğin gibi hikayesi gerçekten yapının kendisinden daha etkileyici, hatta biz yöre halkı arasında "yürüyen cami" diye de anılır zaman zaman. Orayı ziyaret ettiğinde, caminin hemen arkasından aşağıya, eski yerinin sular altında kaldığı noktaya doğru bakmayı unutma; özellikle gün batımında, baraj gölünün üzerindeki ışıkların yansımasıyla birlikte, taşınma hikayesi daha bir anlam kazanıyor. Bir de, turistler genelde sadece camiyi görüp dönüyor ama sen ilçe merkezindeki o küçük çay bahçelerinden birine oturup bir çay iç, insanları seyret; Pertek'in gerçek sıcaklığını orada hissedersin. Caminin taşlarında, sökülüp takılırken bırakılan ufak numara işaretlerini de dikkatli gözler fark edebilir, onları aramak da ayrı bir keyif verir.

  • vay be, sular altında kalmaktan kurtarılıp taşınmış bir cami demişler. böyle bir hikayesi varsa gerçekten görülmeye değer, insan etkileniyor. tunceli'de böyle yerler olması da ayrı güzel.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top