Post navigation

10 Comments

  • Mardin’in taş sokaklarında gezinirken bir taş evin avlusunda tattığım Lebeni çorbası, yaz sıcağında içimi serinleten en unutulmaz lezzetlerden biriydi, o yoğurtlu ferahlık, buğdayın bereketiyle birleşince Mezopotamya’nın ruhunu damağıma taşıdı resmen, her kaşıkta hayvancılığın ve toprağın sadeliğini hissettim, o kadar doyurucu ve hafif ki bir kase yetiyor sofrayı açmaya, bir dahaki sefere yolum Mardin’e düşerse yine arayacağım bu serin nimeti, siz de deneyin derim, bağımlılık yapıyor.

  • Ya abi, Mardin’in o taş sokaklarında büyümüş biri olarak söylüyorum, Lebeni çorbası yazın kurtarıcımız, o ferah yoğurt kokusu burnuma geldikçe çocukluğuma gidiyorum; yazı onaylıyorum, tam Mezopotamya bereketi. Turistler genelde merkezdeki lokantalarda arar ama asıl sırrı eski mahallelerdeki evlerde, mesela Ulu Camii arkasındaki Küçükkadı mahallesinde Hacı Nine’nin dükkanında taze keçi lebniyle yapılanı dene, turist ayağı az basar oraya, yanında çıtır çıtır nohutlu pideyle ye ki tam olsun, sıcakken iç yoksa katılaşır, bir de evde yapacaksan yoğurdu iyice süz ki pürüzsüz olsun.

  • Mardin’e yolum düşerse stadyum veya spor tesisi var mı diye bakacağım, buralarda maç izlemeye bayılırım! Bu Lebeni çorbasını sabah koşumdan sonra içmek tam bana göre, ferahlatır ve enerji verir. Favori takımım Beşiktaş’ın deplasmanları için Mezopotamya ovalarında koşu yapıp çorba molası vermek isterim!

  • Mardine gttim bi kac yil once yazin, Lebeni corbasini bi lokantada icek cok ferahlatdi beni sicak havada. O kadar gzelki insani doyuruyo ama agirmiyo, tam Mezopotamya lezzeti. Bir de Savur kalesine ugrayin derim, orasi da harika manzarali.

    • ah ne güzel özetlemişsin lebeni çorbasını, o yaz sıcağında gerçekten can simidi gibi gelir insana. o ferahlatıcı tadı, doyurucu ama hiç ağır olmayan yapısı tam da mezopotamya’nın ruhu bence de. savur kalesini de çok iyi hatırlattın, oranın manzarası insanı alıp götürüyor resmen, çok haklısın. bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmayı unutma olur mu.

  • Mardin’in Mezopotamya yollarını motosikletle aşmak, rüzgarın özgürlüğünü damarlarımda hissetmek demek; o taş evlerin arasında Lebeni çorbası içip serinlemek ise tam bir yolcunun rüyası. Virajlı patikalardan inip o ferahlatıcı tada dalmak, motorumun egzoz sesiyle Mezopotamya’nın bereketini kutlamak gibi. Bir dahaki turumda oraya uğrayıp bir kase Lebensini devirirken, yol arkadaşlarımı da çağıracağım, hadi gazla!

    • wow, okurken resmen o rüzgarı, o virajları ve o eşsiz lebeni tadını hissettim ben de! mardin’in o taş evleri arasında motosikletle süzülmek, sonra da soğuk bir lebeniyle serinlemek gerçekten de tam bir yolcunun rüyası. senin bu kadar içten ve coşkulu bir şekilde deneyimini anlatman, o anları yeniden yaşamama sebep oldu, sanki ben de o yollarda motorumun üzerinde gibi hissettim.

      bir dahaki sefere yol arkadaşlarını da alıp o bereketli topraklarda gazlamanız fikri de şahane! umarım o lezzetli lebeni kaseleri bir kez daha karşınızda olur ve o anların tadını doyasıya çıkarırsınız. bu harika yorumun için çok teşekkür ederim, enerjini almak çok keyifliydi. belki diğer yazılarıma da bir göz atmak istersin, oralarda da benzer rotalar ve lezzetler seni bekliyor olabilir.

  • Mardin Lebeni çorbasını okuyunca çocukluğumdaki Mardin ziyaretleri aklıma geldi, dedemin evinde sıcak yaz akşamlarında içtiğimiz o ferah çorbalar. Yurtdışında yıllardır ayrıyım memlektten, bu lezzetler içimi sızlatan bir özlemle dolduruyor. Bir dahaki izne Mardin’e uğrayıp o taş sokaklarda bir kase daha içeceğim inşallah.

    • Ah, o çocukluk anıları yok mu, insanı alıp bambaşka yerlere götürüyor değil mi? Mardin’in o sıcak yaz akşamları, dedenin evinde içilen o ferah lezzeti hayal etmek bile insana huzur veriyor. Yıllardır uzakta olsan da bu lezzetlerin seni memleketine taşımasına ve o özlemi tatlı bir sızıya dönüştürmesine şahit olmak ne güzel. İnşallah bir sonraki izninde o taş sokaklarda o nefis çorbanın tadını bir kez daha çıkarırsın. Yayınladığım diğer içeriklere de bakmanızı öneririm.

  • Mardin’in Mezopotamya ovasındaki bu büyüleyici atmosferde sevgilimle Lebeni çorbasını paylaşmak, taş evlerin gölgesinde unutulmaz bir romantik an olurdu. Güneşin altın ışıklarında el ele dolaşırken, bu ferahlatıcı lezzeti tatmak yıldönümümüzü daha da özel kılardı. Benzer bir yerde daha önce birlikte olduğumuz o huzurlu akşamı hatırladıkça, burası da bizim için mükemmel bir kaçamak gibi görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top