Post navigation

3 Comments

  • Mardin’in Mezopotamya ovasındaki altın sarısı gün batımları altında, taş konakların arasında huzurlu yürüyüşler yapmak insanı doğanın kucağına bırakıyor. Bu bereketli topraklarda sürdürülebilir ekoturizmle yeşillikler arasında keşifler yaparak ruhumu dinlendirmek isterim. Yakınlarda kamp alanları veya kuş gözlemi noktaları var mı, paylaşır mısın?

  • Mardin’in taş konaklarının gölgesinde fısıldanan bu sütlaçlı zerde, turist akınından uzak bir sır gibi kokuyor, acaba Mezopotamya’nın bakir sofralarında mı saklı bu iki renkli rüya? Kalabalık bayram sofralarından kaçıp sezon dışı bir handa tadılabilir mi, yoksa unutulmuş bir köy evinde mi keşfedilir? Yolculuğum bu lezzeti ararken nereye sürükler beni, gizemli Mardin’in hangi köşesinde bekliyor?

  • Mardin’in o taş konaklarında sütlaçlı zerdeyi tattıktan sonra bir fincan Türk kahvesi şart olurdu, tarihi kahvehanelerde fal baktırıp Mezopotamya manzarasına karşı içmek hayalim. Zinciriye civarındaki eski mekanlarda oturup sohbet etmek, kahve telvesinden geleceği okumak ne güzel olur. Modern kafelerde de taş ev manzaralı bir kahve keyfi yapılıyordur eminim, bir dahakine denemeliyim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top