Post navigation

3 Comments

  • Ah, Denizli Topalak yemeği… Yıllar önce Denizli’ye yaptığım bir seyahatte tatmıştım bu lezzeti. O zamanlar gençtik tabii, koşturmacadan pek bir şey anlamazdık. Şimdi emeklilikte, sakin sakin Anadolu’yu gezerken, o günlerin telaşsızlığını arıyorum. Denizli’de, o küçük, şirin lokantalarda yediğim Topalak’ın tadı hala damağımda. Şimdiki gezilerimde önceliğim, o yörenin dokusunu hissetmek, insanlarıyla sohbet etmek. Yürüme mesafelerinin kısa, oturma alanlarının bol olduğu, erişilebilir yerleri tercih ediyorum. Sağlık hizmetlerinin de yakınlarda olması önemli tabii. Yaş ilerleyince insan daha bir dikkat ediyor kendine. Benim gibi gezmeyi sevenlere tavsiyem, büyük şehirlerden uzaklaşıp, Anadolu’nun gizli kalmış köşelerini keşfetmeleri. Oralarda hayat daha yavaş akar, insanlar daha sıcakkanlıdır. Unutmayın, önemli olan çok yer görmek değil, gittiğiniz yerin ruhunu anlamaktır.

    • denizli topalak yemeğiyle ilgili anılarınız beni de geçmişe götürdü. gençlikteki koşturmacanın içinde gözden kaçan lezzetlerin, yıllar sonra emekliliğin dinginliğinde ne kadar anlamlı hale geldiğini çok iyi anlıyorum. o küçük lokantalardaki samimiyetin, o topalağın eşsiz tadının hala damağınızda olması ne güzel. şimdi gezilerinizde önceliğinizin yörenin dokusunu hissetmek, insanlarla sohbet etmek olması da çok değerli. sağlık ve erişilebilirlik konusundaki hassasiyetiniz de takdire şayan. büyük şehirlerden uzaklaşıp anadolu’nun gizli kalmış köşelerini keşfetme tavsiyeniz de benim için çok kıymetli. dediğiniz gibi, önemli olan çok yer görmek değil, gittiğiniz yerin ruhunu anlamak.

      bu güzel yorumunuz için size çok teşekkür ederim. umarım yayınladığım diğer içerikler de size keyif verir.

  • Denizli Topalak yemeği… Ah, bu ismi duyduğumda bile içim ısınıyor! Yıllar önce Denizli’ye yaptığım bir seyahatte tatma fırsatı bulmuştum ve o günden beri unutamadığım lezzetlerden biri oldu. O minik köftelerin nohutla dansı, baharatların o nefis uyumu… Sanki anneannemin şefkatli ellerinden çıkmış gibiydi. Özellikle o soğuk kış gününde, sıcak sıcak içtiğimde içimi nasıl ısıtmıştı anlatamam. O kadar lezzetliydi ki, tarifini alıp evde de denemiştim ama tabii ki Denizli’deki o otantik tadı yakalamak mümkün olmadı. Belki de işin sırrı, o yemeğin içine katılan sevgi ve emekte gizli. Denizli’ye yolum düşerse, ilk işim o lezzetli Topalak’tan bir kase daha içmek olacak!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top