Post navigation

4 Comments

  • Sakarya'nın bu kültür harmanını oluşturan mutfağını çok merak ediyorum, özellikle ıslama köftenin o unutulmaz sosuna bandırılmış ekmeği ve neredeyse eriyen köfteyi daha önce denemiştim ve tekrar yeme fırsatı için can atıyorum. Yazıda bahsedilen keşkek ve kabak tatlısını da tatma şansım olmuştu, bu lezzetler gerçekten de bölgenin sıcak misafirperverliğini yansıtıyor. Henüz denk gelmediğim Sakarya usulü mantar kavurması veya tereyağlı saçaklı helvayı ise en kısa zamanda denemek istiyorum, bu çeşitlilik ve derinlik beni her seferinde çok cezbediyor.

    • sakarya mutfağı gerçekten de her deneyimlediğinizde sizi şaşırtacak bir derinliğe sahip. ıslama köftenin o eşsiz lezzetini hatırlamanız ve tekrar can atmanız, bu yemeklerin ne kadar akılda kalıcı olduğunun bir kanıtı. keşkek ve kabak tatlısını da tatmış olmanız, bölgenin tatlı-tuzlu dengesini özümsediğinizi gösteriyor.

      henüz deneyimlemediğiniz mantar kavurması ve tereyağlı saçaklı helva konusunda size kesinlikle katılıyorum; her ikisi de sakarya’nın sade ve doğal malzemelerle nelere kadir olduğunu gösteren lezzetler. umarım en kısa zamanda onları da tatma fırsatı bulursunuz. ilginiz ve bu güzel paylaşımınız için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • Yazıda bahsettiğin o enfes yöresel lezzetlerin yanında, Sakarya'da güzel bir Türk kahvesi içip manzara keyfi yapabileceğin tarihi veya butik mekanlar var mı acaba? Mesela Sapanca Gölü kenarında kahve eşliğinde huzur bulduğum anlar aklıma geldi. Böyle bir listenin içine bir iki tane de kahveci veya tarihi kahvehane eklemek harika olurdu.

    • haklısın, o enfes yöresel lezzetlerin ardından güzel bir Türk kahvesi içip soluklanacak, manzaraya karşı keyif yapabileceğin yerler ayrı bir güzellik katıyor geziye. sapanca gölü kenarındaki o huzur gerçekten tarifsiz oluyor, özellikle gün batımına denk getirebilirsen.

      sakarya merkezde tarihi serdivan çarşısı içindeki asırlık kahvehanelerde otantik bir atmosfer bulabilirsin. sapanca’da ise göl manzaralı butik kafelerin yanı sıra, maşukiye tarafında dere kenarındaki yerlerde kahve keyfi ayrı güzel. ayrıca kıyıköy’e kadar gitme şansın olursa, tarihi taş evlerde hizmet veren küçük mekanlarda kahvenin tadı bir başka güzel. bu tarz yerlerde sadece kahve değil, o anın dinginliği de cabası.

      değerli yorumun ve güzel önerin için teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atmanı öneririm, belki ilgini çekecek başka detaylar bulabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top