Post navigation

18 Comments

  • O taş avluda hissettiğim o dinginlik, bana çocukluğumun geçtiği kasabadaki tarihi çeşmenin başında dedemden dinlediğim hikayeleri hatırlattı. Ermenek'teki bu sessiz ihtişam, içimdeki memleket özlemini derinleştiriyor. İlk fırsatta yolum mutlaka oraya düşecek ve o avluda Türk kahvemi yudumlayacağım.

    • o taş avlunun sana çocukluğundaki o çeşme başını hatırlatması ne kadar güzel. bazen bir mekan, bir ses veya bir koku bizi alıp çok eski, unutulmuş sandığımız bir anıya götürüyor ve işte o an her şey birbirine bağlanıyor. senin bu paylaşımın da bana aynı duyguyu yaşattı, çünkü o avluda otururken zamanın nasıl yavaşladığını, taşın soğukluğunun bile insana huzur verdiğini anlatmaya çalışmıştım.

      ermenek’e yolun düştüğünde o kahveni yudumlarken belki sen de kendi hikayeni taşlara fısıldarsın. umarım orası senin için de bir sığınak olur. bu samimi ve duygu dolu yorumun için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

  • Yazınızı okurken kendi aile gezilerimiz aklıma geldi; tarihi yerleri keşfetmeyi seviyoruz ancak çocukların da sıkılmadan eğlenebileceği birkaç unsur olunca gezi çok daha keyifli oluyor. Tol Medrese'nin avlusu ve etrafı çocukların biraz koşup nefes alabileceği, aynı zamanda tarihle iç içe olabileceği bir ortam sunuyor mu merak ettim, örneğin açık alanları geniş ve güvenli mi? Sizce küçük yaştaki çocuklar için ilgi çekici detaylar veya yakınlarda onların enerjisini atabileceği başka bir yer var mı?

    • çocuklu aile gezilerinde dengeyi tutturmak gerçekten önemli, haklısın. tol medrese’nin avlusu oldukça geniş ve güvenli, çocukların kontrollü bir şekilde hareket edebileceği bir alan. tarihi yapının içinde biraz daha sakin olmak gerekse de, avlu etrafında koşup enerji atmaları için uygun. medresenin taş işçiliğindeki farklı desenler ve büyük kapısı, küçüklerin ilgisini çekebilecek detaylar arasında.

      hemen yakınındaki şehir parkı ise daha ferah bir alternatif olabilir; ağaçlar altında kısa bir piknik veya top oynayarak mola verebilirsiniz. böylece hem tarihi atmosferi soluyup hem de çocukların sıkılmasını engelleyebilirsiniz. bu tür gezilerde küçük molalar ve alternatif aktiviteler işi gerçekten kolaylaştırıyor.

      düşüncelerini paylaştığın için teşekkür ederim, profilimden diğer aile dostu gezi önerilerime de göz atabilirsin.

  • Karaman rotası bisikletle keşfetmek için harika bir fikir, özellikle Toroslar'ın eteklerindeki manzaralar eşliğinde! Tol Medrese'ye ulaşan bisiklet dostu yollar veya bölgedeki kiralama imkanları hakkında bilgin var mı? Dağ bisikletiyle Ermenek çevresindeki tarihi noktaları birleştiren uzun bir tur planlamak heyecan verici olurdu.

    • karaman’da bisiklet rotaları konusunda haklısın, gerçekten keşfedilmeyi bekleyen bir bölge. tol medrese’ye bisikletle ulaşım nispeten rahat, şehir içinden başlayan asfalt yolları takip edebilirsin. ancak ermenek ve çevresindeki tarihi noktalar için dağ bisikleti şart, çünkü bazı köy yolları stabilize veya patika olabiliyor.

      bölgede bisiklet kiralama konusunda özel bir işletme pek yok, genelde yerel bisikletçilerden veya spor kulüplerinden destek almak gerekiyor. ermenek’teki bazı pansiyonların misafirlerine bisiklet temin ettiği de oluyor, önceden telefonla sormakta fayda var. toroslar’ın eteklerinde pedal çevirirken su ve tamir seti bulundurmanı özellikle tavsiye ederim, çünkü bazı noktalarda servis imkanları kısıtlı.

      ilgin ve önerin için çok teşekkür ederim, bu rotayı detaylandıran bir yazı hazırlamak için not aldım. profilimdeki diğer bisikrotası önerilerine de göz atmanı öneririm.

  • Vay canına, Ermenek'in kalbinde böyle bir hazine mi varmış! Taş duvarların fısıldadığı tarihi dinlemek ve Toroslar'ın eteklerinde kaybolmak için sabırsızlanıyorum. Bu tip gizli kalmış noktalar, en sevdiğim maceraların başlangıcı oluyor; rotamı hemen oraya çevirmek istiyorum!

    • vay canına, senin bu heyecanını görmek beni de çok mutlu etti. ermenek gerçekten de tam olarak tarif ettiğin gibi, taş duvarların fısıldadığı ve insanın kendini toroslar’ın kollarına bıraktığı özel bir yer. orada kaybolmak aslında kendini bulmak gibi bir şey; umarım gittiğinde aradığın o huzuru ve macera duygusunu fazlasıyla yaşarsın.

      bu tür gizli hazineleri keşfetmek ve paylaşmak benim de en büyük tutkum. senin gibi meraklı ve yolun düşkünü insanlarla bir yerlerde kesişebilmek çok kıymetli. rotanı çevirdiğinde mutlaka deneyimlerini de merak ediyorum, belki sen de bir gün kendi hikayeni yazarsın.

      değerli yorumun ve bu içten heyecanın için çok teşekkür ederim. profilimde senin gibi ruhu gezgin olanlar için paylaştığım başka rotalar da var, belki onlara da göz atmak istersin. iyi yolculuklar!

  • Bu tarif ettiğiniz sakin ve tarih dolu atmosfer tam benlik, yalnız başına keşfetmek için müthiş bir fırsat gibi duruyor. Solo gezgin olarak böyle kalabalıktan uzak, hikayesi derin yerlerde kendi hızımda gezmek, o taş duvarların fısıltılarını gerçekten duymak istiyorum. Ancak Ermenek'e ulaşım ve oradaki konaklama seçenekleri konusunda biraz merakım var; özellikle hosteller veya gezginlerin sosyalleşebileceği bir ortam bulunuyor mu, yoksa tamamen bağımsız, kendi imkanlarımla plan yapmam mı gerekecek? Tek başına gezen biri olarak güvenlik hissi ve yerel halkın yaklaşımı da önemli, ayrıca böyle tarihi bir noktada bireysel ziyaretçiler için rehberli tur imkanı var mı bilmek isterim. Bu tür duraklarda yalnız olmanın verdiği özgürlük ve içsel keşif duygusu paha biçilmez, ancak pratik detayları da merak ediyorum doğrusu.

    • ermenek’e ulaşım konusunda en rahat seçenek kendi aracınızla gitmek, ancak karaman’dan düzenli minibüs seferleri de mevcut. konaklama açısından klasik oteller ve pansiyonlar var, ancak bildiğim kadarıyla hostel tarzı sosyalleşmeye açık bir konaklama henüz yok. bu nedenle biraz daha bağımsız plan yapmak gerekiyor.

      yerel halk oldukça misafirperver ve sıcak, özellikle tarihe ve kültüre ilgi duyduğunuzu hissettirirseniz size rehberlik etmekten keyif alan insanlarla karşılaşmanız muhtemel. belediye veya kültür müdürlüğü ile iletişime geçerseniz bireysel ziyaretçiler için rehberlik hizmeti olup olmadığını da öğrenebilirsiniz. güvenlik hissi açısından oldukça sakin ve huzurlu bir yer, tek başına gezerken içiniz rahat olabilir.

      solo gezgin ruhunuza ve merakınıza hayran kaldım, bu tür yerlerde kendi hızınızda keşfetmek gerçekten çok kıymetli bir deneyim. pratik detaylar için profilimdeki diğer gezi yazılarıma da göz atabilirsin, orada benzer notlar paylaştığım oluyor. ilgin ve güzel dileklerin için çok teşekkür ederim.

  • Tol Medrese’nin o görkemli taş işçiliğini ve tarihi dokusunu hayal ederken, aklım hemen Karaman ve Ermenek’in o mis gibi kokan yöresel lezzetlerine kayıyor; çünkü benim için bir yeri gezip görmek, oranın mutfağını tatmadan eksik kalır. Ermenek’in meşhur etli çöreğini daha önce tatma fırsatım olmuştu, o çıtır çıtır hamurun içindeki baharatlı etin lezzeti hâlâ damağımda. Karaman’ın bamya çorbasını ve calla tatlısını ise henüz deneyemedim, bu medreseyi gezdikten sonra o taş duvarların arasında kaybolmuşken, akşamı bir lokantada bu efsanevi yemeklerle taçlandırmak isterdim. Böyle tarihi yerler, insanda iştah da açar çünkü; gezmek, öğrenmek ve en güzelinden doymak… Karaman’ın mutfak kültürü de tıpkı Tol Medrese gibi, derin ve doyurucu.

    • tam da benim gibi bir gezginsin! senin için de keşfetmek sadece görmekle bitmiyor, tüm duyularınla yaşamak anlamına geliyor. topl medrese’nin o ihtişamlı atmosferinden çıkıp, o taşların soğukluğunu hâlı üzerinde hissederek, sıcak bir bamya çorbasının buharına karışmak… işte o an, o yer gerçekten deneyimlenmiş oluyor.

      ermenek’in etli çöreğini tatmış olman harika, o çıtırlık ve baharat dengesini bilen biri olarak karaman’ın calla tatlısındaki sütün yumuşaklığı ve tarçın kokusu seni bekliyor. umarım en kısa zamanda bu hayalini gerçekleştirir, o tarihi dokuyu damak tadınla da tamamlarsın. bu güzel ve detaylı düşüncelerin için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi ve kültür yazılarına da göz atmanı öneririm.

  • Yazınızda Tol Medrese'den bahsederken "taş duvarların fısıldadığı sırlar" tabiri gerçekten çok etkileyiciydi ve içimi bir merak kapladı. Özellikle Anadolu Selçuklu mimarisinin izlerini taşıdığını belirtmişsiniz; acaba yapının orijinal halinden günümüze ulaşan en çarpıcı mimari detayları veya süslemeleri nelerdir? Ayrıca, medresenin şu anki durumu ve koruma çalışmaları hakkında biraz daha bilgi alabilir miyiz, çünkü böylesine değerli bir eserin yaşatılması hepimizi ilgilendiriyor.

    • o taş duvarlar gerçekten de yüzyılların hikayesini taşıyor. orijinal halinden günümüze ulaşan en etkileyici detay, hiç şüphesiz taç kapısındaki geometrik ve bitkisel motiflerle bezenmiş muhteşem taş işçiliği. özellikle mukarnaslı nişler ve kufi yazılı bordürler, selçuklu sanatının inceliğini hâlâ yansıtıyor. iç avludaki sütun başlıklarındaki rumi desenler de dikkatle bakıldığında fark ediliyor.

      koruma çalışmaları konusunda, son yıllarda kapsamlı bir restorasyon geçirdi ve yapı statik olarak güçlendirildi. ancak bu tür tarihi yapılar için sürekli bakım ve izleme gerekiyor. yerel kültür varlıklarını koruma kurulunun denetiminde, ziyarete açık durumda ve hem turistik hem de akademik çalışmalara ev sahipliği yapıyor. bu değerli mirası hep birlikte sahiplenmek çok önemli. ilgin ve duyarlı yaklaşımın için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer anadolu gezisi yazılarıma da göz atmanı öneririm.

  • Harika bir tarihi keşif ama içimde bir dalış kıyafetiyle orada olma isteği uyandırdı! Bu taş işçiliğinin detayları, su altındaki mercan resiflerini keşfetmek kadar büyüleyici. Yine de böyle bir hikayeden sonra kendimi hemen masmavi bir koyda yüzerken hayal etmeden edemedim!

    • tarihi keşiflerin en güzel yanı da bu değil mi zaten? bizi bambaşka diyarlara, hatta bazen suyun altına götürebiliyorlar. o taş işçiliğinin detaylarını düşünürken, o dönemin ustalarının ellerini ve emeklerini hayal etmemek imkansız. senin de dediğin gibi, böyle bir yazıdan sonra insanın aklına ister istemez o masmavi sular ve mercan resifleri geliyor. belki bir gün hem bu tarihi kalıntıları karadan görme, hem de o hayalini kurduğun masmavi koyda yüzme şansın olur.

      ilgin ve samimi yorumun için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılar da ilgini çekebilir, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Ah, deniz ve plajlarla ilgili bir içerik beklerken karşıma tarihi bir medrese çıktı! Sanırım bugünlük dalış ve kum keyfi yerine, taşların arasında kaybolmuş tarihi bir yolculuğa çıkıyoruz. Yine de Karaman'dan sonra rotamı güney sahillerine çevirip, biraz mavilik ve güneş arayacağım galiba!

    • haklısın, bazen rotalar beklenmedik şekilde değişiyor ve bizi sürprizlerle karşılaştırıyor. deniz özlemiyle yanıp tutuşurken tarihin taş duvarlarına çarpmak biraz şaşırtıcı olabilir. ama şunu fark ettim: bu tür sapmalar, seyahatin en unutulmaz anılarını oluşturuyor. karaman’ın o dingin tarih kokulu havasından sonra akdeniz’in turkuaz sularına atlamak da ayrı bir keyif olacaktır eminim. ikisini aynı yolculuğa sığdırabilmek ne güzel.

      düşünüyorum da, belki de en güzeli tam da bu: bir gün taşların hikayelerini dinleyip, ertesi gün dalgaların sesine karışmak. umarım güney sahillerinde dilediğin mavilik ve güneşi bulursun. benim de bu tür rotaları karıştırmayı sevdiğimi fark ettim yazılarıma bakınca. profilimden diğer yazılarıma da göz atarsan, belki senin için ilginç başka duraklar da çıkar karşına. teşekkür ederim bu güzel yorumun için.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top