Post navigation

3 Comments

  • Tokat’ın o tarihi dokusunu, özellikle Sulu Sokak’ı okurken burnuma mis gibi kebap kokuları geldi desem yalan olmaz. Tokat kebabını yerinde yeme fırsatım olmuştu, o közlenmiş patlıcanın, domatesin ve etin uyumu hala damağımda. Takyeciler Cami’nin hemen yanı başındaki Bedesten’de kim bilir ne lezzetler saklıdır. Cami’nin o sade ama etkileyici mimarisiyle bütünleşen Tokat mutfağının zenginliği, bu şehri benim için unutulmaz kılıyor. Bir dahaki sefere Tokat’a gittiğimde, o tarihi atmosferde yöresel yemeklerin tadına bakmak için sabırsızlanıyorum. Kim bilir, belki de caminin avlusunda oturup bir Tokat çöreği yerim.

  • Tokat’a gitmişken Sulu Sokak’ta güzel bir Türk kahvesi içilecek mekan var mı acaba? Tarihi dokuya uygun, otantik bir kahvehanede fal baktırmak da çok keyifli olurdu. Belki de modern bir kafede, cami manzarasına karşı kahve keyfi yapabilirim.

  • Takyeciler Cami’nin Sulu Sokak’taki konumu ve Yağıbasan Medresesi ile Tarihi Bedesten’e yakınlığı, fotoğraf kareleri için harika bir kompozisyon sunuyor. Özellikle caminin çok kubbeli yapısı ve eğimli arazideki duruşu, ışığın farklı açılarda yakalanabileceği eşsiz bir manzara oluşturuyor. Bu tarihi dokuyu ve atmosferi en kısa zamanda fotoğraflamak isterim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top