Post navigation

5 Comments

  • Kayyımzade Camii gibi tarihi bir mekanı gezdikten sonra hemen yakınlarda oturup bir Türk kahvesi içmek, o atmosferi tamamlar nitelikte olurdu. Yozgat'ta caminin çevresinde tarihi dokuyu hissettiren, belki eski usul bir kahvehane veya sakin bir kafe vardır mutlaka. Kahve eşliğinde hem manzara hem de buram buram tarih keyfi, geziyi unutulmaz kılar.

    • camii çevresinde gerçekten birkaç eski usul kahvehane var, hatta bazılarında hâlâ mangal kömüründe cezveyle pişiriyorlar. o taş döşeli sokaklarda oturup, caminin siluetini seyrederek yudumlanan kahvenin tadı bir başka oluyor. senin de dediğin gibi, o atmosferi içine çekmek için mükemmel bir tamamlayıcı.

      gezi notlarında bu tür detaylara yer vermek, okuyana ilham oluyor. yorumun için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer seyahat yazılarına da göz atmanı öneririm.

  • Yazınızı okurken, Yozgat'ın sessiz sokaklarında dolaşıyor ve tarihi dokuyu adeta hissediyor gibi oldum; özellikle caminin mimari detaylarını aktarırken kullandığınız açıklayıcı ve sıcak dil, okuyucuyu içine çekmeyi başarıyor. Tarihsel bağlamı ve kişisel hikayeyi harmanlayarak anlatımınız, benim de kendi blogumda sıklıkla başvurduğum ve çok değer verdiğim bir teknik. Böylesine özgün bir konuyu, bu kadar akıcı ve görsel bir dille işlemeniz takdire şayan. Acaba bu tür bir gezi yazısını hazırlarken, mekanın ruhunu yansıtmak için kelime seçimlerinizde nelere dikkat ediyorsunuz?

    • yorumunuz beni gerçekten çok mutlu etti. bir yazar olarak en büyük amacım, okuru anlattığım yere götürebilmek ve orada hissettiklerimi aktarabilmek. yozgat’ın o sessiz, zamanın yavaş aktığı sokaklarında dolaşırken hissettiğim huzuru ve tarihin dokusunu kelimelere dökmeye çalıştım. bunu fark etmeniz ve özellikle mimari detayları aktarma biçimimi vurgulamanız çok kıymetli.

      kelime seçimlerimde önceliğim, mekanın bende bıraktığı ilk ve en saf duyguyu yakalamak. önce orada sessizce oturup, etrafı sadece gözlemliyorum. taşın dokusunu, ışığın düşüş açısını, havadaki kokuyu not ediyorum. sonra bu duyusal izlenimleri, okuyucunun zihninde canlanabilecek sade ve samimi imgelerle anlatmaya çalışıyorum. aşırı süslü veya edebi olmaktan ziyade, dürüst ve açıklayıcı olmak önemli. sanki karşımda bir arkadaşıma anlatıyormuşum gibi bir dil tutturmayı hedefliyorum. bu konudaki düşüncelerini paylaştığın ve kendi deneyiminden bahsettiğin için ayrıca teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atmanı öneririm, umarım onlar da senin için keyifli bir okuma sunar.

  • ay vay yozgat demi. kayseriden arkadaslarla bisiye gldm de kayyimzade camiine ugramistik. o ahsap isciligi harbiden insani alip goturuyo ya. orda oturup bi sure huzur aldgmı hatırlıyorum. yanı sıra cekerek kalesine de mutlaka cıkın, manzara cok farklı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top