Anadolu’nun kalbinde, sert kışların ve zengin yayla kültürünün şekillendirdiği bir mutfak hazinesi yatar: Sivas. Bu kadim şehrin sofralarından yükselen öyle bir lezzet vardır ki, sadece mideyi değil, ruhu da ısıtır. İşte o lezzet, Sivas yöresel yemekleri denince akla ilk gelenlerden olan, şifa dolu Peskütan Çorbası’dır. Bu çorba, bir kaseye sığdırılmış asırlık bir gelenek, yokluktan doğan bir bilgelik ve yaylaların ferahlatıcı esintisinin ta kendisidir.
Ben, bu toprakları karış karış gezmiş bir lezzet avcısı olarak söyleyebilirim ki, Peskütan Çorbası’nı tatmak, Sivas’ın kültürel dokusuna en lezzetli yoldan dokunmaktır. Gelin, bu eşsiz lezzetin sır perdelerini birlikte aralayalım.
Peskütan Çorbası’nın Hikayesi: Bir Kış Masalı

Peskütan Çorbası’nın özü, adını aldığı “peskütan”dan gelir. Peskütan, Sivas ve çevresinde kışa hazırlığın en önemli adımlarından biridir. Yazın bereketli yaylalarda otlayan hayvanların sütünden yapılan yoğurdun, uzun kış aylarında bozulmadan saklanabilmesi için geliştirilmiş dahiyane bir yöntemdir. Yoğurdun pişirilip süzülmesi ve ardından kurutulmasıyla elde edilen bu besleyici bloklar, kışın en zorlu günlerinde sofraların kurtarıcısı olur.
Bu çorbanın hikayesi, aslında Anadolu insanının doğayla uyum içinde yaşama sanatının bir yansımasıdır. Her bir kaşığında;
- Yazın güneşini içine hapsetmiş kurutulmuş yoğurdun (peskütan) ekşiliğini,
- Toprağın bereketi olan yarma ve mercimeğin doyuruculuğunu,
- Kemikli etin verdiği gücü ve lezzeti,
- Ve son dokunuşu yapan “soharıç” ile tereyağı, soğan ve nanenin o baş döndüren aromasını hissedersiniz.
Bu yüzden Peskütan Çorbası, sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir kış masalı, bir şifa ve bereket duasıdır.
Lezzetin Sırrı: Peskütan Nedir?

Bu çorbanın başrol oyuncusu olan peskütan, aslında bir tür kurutulmuş ve konsantre yoğurttur. Yaylalarda taze sağılmış sütten yapılan yoğurt, büyük kazanlarda saatlerce kaynatılır. Bu işlem sırasında suyunu büyük ölçüde kaybeder ve kıvamı yoğunlaşır. Ardından bez torbalara konularak kalan suyunun da süzülmesi sağlanır. Son olarak tuzla yoğrulup küçük parçalar halinde güneşte veya rüzgarlı bir yerde kurutulur. Bu zahmetli süreç, yoğurdun aylarca, hatta bir sonraki yaza kadar bozulmadan saklanmasını sağlar. İşte bu eşsiz malzeme, çorbaya o karakteristik mayhoş ve derin lezzetini verir.
Geleneksel Peskütan Çorbası İçin Malzemeler
Sivas’taki bir anneannenin mutfağından çıkmış gibi bir Peskütan Çorbası yapmak için ihtiyacınız olanlar:
- 1 su bardağı aşurelik buğday (yarma)
- Yarım su bardağı yeşil mercimek
- Yaklaşık 1 su bardağı kadar peskütan (veya 4-5 top)
- 2-3 parça kemikli kuzu veya dana eti (isteğe bağlı)
- Yeteri kadar sıcak su
- Tuz
Soharıç (Üzerinin sosu) için:
- 2 yemek kaşığı tereyağı
- 1 adet küçük boy kuru soğan
- 1 yemek kaşığı kuru nane
Adım Adım Sivas Usulü Peskütan Çorbası Tarifi
Bu lezzeti evinize taşımak sandığınızdan daha kolay. İşte o otantik tadı yakalamanız için izlemeniz gereken adımlar:
1. Hazırlık Aşaması: Yarma ve mercimeği bir gece önceden ayrı kaplarda suya koyup ıslatın. Bu, pişirme süresini oldukça kısaltacaktır. Peskütanı da geniş bir kasede üzerine çıkacak kadar soğuk su ile ıslatın.
2. Pişirme: Ertesi gün, ıslattığınız yarma, mercimek ve kemikli etleri büyük bir tencereye alın. Üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyip bakliyatlar ve et yumuşayana kadar pişirin. Etler piştikten sonra kemiklerinden ayırıp küçük parçalar halinde tekrar tencereye ekleyebilirsiniz.
3. Peskütanı Eklemek: Islattığınız peskütanı bir çırpıcı yardımıyla ezip pürüzsüz bir ayran kıvamına getirin. Tenceredeki çorbanın sıcak suyundan bir kepçe alıp peskütanlı karışıma ekleyin ve hızlıca karıştırarak ılımasını sağlayın (terbiyeleme). Bu işlemi birkaç kez tekrarladıktan sonra peskütanlı karışımı yavaşça ve sürekli karıştırarak tencereye ilave edin. Bu karıştırma işlemi, çorbanın kesilmesini önlemek için en kritik noktadır. Tuzunu ayarlayıp bir taşım daha kaynatın.
4. Soharıcı Hazırlamak: Ayrı bir tavada tereyağını eritin. Yemeklik doğradığınız soğanları ekleyip pembeleşinceye kadar kavurun. Son olarak kuru naneyi ekleyip bir iki tur çevirdikten sonra ocağın altını kapatın. Naneyi yakmamaya özen gösterin.
5. Sunum: Çorbayı sıcak olarak kaselere paylaştırın. Üzerine hazırladığınız sıcak soharıçı gezdirerek servis yapın. Yanında sıcacık bir köy ekmeği ile tadına doyum olmaz.
Sivas Sofrasından Damaklarda Kalan Miras

Peskütan Çorbası, bir kaşıkta size Sivas’ın yaylalarını, kışa hazırlık telaşını ve Anadolu’nun sıcak misafirperverliğini sunar. Bu lezzet, sadece bir çorba tarifi değil, aynı zamanda bir şehrin mutfak kimliğinin ve yaşanmışlıklarının bir özetidir. Sivas’a yolunuz düşerse, bir esnaf lokantasında ya da bir köy evinde bu çorbayı mutlaka deneyimleyin. Eğer gidemiyorsanız, bu tarifle kendi mutfağınızda küçük bir Sivas yolculuğuna çıkabilirsiniz. Unutmayın, bazı lezzetler sadece damakta değil, kalpte de iz bırakır. Sivas’ın tarihi ve kültürel zenginlikleri gibi, yöresel yemekleri de keşfedilmeyi bekleyen paha biçilmez bir mirastır.




Leave a Comment