Anadolu’nun kalbinde, her sokağı tarih ve her sofrası bir gelenek olan Sivas’ta öyle bir lezzet vardır ki, kokusu fırından sokağa taştığında zamanı durdurur. İşte bu lezzet, Ezentereli, yani mis kokulu anasonlu çörektir. Bu, sadece bir hamur işi değil, Sivas mutfağının ruhunu, bayram sabahlarının neşesini ve soğuk kış günlerinin sıcacık anılarını içinde saklayan bir mirastır.
Sivas yöresel yemekleri denince akla gelen ilk tatlardan biri olan Ezentereli, kendine has aroması ve dokusuyla damaklarda unutulmaz bir iz bırakır. Gelin, bu eşsiz lezzetin sırlarına doğru bir yolculuğa çıkalım ve anasonun büyülü kokusunun bizi nereye götürdüğünü birlikte keşfedelim.
Bir Gelenek Olarak Ezentereli’nin Hikayesi

Ezentereli’nin kökeni, Sivas’ın köklü mutfak kültürünün derinliklerinde gizlidir. Adını yörede “ezentere” olarak bilinen anasondan alan bu çörek, özellikle bayramlarda, düğünlerde ve özel günlerde sofraların baş tacı olmuştur. Annelerin, anneannelerin elinden çıkan her bir çörek, aslında bir sevgi ve bereket duasıdır. Anasonun o keskin ama ferahlatıcı kokusu, Sivas evlerinin adeta kimliği haline gelmiştir. Bu çörek, bir araya gelmenin, paylaşmanın ve geleneği yaşatmanın en lezzetli yoludur.
Ezentereli’nin Sırrı: Malzemeler ve Püf Noktaları

Ezentereli’yi diğer çöreklerden ayıran en temel özellik, elbette ki kaliteli anason kullanımıdır. Ancak lezzetin sırrı sadece bununla sınırlı değil. Ustasından dinlediğim kadarıyla, bu çöreğin hamuru ne çok sert ne de çok yumuşak olmalı; adeta bir kulak memesi kıvamında, ele yapışmayan bir dokuya sahip olmalıdır. İşte bu lezzetin temel taşları:
- Anason (Ezentere): Taze ve kokusunu kaybetmemiş, mümkünse dövülerek hamura katılan anason, çöreğin ruhunu oluşturur.
- Yoğurt ve Süt: Hamurun yumuşaklığını ve lezzetini artırır. Özellikle Sivas’ın meşhur, kaymağı bol yoğurdu kullanılırsa tadına doyum olmaz.
- Tereyağı: Çöreğe o kendine has gevrekliği ve zengin aromayı veren en önemli malzemedir.
- Un ve Maya: Kaliteli un ve doğru miktarda maya, hamurun güzelce kabarmasını sağlar.
En önemli püf noktası ise hamurun sabırla dinlendirilmesidir. Mayalanma süreci, anasonun aromasının hamurun her zerresine işlemesi için kritik bir zamandır. Aceleye getirilen bir hamur, asla o beklenen lezzeti vermez.
Hazırlanışı ve Sunumu
Ezentereli’nin yapımı, adeta bir ritüel gibidir. Önce ılık süt, maya ve şekerle bir ön mayalandırma yapılır. Ardından yoğurt, eritilmiş tereyağı, anason ve tuz eklenerek yavaş yavaş un ilavesiyle yoğrulur. Güzelce yoğrulan hamur, üzeri kapalı bir şekilde sıcak bir ortamda en az bir saat mayalandırılır.
Mayalanan hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlak veya oval şekiller verilir. Üzerine yumurta sarısı sürülüp susam veya çörek otu serpildikten sonra önceden ısıtılmış fırında nar gibi kızarana kadar pişirilir. Fırından çıktığı an evi saran o anason kokusu, Sivas’ta olmanın en güzel kanıtıdır. Genellikle sıcak bir bardak çay veya ayranla, özellikle kahvaltılarda veya ikindi saatlerinde tüketilir.
Sivas Sofrasından Kalan Tat

Sivas’a yolunuz düştüğünde, bu lezzeti tatmadan dönmeyin. Tarihi kent meydanındaki fırınlarda, mahalle aralarındaki pastanelerde Ezentereli’nin izini sürebilirsiniz. Bu sadece bir çörek değil, aynı zamanda şehrin kültürel hafızasını, anılarını ve sıcaklığını taşıyan bir lezzet yolculuğudur. Sivas yöresel yemekleri arasında özel bir yere sahip olan Ezentereli, damağınızda Anadolu’nun o saf ve cömert tadını bırakacaktır. Bu lezzeti tattıktan sonra, Sivas gezinizin daha da anlam kazanacağına emin olabilirsiniz.




Leave a Comment