Anadolu’nun kalbinde, Selçuklu’nun görkemli mirasıyla yoğrulmuş Sivas’ta gezilecek yerler denince akla ilk olarak anıtsal medreseler ve camiler gelir. Ancak şehrin gürültüsünden uzakta, taş duvarların arasında tarihin fısıltılarını saklayan öyle bir durak var ki, kültür meraklıları için adeta bir vaha: Ziya Bey Yazma Eserler Kütüphanesi. Burası sadece raflarında binlerce el yazması eseri barındıran bir yapı değil, aynı zamanda bir ilim ve irfan aşığı olan Yusuf Ziya Başara’nın şehre bıraktığı en değerli armağandır.
Yıllardır Türkiye’nin dört bir yanını gezerken öğrendiğim bir şey varsa o da, bir şehrin ruhunu anlamanın yolunun onun en sakin ve derin köşelerinden geçtiğidir. İşte bu kütüphane, Sivas’ın o derin ve entelektüel ruhunu yakalamak için eşsiz bir fırsat sunuyor. Gelin, bu zaman kapsülünün kapısını birlikte aralayalım.
Sivas Tarihi Yerler Arasında Bir Cevher: Ziya Bey Kütüphanesi

Sivas’ın merkezinde, asırlık yapıların arasında konumlanan Ziya Bey Yazma Eserler Kütüphanesi, şehrin kültürel dokusunun en önemli parçalarından biridir. 1908 yılında inşa edilen bu zarif yapı, sadece bir kütüphane olmanın ötesinde, bir dönemin eğitim ve kültür anlayışını günümüze taşıyan canlı bir anıttır. İçeri adım attığınızda sizi karşılayan o tanıdık, huzur verici eski kağıt ve ahşap kokusu, sizi anında modern dünyanın karmaşasından koparır.
Bu özel mekanı Sivas gezinizin bir parçası yapmanız için birkaç önemli neden var:
- Tarihi Derinlik: Osmanlı’nın son dönemlerinde bir aydının vizyonuyla kurulan kütüphane, Cumhuriyet döneminde de önemini korumuştur.
- Eşsiz Koleksiyon: İçerisinde tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami bilimlerin yanı sıra tıp, astronomi ve felsefe alanlarında paha biçilmez el yazmaları bulunur.
- Mimari Zarafet: Döneminin mimari özelliklerini yansıtan taş işçiliği ve sade ama etkileyici yapısıyla görsel bir şölen sunar.
- Merkezi Konum: Şehir meydanına yürüme mesafesinde olması, gezi planınıza kolayca dahil etmenizi sağlar.
Kütüphane, sadece araştırmacılar için değil, tarihe ve kitaba saygı duyan her gezgin için mutlaka görülmesi gereken bir duraktır.
Kütüphanenin Kurucusu: Yusuf Ziya Başara Kimdir?

Bir mekanı anlamak, onun kurucusunun hayalini anlamakla başlar. Ziya Bey Kütüphanesi’nin ardındaki isim, Sivas’ın yetiştirdiği önemli devlet adamlarından ve aydınlarından biri olan Yusuf Ziya Başara’dır. 7. Dönem Milletvekili olarak görev yapan Başara, tam bir kitap aşığıydı ve sahip olduğu zengin koleksiyonu halkın hizmetine sunma vizyonuna sahipti. 1908 yılında bu binayı yaptırarak kendi adıyla anılan kütüphaneyi kurdu.
En etkileyici detay ise, Yusuf Ziya Bey’in vefatına kadar kütüphanenin tüm masraflarını bizzat kendi cebinden karşılamasıdır. Onun bu cömertliği ve ilme olan adanmışlığı, kütüphanenin duvarlarına sinmiş ve bugüne kadar ulaşmıştır. Yapı, 1978 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilerek korunmaya alınmış ve Sivas’ın kültürel mirasının önemli bir parçası olarak yaşamaya devam etmiştir.
Mimarisi ve Atmosferi: Taş Duvarlar Arasındaki Sessizlik
Kütüphane, geç Osmanlı döneminin sivil mimari özelliklerini taşıyan, kesme taştan inşa edilmiş iki katlı bir yapıdır. Dışarıdan bakıldığında mütevazı bir konak gibi görünse de, içeri girdiğinizde sizi saran o ağırbaşlı ve akademik atmosfer hemen farkını hissettirir. Yüksek tavanları, ahşap rafları ve o rafları dolduran yüzlerce yıllık eserleriyle adeta bir zaman makinesidir.
Burada saatlerce vakit geçirebilir, ciltlenmiş kitapların sırtlarındaki hat sanatını inceleyebilir ve bir zamanlar alimlerin bu sayfalara nasıl bir emekle bilgi işlediğini hayal edebilirsiniz. Özellikle tarih ve edebiyat meraklıları için bu deneyim, turistik bir geziden çok daha fazlasını ifade edecektir. Fotoğraf çekimine genellikle kısıtlı izin verildiğini ve eserlerin korunması için flaş kullanılmaması gerektiğini unutmayın.
Ziya Bey Kütüphanesi’ne Ulaşım ve Konum

Ziya Bey Yazma Eserler Kütüphanesi, Sivas‘ın kalbinde, Çarşıbaşı Mahallesi’nde yer alıyor. Şehrin ana meydanı olan Hükümet Meydanı’na sadece 10 dakikalık keyifli bir yürüyüş mesafesindedir. Bu yürüyüş sırasında Sivas’ın tarihi sokak dokusunu da gözlemleme şansı bulursunuz. Özel aracınızla geliyorsanız, yakındaki otoparkları kullanabilirsiniz ancak benim tavsiyem, Sivas merkezini yürüyerek keşfetmenizdir.
Kütüphaneyi gezinize dahil ederken rotanızı kolayca planlayabilirsiniz. Örneğin, Şifaiye Medresesi, Buruciye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese gibi anıtsal yapıları ziyaret ettikten sonra soluklanmak ve daha sakin bir keşif yapmak için buraya uğrayabilirsiniz. Bu yakınlık, onu Sivas kültür turunun vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor.
Ziyaret İçin Pratik Bilgiler ve İpuçları

Bu tarihi mekanı ziyaret etmeden önce aklınızda bulundurmanız gereken birkaç pratik bilgi, gezinizi daha verimli kılacaktır:
- Ziyaret Saatleri: Kütüphane, genellikle hafta içi mesai saatleri içerisinde ziyarete açıktır. Ancak gitmeden önce resmi tatil günlerini ve güncel ziyaret saatlerini teyit etmekte fayda var.
- Giriş Ücreti: Kamu hizmeti veren bir kültür kurumu olduğu için Ziya Bey Yazma Eserler Kütüphanesi’ne giriş genellikle ücretsizdir.
- Ziyaret Süresi: Kütüphanenin atmosferini hissetmek ve eserlere göz atmak için ortalama 30-45 dakika ayırmanız yeterli olacaktır. Eğer özel bir araştırma yapmayacaksanız bu süre idealdir.
- Sessizlik Kuralı: Burası aktif bir kütüphane ve araştırma merkezidir. Ziyaretiniz sırasında içerideki sessizliğe ve çalışma ortamına saygı göstermeniz oldukça önemlidir.
- Yakınlardaki Lezzetler: Ziyaretiniz sonrası acıkırsanız, kütüphanenin çevresindeki esnaf lokantalarında meşhur Sivas köftesini veya etli ekmeği tadabilirsiniz.
Sivas’ta Tarihe Açılan Bir Kapı

Sivas, sadece meydanlardaki görkemli yapılarıyla değil, aynı zamanda Ziya Bey Kütüphanesi gibi daha mütevazı ama bir o kadar da derinlikli mekanlarıyla ruhunuza dokunur. Burası, bir şehrin hafızasını, kültürünü ve bilgiye olan sevdasını nesiller boyu nasıl koruduğunun en güzel kanıtıdır. Eğer yolunuz bir gün Yiğidolar diyarına düşerse, Sivas gezilecek yerler listenizin en özel duraklarından birini bu sessiz bilgeye ayırmayı unutmayın. Taş duvarların ardındaki binlerce hikâye, keşfedilmeyi bekliyor.




Sivas’ta böyle tarihi bir kütüphane olması çok güzel, umarım yakınlarda güzel bir kahveci de vardır. Kitap okuduktan sonra şöyle közde pişmiş bir Türk kahvesi içip falıma baktırmak isterdim, kim bilir belki Sivas’la ilgili güzel şeyler çıkar. Belki de kütüphanenin manzarasına karşı yudumlarım kahvemi, oh mis!
Sivas’ta böyle bir kütüphane olması harika! Kitapların arasında dolaşmak zihinsel bir antrenman gibi, resmen beyin kaslarımı çalıştırıyor. Umarım yakınlarda koşu parkuru veya spor yapılabilecek açık alanlar da vardır, kafa dağıtmak için birebir olur. Kim bilir, belki de kütüphanede satranç turnuvaları bile düzenleniyordur, tam bana göre!
Oha, Ziya Bey Kütüphanesi mi? Sivas’a gidince ilk işim burayı görmek olacak, inanılmaz merak ettim! Tarihi koklamak için sabırsızlanıyorum, kesinlikle fotoğraflarını çekip story’de patlatırım.