Mersin’in en özel köşelerinden biri olan Silifke, Akdeniz’in berrak sularını Torosların yeşiliyle buluşturan eşsiz bir sahil şeridine ev sahipliği yapar. Yıllardır bu kıyıları adım adım gezen bir seyahat yazarı olarak söyleyebilirim ki, Silifke plajları her türden tatilciye hitap eden inanılmaz bir çeşitlilik sunar. İster ailenizle güvenli suların tadını çıkarmak, ister el değmemiş bir koyda doğayla baş başa kalmak isteyin, burada aradığınızı mutlaka bulacaksınız.
Bu rehberde, kişisel deneyimlerim ve yerel halktan edindiğim bilgilerle derlediğim, Silifke’nin en güzel plajlarını ve koylarını mercek altına alacağız. Hazırsanız, bu masmavi yolculuğa başlayalım.
Silifke’de Denize Girilecek Popüler Yerler

Silifke’nin sahil bandı, her biri farklı bir karaktere sahip plajlarla doludur. Kimisi upuzun kumsalıyla, kimisi çakıl taşları ve sakinliğiyle öne çıkar. İşte bölgeye geldiğinizde mutlaka görmeniz gereken o meşhur duraklar:
- Susanoğlu Halk Plajı
- Akkum Halk Plajı
- Boğsak Koyu
- Yeşilovacık Tisan Plajı
- Taşucu İncekum Plajı
- Kapızlı Plajı
- Kum Mahallesi Plajı
- Akçakıl Plajı
Bu liste, bölgenin en bilinen noktalarını içerse de, her birinin kendine has bir ruhu ve sunduğu farklı bir deneyim vardır. Gelin şimdi bu plajları daha yakından tanıyalım.
Susanoğlu Halk Plajı: Ailelerin Gözdesi

Silifke denince akla ilk gelen yerlerden biri şüphesiz Susanoğlu Plajı‘dır. Atakent Mahallesi’nde yer alan bu plaj, kilometrelerce uzanan altın sarısı kumsalı ve sığ deniziyle özellikle çocuklu aileler için adeta bir cennet. Mavi Bayrak ödülüne sahip olması, suyunun ve sahilinin temizliği konusunda size bir güvence verir. Plajda temel ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz duş, tuvalet ve yeme-içme mekanları bulunur, bu da günübirlik ziyaretler için büyük kolaylık sağlar.
Yerel bir ipucu olarak, plajın özellikle hafta sonları kalabalık olabildiğini belirtmeliyim. Eğer daha sakin bir deneyim arıyorsanız, hafta içi sabah saatlerini tercih etmenizi öneririm. Engelli erişimine uygun olması da plajın önemli artılarından biridir.
Akkum Halk Plajı: Serin Suların Durağı
Narlıkuyu mevkiinde bulunan Akkum Plajı, bölgedeki diğer plajlardan ayrılan çok belirgin bir özelliğe sahip: suyu oldukça serindir. Özellikle yazın bunaltıcı sıcaklarında ferahlamak isteyenler için ideal bir kaçış noktasıdır. Bu serinliğin sebebi, denize karışan yeraltı kaynak sularıdır. Plajın düzenli olarak temizlenmesi ve denizin dalgasız yapısı, burayı tercih edilir kılan diğer nedenlerdendir.
Plajın hemen kenarındaki yeşillik alanda piknik yapma imkânı da bulunur. Ayrıca kayalık kısımlarda balık tutan amatör balıkçılara rastlamanız da olasıdır. Sakin ve huzurlu bir gün geçirmek isteyenler için Akkum, harika bir alternatiftir.
Boğsak Koyu: Saklı Bir Cennet
Eğer kalabalıktan uzak, el değmemiş bir doğa harikası arıyorsanız, rotanızı mutlaka Yeşilovacık yakınlarındaki Boğsak Koyu‘na çevirmelisiniz. İnce kum ve küçük çakıl taşlarının karışımından oluşan sahili ve aniden derinleşmeyen yapısıyla yüzme bilmeyenler için bile son derece güvenlidir. Mavi Bayraklı bu koy, berraklığıyla adeta bir akvaryumu andırır.
Yapılaşmanın az olması, Boğsak’ın o bakir atmosferini korumasını sağlamıştır. Ancak bu durum, hazırlıklı gelmeyi gerektirir. Koy çevresinde yeme-içme olanakları kısıtlı olduğundan, yanınızda su ve atıştırmalık getirmeniz gününüzü daha konforlu kılacaktır. Bu doğal güzellik, Silifke’yi ve genel olarak tüm Mersin sahil şeridini ne kadar özel kıldığının bir kanıtıdır.
Taşucu ve Çevresindeki Alternatifler
Silifke’nin batısına doğru ilerlediğinizde, Taşucu İncekum Plajı sizi karşılar. Adından da anlaşılacağı gibi incecik kumuyla ünlüdür ve denizi oldukça geç derinleşir. Bu özelliğiyle çocuklu ailelerin ve acemi yüzücülerin favorisidir. Plaj yolu üzerindeki balık restoranları, taze deniz ürünleri tatmak için harika bir mola noktasıdır.
Daha sakin ve kendi halinde bir deneyim arayanlar için ise Kapızlı Plajı ve Kum Mahallesi Plajı öne çıkar. Kapızlı, etrafında hiçbir işletme bulunmayan, tamamen doğal bir ortam sunar. Kum Mahallesi Plajı ise diğerlerinin aksine biraz daha rüzgarlı ve dalgalıdır. Ayrıca bu plaj, caretta caretta kaplumbağalarının yumurtlama alanı olduğu için ekolojik bir öneme sahiptir.
Akçakıl Plajı: Kampçıların Buluşma Noktası
Doğayla iç içe olmayı sevenler ve kamp tutkunları için Akçakıl Plajı vazgeçilmez bir adrestir. Tamamen çakıl taşlarıyla kaplı olan bu plaj, adını da buradan alır. Denizi berrak olsa da aniden derinleştiği için dikkatli olunması gerekir; bu nedenle küçük çocuklar için pek uygun değildir. Plajın hemen arkasındaki çam ağaçlarının gölgesi, karavan ve çadır kampı için mükemmel bir ortam sunar.
Silifke Kıyılarında Unutulmaz Anlar

Gördüğünüz gibi Silifke plajları, her zevke ve ihtiyaca uygun bir mozaik sunuyor. Kalabalık ve tesisli bir halk plajından, el değmemiş bir koya, serin sulardan dalgalı sahillere kadar geniş bir yelpaze sizi bekliyor. Önemli olan, kendi tatil anlayışınıza en uygun olanı seçmek ve Akdeniz’in bu güzel kıyılarının tadını çıkarmaktır. Her bir koyun ve plajın size farklı bir hikâye anlatacağından emin olabilirsiniz.




akşamları biraz sakinleşir oralar, gündüz kumsal keyfi yapıp akşam da sahildeki balık restoranlarında takılacak mekanlar ararsın. buraların gece hayatı dediğin gibi değil, daha çok ailecek veya sakin takılmalık.
akşam saatlerinde sakinleşen o atmosferi çok güzel özetlemişsin. gündüzün kumsal keyfinden sonra akşam yemeği için sahildeki balık restoranlarında oturmak, bu bölgenin en güzel ritüellerinden biri bence de. özellikle mevsiminde taze balık ve deniz manzarası eşliğinde geçen akşamların tadı bir başka oluyor.
haklısın, burası daha çok sakin ve huzurlu vakit geçirmek isteyenlerin, ailelerin tercih ettiği bir yer. gece hayatından beklentisi olanlar için belki yeterli gelmeyebilir ama tam da senin dediğin gibi, “sakin takılmalık” bir atmosfer arayanlar için ideal. bu yorumunla deneyimini paylaştığın için teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer rotalar ve öneriler bulabilirsin, göz atmak istersen sevinirim.
Yazıda bahsettiğiniz plajların hepsi güzel seçimler, hepsini onaylıyorum; ancak biz yereller olarak mesela Atakent'in uzun kumsalında ailece vakit geçirsek de, asıl huzuru Narlıkuyu’dan sola sapıp, işaretlenmemiş toprak yollardan ulaştığınız, sadece bölge halkının bildiği minik çakıl koylarında buluruz – öyle ki suyun berraklığı insanı büyüler. Taşucu’nda plaj keyfinden sonra mutlaka limandaki tezgahlardan taze çıkan balıkları alıp, küçük bir parkta kendi mangalınızı yakmanızı öneririm; turistler bunu pek bilmez. Bir de, Göksu Deltası’na yakın plajlar sabah erken saatlerde kuş cıvıltıları eşliğinde çok başkadır, günübirlikçiler gelmeden önce kendinizi doğanın içinde bulursunuz.
tecrübelerini paylaştığın için çok teşekkür ederim, gerçekten kıymetli bir katkı oldu. o işaretlenmemiş toprak yollardan ulaşılan çakıl koylarını duyunca içim açıldı; oraların o berrak suyunu ve sessizliğini hayal edebiliyorum. böylesi yerler, bir bölgenin en saf halini yaşamak isteyenler için paha biçilmez.
taşucu’ndaki balık ve mangal önerin de harika bir detay, tam yerelin yaşam ritmini yansıtan bir deneyim. günübirlikçilerden önceki o erken saatlerde göksu deltası’nın kuş sesleri eşliğinde denize girmenin nasıl bir huzur verdiğini anlatışın da çok güzel. paylaştığın bu içten ve özel bilgiler, yazıyı okuyan herkes için çok değerli. profilimdeki diğer yazılara da göz atmanı öneririm.