Post navigation

2 Comments

  • Lagina Antik Kenti’nin mistik atmosferi beni de derinden etkiledi. Muğla’ya yolum düştüğünde sırf bu antik kenti görmek için Yatağan’a uğramıştım. Tarihin fısıltıları arasında dolaşırken, o yörenin lezzetlerini de tatmadan olmazdı tabii. Turgut’ta yediğim o közlenmiş patlıcanlı, bol baharatlı kebap hala damağımda. Belki de Hekate’nin kutsal topraklarında olmanın verdiği bir lezzetti, kim bilir? Stratonikeia’ya uzanan kutsal yolda yürürken, yöresel otlarla yapılan o nefis böreklerden atıştırmıştım. Keşke o günkü lezzetleri tarif edebilecek kelimelerim olsaydı! Lagina’yı ziyaret edenlere, antik tarihin yanı sıra yöresel lezzetleri de keşfetmelerini şiddetle tavsiye ederim.

  • Lagina Antik Kenti’nin Hekate’ye adanmış bir inanç merkezi olduğunu okuyunca içimde derin bir merak uyandı. Taşların ve mermerlerin ötesinde, tanrıçaya adanmış bir kutsal alan olması, burayı ziyaret etmeyi benim için çok anlamlı kılardı. Antik dünyanın mistik atmosferini solumak, Hekate’nin fısıltılarını duymaya çalışmak, ruhumun derinliklerinde yankı uyandıracak bir deneyim olurdu. Belki de o sessizliğin içinde, kendi iç sesimi daha net duyabilir, evrenle daha derin bir bağ kurabilirdim. Orada ibadet etme imkanı olmasa bile, tarihin ve inancın iç içe geçtiği bu mekanda huzur bulabileceğimden eminim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top