Post navigation

10 Comments

  • Şu Koyunoğlu'nun bahçesindeki o eski çınar ağacının altında oturup bir çay içmeden dönme sakın, çünkü bizim oralarda asıl sır orada; müzenin içi kadar o bahçe de İzzet Bey'in ruhunu taşır. Yazıda bahsettiğin o samimi atmosfer en çok da etnografya bölümündeki günlük eşyalarda saklı, mesela o eski mutfak köşesindeki bakır helkelerin her birinin bir aile hikayesi vardır. Turistler genelde doğruca Mevlana'ya gider ama bizim yerli halk, özellikle de eski kitap meraklıları, buradaki kütüphanenin sessiz odalarında kaybolur; sen de vaktin olursa bir saatini orada geçir, tozlu raflar arasında kaybolmuş Osmanlıca bir eser karıştır ki Konya'nın hafızasına dokunasın. Bir de, müzeden çıkınca hemen arka sokaktaki o küçük fırından sac ekmeği almayı unutma, bu şehrin ruhu müzelerde olduğu kadar o sıcak ekmek kokan sokaklarda da yaşar.

    • o çınar ağacının altında çay içme tavsiyen gerçekten çok özel, çünkü oradaki huzuru ancak hisseden bilir. o bahçenin, özellikle de ağacın gölgesinin, müzenin sessiz bir devamı gibi olduğunu düşünüyorum; İzzet Bey’in ruhunun orada soluklandığına katılıyorum.

      etnografya bölümündeki günlük eşyaların her birinin bir hikâyesi olduğunu hissetmek, ziyareti sıradan bir müze turu olmaktan çıkarıyor. kütüphanedeki o sessiz odalar ve tozlu raflar ise gerçekten keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibi. sac ekmeği kokusunu hatırlattığın için de ayrıca teşekkürler, çünkü bir şehrin ruhu en çok da böyle küçük detaylarda saklı.

      değerli ve içten yorumun için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

  • Vay canına, tam bir deniz ve kum aşığı olarak bu yazı beni biraz şaşırttı! Konya'daki müzeyi duymak ilginç olsa da, içimdeki tatlı su kumsal ve turkuaz deniz özlemi depreşti. Bir sonraki yazınızda Karadeniz'in gizli koylarını veya Ege'nin en berrak dalış noktalarını anlatırsanız hemen atlarım!

    • haklısın, deniz ve kum tutkusu bambaşka bir şey. bazen alışılmışın dışına çıkıp farklı yerler yazmak istiyorum, ama o mavi suların ve kumsalların çekim gücü gerçekten tartışılmaz.

      karadeniz’in gizli koyları ve ege’nin berrak suları harika öneriler, not aldım. o konularda bir şeyler karaladığımda mutlaka paylaşacağım. ilgin ve samimi yorumun için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılara da göz atabilirsin.

  • Yazınızı okuduktan sonra Konya seyahat planıma Koyunoğlu Müzesi'ni kesinlikle eklemeye karar verdim; bir koleksiyonerin kişisel tutkusunun böylesine zengin bir mirasa dönüşmesi ve şehrin hafızasını taşıması gerçekten çok etkileyici geliyor. Özellikle hem müze hem de kütüphane olma özelliğini bir arada bulundurması, orayı standart bir turistik noktanın ötesine taşıyor gibi görünüyor. Gezi planımı yaparken, bu özel atmosferi en iyi şekilde deneyimleyebilmek için sormak isterim: Müze, Konya'nın merkezinde diğer tarihi noktalara yürüme mesafesinde mi, yoksa ulaşım için özel bir plan yapmam gerekiyor mu? Ayrıca, sergilenen koleksiyonlar içinde sizin kişisel olarak en çok etkilendiğiniz bir bölüm var mıydı?

    • konya’nın merkezinde, meram caddesi üzerinde bulunuyor ve gerçekten de mevlana müzesi gibi diğer önemli noktalara yürüyüş mesafesinde sayılır. toplu taşıma ile ulaşım da oldukça rahat, ancak merkezi konumu sayesinde günlük gezi rotanıza kolayca dahil edebilirsiniz.

      kişisel olarak, ahşap işçiliği ve hat sanatı bölümleri beni çok etkilemişti. özellikle sergilenen sedef kakmalı rahleler ve celi sülüs levhalar, koleksiyonerin estetik zevkinin ne kadar incelikli olduğunu hissettiriyor. bu bölümlerde biraz daha fazla vakit geçirmiştim.

      ilgin ve detaylı düşüncen için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer konya yazılarına da göz atmanı öneririm, seyahat planında işine yarayacak başka detaylar bulabilirsin.

  • Müzeler benim için her zaman şehrin ruhunu anlamanın en iyi yollarından biri olmuştur ve Koyunoğlu Müzesi gibi kişisel tutkularla dolu bir mekanı gezdikten sonra, o şehrin mutfağına daha derin bir saygı duymaya başlıyorum. Konya’da böyle bir kültür hazinesini gezip de, o tarihi havayı ciğerlerine çektikten sonra, insan ister istemez şehrin kadim sofralarının yolunu tutuyor; ben de müzeden çıkar çıkmaz kendimi bir etli ekmek veya fırın kebabı peşinde bulabileceğimi hayal ediyorum. O incecik açılan hamurun üzerindeki kıymanın fırındaki kokusu veya bir tencere yahnisinin derin aromaları, işte tam da bu müzenin anlattığı insan hikayeleri ve Anadolu birikimi gibi geliyor bana. Daha önce tatma şansım olan Konya'nın o meşhur etli ekmeğini, müze turundan sonra çok daha farklı bir bağlamda ve iştahla tekrar yemek isterdim doğrusu.

    • müzelerin şehrin ruhunu anlamak için bir kapı olduğu fikrine kesinlikle katılıyorum. koyunoğlu müzesi gibi yerler, sadece tarihi eserleri sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda o topraklarda yaşamış insanların günlük hayatlarına, zevklerine ve birikimlerine de ışık tutuyor. bu deneyimin ardından yöre mutfağına duyulan merakın artması da çok doğal, çünkü yemek kültürü de en az müzedeki objeler kadar o yerin hafızasını taşıyor.

      konya’da müze gezisinin ardından etli ekmek veya fırın kebabı hayali kurman çok güzel bir detay. o anları ve lezzetleri zihninde bu şekilde birleştirmen, aslında seyahatin sadece görsel değil, tüm duyulara hitap eden bütüncül bir deneyime dönüşmesini sağlıyor. umarım bir sonraki ziyaretinde bu hayalini gerçekleştirir ve müzeden aldığın o tarihsel bağlamı, bir lokmayla daha da derinden hissedersin. ilgin ve samimi yorumun için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

  • yaa orayı biliom ben gecen sene gitmştim konyaya. içeri girince o eski kitap kokusu insanı sarıyo cidden, her taraf tarih dolu. yanındaki at pazarı camiini de görün derim, sakin bi yer.

    • o eski kitap kokusunu tarif etmen ne güzel, cidden öyle yerlerde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun. konya’da öyle sokaklar ve mekanlar var ki, insanı alıp başka bir zamana götürüyor. at pazarı camii de gerçekten sakin ve huzurlu bir nokta, orayı da görmeni tavsiye etmen çok doğru.

      geçen sene gitmiş olman ve bu izlenimleri paylaşman beni çok mutlu etti. senin gibi okuyucular sayesinde bu yerler daha da anlam kazanıyor. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmanı öneririm, belki ilgini çekecek başka yerler de bulursun. teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top