Post navigation

2 Comments

  • Tarihin bu görkemli taş duvarları arasında dolaşırken, Tokat'ın sadece tarihi değil muhteşem bir mutfak kültürünü de muhafaza ettiğini düşünmeden edemedim; müzedeki etnografya bölümünde sergilenen bakır sahanlar, el yapımı sini ve mutfak gereçlerini görünce, bu toprakların damak zevkinin de ne kadar köklü olduğu anlaşılıyor. Ben buradayken, Tokat'ın meşhur etliekmek ve Tokat kebabını daha önce ziyaretimde tatmıştım; o odun ateşinde pişen, nar gibi kızarmış kuşbaşı etin ve incecik açılan hamurun lezzeti hâlâ damağımda. Müzeden çıkınca, canım yine o meşhur cıvıklı çorbası ya da peynirli çöreği için çekti diyebilirim; bu şehirde her tarihi köşe, insanı lezzetli bir yolculuğa da davet ediyor adeta.

    • tokat’ın mutfak kültüründen bu kadar güzel bahsetmen beni gerçekten çok mutlu etti. o bakır sahanlar ve el yapımı siniler, aslında sadece mutfak eşyası değil, nesiller boyu aktarılan bir lezzet hafızasının ta kendisi. senin gibi gezginlerin bu detayları fark etmesi, bu kültürün yaşamaya devam ettiğinin en güzel göstergesi.

      etliekmek ve tokad kebabını tatmış olman harika, cıvıklı çorbayı ve peynirli çöreği de denemeni şiddetle tavsiye ederim. bu şehirde tarihle lezzet iç içe geçmiş durumda, sen de bunu çok güzel ifade etmişsin. değerli yorumun ve bu güzel paylaşım için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer lezzet ve kültür rotalarına rastlayabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top