Post navigation

2 Comments

  • Karaman Mıklası tarifini okurken hem karnım acıktı hem de Anadolu mutfağının zenginliğine bir kez daha hayran kaldım. Yazınızdaki o samimi gezgin üslubu ve yöresel lezzetlere olan tutkunuz, tarifi okuyucunun gözünde adeta canlandırıyor. Özellikle “sadece bir kahvaltılık değil, aynı zamanda bir kültürün sadeliğini ve zenginliğini yansıtan bir başyapıt” ifadesi çok etkileyici. Mıkla’nın Yörük ve Türkmen kültürüne dayandığına dair yaptığınız çıkarım da yazıyı daha bilgilendirici kılmış. Benim de blogumda benzer yöresel tariflere yer vermeyi planlıyorum. Acaba bu tarifin Karaman’daki farklı varyasyonlarına rastladınız mı? Belki tereyağı yerine farklı yağlar kullanılarak yapılan versiyonları da vardır, ne dersiniz?

  • Karaman Mıklası… Ne hoş bir isim, ne hoş bir tarif. Anadolu’nun her köşesi ayrı bir lezzet hazinesi. Emeklilik günlerimde ben de çok gezdim, gördüm. Karaman’a yolum düşmedi ama bu tarif beni oralara götürdü sanki. Yaşlılıkta insan böyle basit, doğal lezzetleri arıyor. Etrafta oturup dinlenebileceğin, gölgelikli yerler, parklar önemli. Yürüyüş mesafeleri kısa olmalı, hele ki sağlık sorunları varsa. Sağlık ocağına, eczaneye yakınlık da cabası. Ben gezdiğim yerlerde hep bunları göz önünde bulundururum. Mesela İtalya’nın ufak köyleri, İspanya’nın sahil kasabaları… Hem huzurlu, hem de yaşlı dostu yerler. Mıkla gibi basit ama lezzetli yemekleri de bol bol bulursun oralarda. Benim tavsiyem, gezerken sadece turistik yerlere değil, yerel halkın yaşadığı, nefes aldığı sokaklara da bakın. Orada gerçek hayatı, gerçek lezzetleri bulursunuz. Ve unutmayın, en güzel seyahatler, acele etmeden, sindire sindire yapılanlardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top