Anadolu’nun her köşesinde bayram sabahları, özel bir telaş ve mis gibi kokularla başlar. İşte Bingöl’de bu tatlı telaşın adı, sabırla ve sevgiyle açılan 95 kat yufkanın arasına gizlenmiş cevizle taçlanan efsanevi Ev Baklavası’dır. Bingöl yöresel yemekleri arasında adeta bir başyapıt olan bu lezzet, sadece bir tatlı değil, aynı zamanda nesillerdir süregelen bir geleneğin, birliğin ve bereketin de simgesidir.
Yapımı oldukça zahmetli olsa da, her Bingöl evinde bayramların ve en özel günlerin vazgeçilmezi olan bu tatlı, yiyen herkesin damağında unutulmaz bir iz bırakır. Gelin, bu eşsiz lezzetin sırlarına doğru bir yolculuğa çıkalım.
Bayram Sofralarının Baş Tacı: Bingöl Ev Baklavası

Bingöl’de ev baklavası yapmak, bir ritüeldir. Annelerden kızlarına, anneannelerden torunlara aktarılan bu değerli miras, ailenin bir araya geldiği, sevginin hamura karıştığı özel anlardır. Özellikle Ramazan ve Kurban Bayramlarında tepsiler dolusu yapılır, komşulara dağıtılır, misafirlere ikram edilir. Bu baklava, paylaşmanın ve bir arada olmanın en tatlı halidir.
Bu Baklavayı Özel Kılan Nedir?

Bingöl Ev Baklavası’nı diğer baklavalardan ayıran en belirgin özellik, tam 95 kat yufkadan oluşmasıdır. Bu, inanılmaz bir sabır ve ustalık gerektirir. Küçük bezeler halinde hazırlanan hamurlar, nişasta yardımıyla tek tek, neredeyse tül kadar ince açılır. Her beş yufkada bir araya serpiştirilen bol ceviz içi, lezzete lezzet katar.
Diğer bir sırrı ise şerbetindedir. Fırından yeni çıkmış sıcak baklavanın üzerine, önceden hazırlanıp tamamen soğutulmuş şerbetin dökülmesidir. Bu “şoklama” işlemi, baklavanın o meşhur çıtırlığını ve şerbeti tam kıvamında çekmesini sağlar. Bu sayede hamurlaşmaz, her lokmada o eşsiz çıtırtıyı duyarsınız.
Ev Yapımı Bingöl Baklavası Tarifi
Bu lezzeti kendi mutfağınızda denemek isterseniz, işte adım adım Bingöl usulü ev baklavası:
Malzemeler:
- Yoğurma kabında karıştırılacak malzemeler (süt, yumurta, sıvı yağ, sirke, tuz vb.)
- Aldığı kadar un (kulak memesinden biraz yumuşak bir kıvam için)
- Açmak için bolca buğday veya mısır nişastası
- İç harcı için: Bol miktarda dövülmüş ceviz içi
- Üzeri için: Eritilmiş tereyağı ve sıvı yağ karışımı
Şerbeti İçin:
- Toz şeker
- Su
- Birkaç damla limon suyu
Yapılışı:
İlk olarak şerbeti hazırlayın. Şeker, su ve limon suyunu bir tencerede kaynatıp kıvam alınca ocaktan alın ve tamamen soğuması için bir kenara bırakın. Un hariç tüm hamur malzemelerini yoğurma kabında karıştırın. Azar azar un ekleyerek ele yapışmayan, yumuşak bir hamur yoğurun. Hamurdan cevizden biraz küçük, yaklaşık 95 adet beze yapın.
Her bezeyi nişasta yardımıyla küçük bir tabak boyutunda açın. Beş adet açtığınız yufkayı üst üste koyup, merdane veya oklava ile tepsi boyutunda büyütün. Yağlanmış tepsiye ilk katı serin. Üzerine ceviz serpiştirip, biraz yağ gezdirin. Tüm bezeler bitene kadar bu işlemi tekrarlayın. En üst kata ceviz serpmeyin. Baklavayı dilediğiniz şekilde dilimleyin ve üzerine bolca kızdırılmış yağ gezdirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında altı ve üstü güzelce kızarana kadar pişirin.
Fırından çıkardığınız sıcak baklavanın üzerine, tamamen soğumuş olan şerbeti gezdirerek dökün. Şerbeti çekerken çıkardığı o “cız” sesi, emeğinizin karşılığını aldığınızın müjdesidir.
Sunum Önerileri ve Püf Noktaları
Bingöl Ev Baklavası, şerbetini iyice çektikten sonra, genellikle yanında bir bardak demli çay veya soğuk bir bardak su ile servis edilir. Tatlının yoğunluğunu dengelemek için sade sunumlar tercih edilir. Dilimlerin üzerine bir miktar toz Antep fıstığı serpmek de sunumunuza renk katacaktır. Unutmayın, bu baklava en güzel halini en az birkaç saat dinlendikten sonra alır.
Bingöl Sofrasından Unutulmaz Bir Hatıra

Bir dilim Bingöl Ev Baklavası yemek, sadece bir tatlı deneyimi değil, aynı zamanda o yörenin misafirperverliğine, aile bağlarına ve emek dolu kültürüne de tanıklık etmektir. Eğer yolunuz bir gün Bingöl’e düşerse, bir bayram sabahı bir evin kapısını çalın; size ikram edilecek o bir dilim baklava, seyahatinizin en tatlı anısı olacaktır. Bu eşsiz lezzet, Bingöl yöresel yemekleri arasında denemeniz gerekenlerin en başında geliyor.




Bingöl Ev Baklavası’nın anlatıldığı bu yazı, zihnimde altın sarısı, çıtır çıtır bir görsel şölen yarattı. O 95 kat yufkanın ışığı nasıl yansıttığını, cevizlerin dokusunu hayal edebiliyorum. Bu lezzetli geleneği fotoğraflamak, özellikle de o telaşlı bayram sabahlarını ve bir araya gelen aileleri kareye almak isterdim.
Bayramların manevi atmosferi, Anadolu’nun dört bir yanında olduğu gibi Bingöl’de de hissedilir. Ev baklavasının yapılışı ve paylaşılması, sadece bir tatlı geleneği değil, aynı zamanda aile bağlarını güçlendiren, komşuluk ilişkilerini pekiştiren bir ritüeldir. Bu tatlı, bir nevi manevi bir bağ kurma aracıdır; paylaşıldıkça çoğalan bir sevgiyi, bereketi temsil eder. Bayramlarda yapılan ziyaretler, dualar ve bu tür gelenekler, insanın iç huzurunu bulmasına, maneviyatını güçlendirmesine yardımcı olur. Belki de bu baklavayı hazırlayan ellerin duası, yiyenlerin kalbine dokunur ve onları birbirine daha da yakınlaştırır.
Bingöl Ev Baklavası’nın anlatıldığı bu yazı, aslında lezzetli bir karenin sözlerle çizilmiş hali gibi. 95 kat yufkanın incecik dokusu, cevizlerin altın sarısı rengi ve bayram sofrasının sıcak ışığı zihnimde canlandı. Bu anı fotoğraflamak isterdim, özellikle de baklavayı hazırlayan ellerin ve o anki neşenin yansımasını yakalamak harika olurdu.
Bingöl ev baklavasını okuyunca burnuma annemin oklavasının sesi ve tereyağının kokusu geldi. Çocukken bayram sabahları babaannem oklavayla yufka açarken, ben de gizlice ceviz içlerini aşırırdım. Ne zaman emekli olsam, ilk iş Bingöl’e gidip o lezzeti yerinde tatmak ve aile büyüklerimin ellerinden öpmek olacak.