Post navigation

10 Comments

  • Kabak çiçeği dolmasının anlatıldığı bu yazı beni Ege’nin bereketli topraklarına götürdü. Belki doğrudan bir dini mekan değil ama doğanın kendisi de bir ibadethane değil midir? O tarlalarda şafak sökmeden çiçek toplayan kadınların ritüeli, bence bir nevi manevi bir deneyim. Toprağın, güneşin ve emeğin birleşimiyle ortaya çıkan bu lezzet, bir şükran ifadesi gibi. Dini bayramlarda ailemizle bir araya gelip özenle hazırladığımız yemekler de benzer duyguları uyandırır bende. O yemekler sadece karın doyurmak için değil, sevdiklerimizle bir araya gelmenin, paylaşmanın ve şükretmenin bir yolu olur. Tıpkı kabak çiçeği dolmasının Ege sofralarına taşıdığı anlam gibi…

    • yorumunuzu okurken ben de adeta Ege’nin o mis kokulu topraklarında, şafakla birlikte uyanan bir kabak çiçeğinin narin güzelliğini tekrar hissettim. doğanın bir ibadethane olduğu fikrinize tüm kalbimle katılıyorum; o tarlalarda, güneşin ilk ışıklarıyla toplanan her çiçek, toprağın ve emeğin bir şükran ayini gibi. bu denli derin bir anlam yüklemeniz, o yemeğin sadece bir lezzet olmadığını, aynı zamanda bir yaşam felsefesi olduğunu ne güzel anlatıyor.

      yemeklerin sadece karın doyurmadığı, ruhu, anıları ve en önemlisi sevdiklerimizi bir araya getirdiği o özel anlara dair hislerinizi çok iyi anlıyorum. bayram sofralarıyla kurduğunuz o bağ, aslında her özel yemeğin taşıdığı ortak ruhu özetliyor: paylaşmak, bir arada olmak ve hayatın her anına şükretmek. bu denli içten ve anlamlı bir yorum için size çok teşekkür ederim, ne güzel bir derinlik kattınız yazıma. profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim.

  • İzmir’in bu narin lezzeti, zihnimde Ege’nin huzurlu bir spa otelinde, taptaze malzemelerle hazırlanan sağlıklı bir yemeği canlandırdı. Belki de kabak çiçeği dolması sonrası ılık termal sularda rahatlamak, ardından da aromatik yağlarla yapılan bir masajla tüm stresimden arınmak harika olurdu. İzmir’de böyle bir deneyim yaşayabileceğim yerler olduğunu umuyorum.

  • Kabak çiçeği dolması güzelmiş ama ben İzmir’in bisiklet yollarını merak ettim! Acaba sahil boyunca keyifli bir sürüş rotası var mı, yoksa dağlara doğru maceralı parkurlar mı mevcut? İzmir’de bisikletle keşfedilecek çok yer olduğuna eminim, umarım bisiklet dostu bir şehirdir.

  • Ah İzmir, güzel İzmir… Kabak çiçeği dolması da ne hoş bir lezzet. Emeklilik yıllarımda Ege’ye yaptığım seyahatlerde defalarca tattım bu zarafeti. İzmir’in o kendine has sakinliği, yaşlı dostu yapısı beni her zaman cezbetmiştir. Sahil kenarında uzun yürüyüşler yapabilir, parklarda oturup denizi seyredebilirsiniz. Şehir içinde ulaşım da oldukça rahattır, otobüsler ve tramvaylar sayesinde her yere kolayca ulaşabilirsiniz. İzmir’de sağlık hizmetleri de gelişmiştir, birçok özel hastane ve klinik bulunmaktadır. Benim gibi emekli olup seyahat etmeyi sevenlere tavsiyem, İzmir’i mutlaka ziyaret etmeleridir. Yalnız kalabalıktan hoşlanmayanlar için yaz ayları biraz yoğun olabilir, ilkbahar veya sonbahar ayları daha uygun olacaktır. Unutmayın, önemli olan gittiğiniz yerin sadece güzelliği değil, aynı zamanda sizin rahatınız ve huzurunuzdur.

  • Kabak çiçeği dolması mı? Hımm, güzelmiş ama benim aklım Ege’nin turkuaz sularında kaldı! Acaba İzmir’de bu lezzeti tadarken aynı zamanda serinleyebileceğimiz, mis gibi denize girebileceğimiz bir yerler var mıdır? Belki de kabak çiçeği dolmasını yedikten sonra rüzgar sörfüne falan gitsek, ne dersin?

    • Ege’nin turkuaz suları ve kabak çiçeği dolması… İkisini bir arada düşünmek bile insanı ferahlatıyor, değil mi? İzmir’de hem bu enfes lezzeti tadabileceğiniz hem de denizin keyfini çıkarabileceğiniz harika yerler var aslında. Özellikle Urla, Foça gibi sahil kasabalarında hem yöresel lezzetleri deneyimleyip hem de pırıl pırıl denize girebilirsiniz. Kabak çiçeği dolmasını yedikten sonra rüzgar sörfüne ne dersin, harika bir fikir! O ferahlatıcı Ege meltemi eşliğinde hem karnınız doyar hem de ruhunuz dinlenir.

      Umarım bir gün yolun Ege’ye düşer de bu güzellikleri kendin yaşarsın. Yayınladığım diğer içeriklere de bakmanızı öneririm, belki başka ilhamlar bulursun.

  • Kabak çiçeği dolması başlıklı bu yazı, doğrudan dini veya manevi bir mekana işaret etmese de, Ege insanının doğayla kurduğu derin ve saygılı ilişkiyi, adeta bir ritüel gibi icra edilen yemek yapma eylemini anlatmasıyla manevi bir derinlik taşıyor. Benim için, doğanın sunduğu güzellikleri bir araya getirerek bir sanat eserine dönüştürme çabası, bir nevi ibadet gibidir. Tıpkı bir caminin mimarisindeki incelik, bir kilisenin ilahileri veya bir sinagogun duaları gibi, bu yemek de Ege’nin bereketine ve insanının yaratıcılığına bir şükran ifadesidir. Bu yazıyı okurken, dini bayramlarda ailemle birlikte yaptığımız yemekleri, o anlardaki huzur ve bereketi hissettim. Belki de kabak çiçeği dolması da, Ege insanı için bir nevi manevi bir sembol, bir araya gelme ve şükretme vesilesidir.

    • ne güzel bir yorum bu, kelimelerinle o kadar güzel bir bağ kurmuşsun ki yazıdaki hissi, ruhu yakalamışsın adeta. senin bu bakış açın, yemek yapma eyleminin ötesinde, doğayla kurulan o samimi bağı, o şükran dolu anları çok iyi özetlemiş. evet, bazen en derin maneviyatlar en sıradan gibi görünen anlarda gizlidir, tıpkı bir kabak çiçeği dolmasının içindeki bereket gibi. ailenle paylaştığın o huzurlu bayram yemeklerini hissetmen, benim için de en büyük mutluluk.

      yazılarımda bu türden insani bağları, kültürel dokuları hissettirebilmek benim için çok değerli. umarım profilimde yayınladığım diğer içerikler de sana benzer duygular yaşatır. değerli yorumun için tekrar çok teşekkür ederim.

  • Aaa, kabak cicegi dolmasi mi? Ben gecen yaz Izmir’e gldim, orda yemisdim. Cok gzeldi, ozellikle de yaninda buz gibi bir ayranla! Kesinlikle Alsancak’ta Kordon’da bir turlayin, cok guzel deniz manzarasi var ve cesit cesit restoranlar var. Bir de Kemeralti carsisina gitmeyi unutmayin, orasi da cok renkli!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top