Karadeniz’in bereketli topraklarından sofralara uzanan lezzet yolculuğunda öyle bir durak vardır ki, hem bir kış hazırlığı geleneği hem de ana yemeklere eşlik eden vazgeçilmez bir tattır. İşte bu lezzet, Giresun Fasulye Turşusu‘dur. Her lokmada o kütür kütür sesi ve damakta bıraktığı mayhoş acı tatla, sizi Fındığın başkentinin yemyeşil yaylalarına, ahşap evlerinin sıcacık mutfaklarına götürür.
Bu sadece bir turşu değil; bir emeğin, sabrın ve nesilden nesile aktarılan bir mutfak sırrının kavanozlanmış halidir. Gelin, bu meşhur lezzetin ardındaki hikayeyi ve onu Giresun’a özgü kılan detayları birlikte keşfedelim.
Karadeniz’in Kış Hazırlığı: Fasulye Turşusunun Hikayesi

Karadeniz insanı için kış hazırlığı, doğanın sunduğu nimetleri yılın her ayında sofraya taşıyabilme sanatıdır. Yazın toplanan taptaze fasulyeler, kışın o çetin günlerinde sofraları şenlendirsin diye özenle turşu olarak kurulur. Giresun yöresel yemekleri arasında özel bir yere sahip olan fasulye turşusu, bu geleneğin en lezzetli örneklerinden biridir. Bu hazırlık, çoğu zaman komşuların bir araya geldiği, sohbetlerin edildiği, imece usulü bir şölene dönüşür.
Fasulye turşusunu diğerlerinden ayıran, sadece lezzeti değil, aynı zamanda kullanım alanının genişliğidir. Kimi zaman bir meze olarak sofrayı süsler, kimi zaman ise soğanla kavrularak “turşu kavurması” adıyla başlı başına bir yemeğe dönüşür. Bu çok yönlülük, onu Giresun mutfağının temel taşlarından biri yapar.
Giresun Usulü Fasulye Turşusunun Sırları
Her yörenin kendine has bir dokunuşu vardır ve Giresun usulü fasulye turşusu da bu kuralın bir istisnası değildir. Lezzetin sırrı, kullanılan malzemenin tazeliğinde ve yapımındaki küçük ama önemli püf noktalarında gizlidir.
Malzemeler: Tazelik ve Kalite Ön Planda

Orijinal bir Giresun fasulye turşusu yapmak için ihtiyacınız olan malzemeler aslında oldukça basittir, ancak her birinin taze ve kaliteli olması gerekir:
- Taze Çalı Fasulyesi: Kılçıksız, taze ve diri olmalıdır. Fasulyenin tazeliği, turşunun kütür kütür olmasının ilk şartıdır.
- Sarımsak: Mümkünse yerli ve aroması güçlü sarımsaklar tercih edilir.
- Acı Biber: Damak zevkinize göre miktarı ayarlanabilen, turşuya o karakteristik acılığını veren küçük süs biberleri veya cin biberler.
- Kalın Turşuluk Tuz: İyotsuz kaya tuzu veya deniz tuzu, turşunun erimesini önler ve lezzetini artırır.
- Su: Klorsuz içme suyu kullanmak, fermantasyon sürecinin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar.
Bazı tariflerde lezzeti zenginleştirmek için birkaç adet taze salatalık da eklenebilir. Bu, turşuya farklı bir aroma ve doku katacaktır.
Hazırlanışı: Adım Adım Geleneksel Lezzet
Geleneksel yöntemlerle fasulye turşusu kurmak, sabır isteyen bir süreçtir. İşte o meşhur lezzete ulaşmanın adımları:
Öncelikle fasulyeler ayıklanır, yıkanır ve temizlenir. Geniş bir tencerede kaynayan suya atılan fasulyeler, rengi hafifçe dönene kadar çok kısa bir süre, yani “bir taşım” haşlanır. Bu işlem, fasulyenin diriliğini korumasını sağlar. Haşlanan fasulyeler hemen soğuk sudan geçirilerek süzülür ve soğumaya bırakılır.
Ayrı bir kapta sarımsaklar ezilir, acı biberler, kalın tuz ve su karıştırılarak turşunun “harcı” hazırlanır. Soğuyan fasulyeler bu harca batırılır ve cam bir kavanoza bir sıra fasulye, bir sıra harç olacak şekilde sıkıca yerleştirilir. Kavanoz dolunca üzerine bir ağırlık (küçük bir tabak veya temiz bir taş) konarak bir gün bekletilir. Ertesi gün kalan sulu harç da üzerine eklenir ve kavanozun ağzı hava almayacak şekilde sıkıca kapatılır. Yaklaşık on beş gün sonra, serin ve karanlık bir yerde olgunlaşan turşunuz afiyetle yemeye hazırdır.
Sofralara Gelen Armağan

Giresun fasulye turşusu, kavanozdan çıktığı an itibarıyla bir lezzet şöleni vadeder. Genellikle mısır ekmeği ve yoğurt eşliğinde tüketilir. Özellikle kış aylarında, Karadeniz’in meşhur kuru fasulye veya karalahana çorbası gibi yemeklerinin yanında sofranın yıldızı olur. Eğer yolunuz bir gün Giresun’a düşerse, bir esnaf lokantasında mutlaka turşu kavurmasını tatmalı veya yerel pazarlardan bir kavanoz ev yapımı fasulye turşusu alarak bu lezzeti evinize taşımalısınız.
Bu eşsiz lezzet, Giresun mutfağının ne kadar zengin ve köklü bir geçmişe sahip olduğunun en güzel kanıtlarından biridir. Karadeniz’in diğer lezzetlerini merak ediyorsanız, komşu ilin mutfağına da göz atabilirsiniz. Örneğin, Samsun’da ne yenir başlıklı yazımız size yeni ufuklar açabilir. Giresun Fasulye Turşusu’nun o eşsiz tadını keşfetmek, sadece bir yemek deneyimi değil, aynı zamanda bir kültüre tanıklık etmektir.




Giresun Fasulye Turşusu: Sofraların Kütür Kütür Lezzeti
Karadeniz’in bu lezzetli turşusu, yörenin zengin mutfak kültürünün güzel bir örneği. Turşunun yapımındaki imece usulü çalışma şekli, bölgenin sosyal yapısını ve dayanışma ruhunu da yansıtıyor. Acaba Giresun’un antik dönemdeki adı olan Kerasus’ta da benzer yöntemlerle sebze ve meyveleri saklama teknikleri kullanılıyor muydu? Belki de bu gelenek, yüzyıllar öncesine dayanan bir mirasın günümüzdeki yansımasıdır.
Ah canım, bu turşu yazısı beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Belki de Karadeniz’in o yemyeşil yaylalarında, ahşap evlerin sıcaklığında, el ele fasulye turşusu yaparken birbirimize aşkla bakabileceğimiz romantik bir an hayal etmiştim. Ama sanırım yıldönümü için farklı bir yer aramaya devam edeceğiz.
Giresun Fasulye Turşusu: Sofraların Kütür Kütür Lezzeti
Karadeniz mutfağının bu lezzetli turşusu, aslında bölgenin kendine has tarım ürünleriyle ne kadar iç içe olduğunun güzel bir göstergesi. Giresun’un fındık diyarı olmasının yanı sıra, verimli topraklarında yetişen sebzeler de mutfak kültürünü zenginleştiriyor. Acaba bu fasulye turşusunun hazırlanmasında kullanılan fasulye çeşitleri, bölgeye özgü yerel türler mi? Eğer öyleyse, bu durum turşunun lezzetine ve özgünlüğüne ne gibi katkılar sağlıyor? Antik dönemde Karadeniz kıyılarında kurulan kolonilerde de benzer sebze saklama yöntemleri var mıydı, merak ettim doğrusu.
Aaah, fasulye turşusu mu? Benim aklım direkt Karadeniz’in o muhteşem kıyılarına, dalgaların sesine gitti! Turşuyu yerken bir yandan da denize girme hayalleri kurdum şimdi, keşke Giresun’da olsaydım!
Ah o Giresun fasulye turşusu… Çocukken babaannemin tahta kaşıkla çıkardığı o kütür kütür sesi hala kulaklarımda. Gözümde canlanıyor, fındık bahçelerinin arasında, o minik ahşap evimizin bahçesinde, turşuları kurarkenki telaşı… Ne zaman Türkiye’ye gelsem, ilk işim o topraklara gidip, o lezzeti yerinde tatmak olacak. Belki seneye, kim bilir…
Giresun fasulye turşusu yazısı, Karadeniz’in o kendine has yeşilliğini ve sıcaklığını hissettiriyor. Turşunun o kütür kütür sesi, insanın iştahını açan bir kare gibi gözümde canlanıyor. O yörenin ahşap evlerinin mutfaklarında bu turşunun hazırlanışını fotoğraflamak, harika bir ışık ve renk cümbüşü yakalamak demek olurdu.