Post navigation

2 Comments

  • Hakkari Tandırda Tavuk yazısını okurken, emeklilik yıllarımda yaptığım Güneydoğu Anadolu gezisi aklıma geldi. O zamanlar da yöresel lezzetleri keşfetmek en büyük zevkimdi. Hakkari’ye yolum düşmedi ama benzer coğrafyalarda, Mardin’de taş evlerin avlularında oturup, Diyarbakır’da tarihi hanlarda mola verip, Urfa’da isot kokulu yemeklerin tadına bakarken hep aynı şeyi düşündüm: Bu toprakların insanı sıcakkanlı, yemekleri lezzetli ama yaşlılar için ne kadar uygun? Hakkari özelinde konuşmak gerekirse, yüksek dağlık bölgelerde yolların ve kaldırımların durumu, sağlık hizmetlerine erişim gibi konular benim yaşımdaki insanlar için önemli. Yürüyüş mesafeleri uzun olabilir, oturma alanları kısıtlı olabilir. Bu tür yerlere gitmeden önce mutlaka detaylı araştırma yapmak, konaklama yerinin ve çevresinin erişilebilir olduğundan emin olmak gerekiyor. Belki de Hakkari’ye gitmek yerine, benzer lezzetleri daha kolay ulaşılabilir yerlerde aramak daha akıllıca olabilir. Emeklilikte gezmek güzel ama sağlığımızı ve konforumuzu da düşünmek lazım.

  • Hakkari’nin dağlarına saklanmış bu lezzet, kalabalıklardan uzak bir sır gibi duruyor. Acaba bu tandır, sadece yöre halkının bildiği bir hazine mi, yoksa maceraperest ruhlar çoktan keşfe çıktı mı? Belki de en güzel zamanı, karın eridiği ve dağların yeşile büründüğü o kısa mevsimdedir, kim bilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top