Post navigation

2 Comments

  • Domuz Adası’nın adını duyduğumda ilk aklıma gelen, adada pişen odun ateşinde domuz çevirme oldu, ne yalan söyleyeyim! Tabii ki, ada sakinliğinden bahsedilince böyle bir şeyin pek mümkün olmadığını anladım. Ama Fethiye’ye yolum düşerse, o turkuaz sularda yüzüp, adanın o mis gibi çam kokusunu içime çekmek ve belki de o civardaki restoranlarda deniz mahsulleriyle ziyafet çekmek isterim. Özellikle taze balık ve yanında Ege otlarıyla hazırlanmış mezeler… Ah, şimdiden ağzım sulandı! Belki de adada yaban domuzu olmasa da, denizden çıkan lezzetlerle karnımızı doyurabiliriz. Kim bilir, belki de adanın yakınlarında, yöresel lezzetleri tadabileceğimiz şirin bir balıkçı köyü vardır.

  • Merhaba, yazı çok güzel ve bilgilendirici olmuş, teşekkürler. Domuz Adası’nın Prens Adası olarak da bilinmesi ilginç geldi. Acaba bu iki ismin farklı dönemlerde mi kullanıldığı, yoksa aynı anda mı kullanılıyor? Ve adanın isminin neden Domuz Adası olduğuyla ilgili bir bilginiz var mı? Belki adada geçmişte domuzlar yaşıyordu, kim bilir? Bu konuda biraz daha bilgi verebilir misiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top