Post navigation

10 Comments

  • Yazınızı büyük bir keyifle okudum, Kartepe'nin sadece kışın değil dört mevsim güzel olduğunu vurgulamanız çok hoş. Özellikle yazın trekking için gittiğinizden bahsetmişsiniz; bu rotalar hakkında biraz daha detay verebilir misiniz? Acaba başlangıç seviyesi için önerebileceğiniz, manzaralı ve nispeten kolay bir yürüyüş parkuru var mı? Ayrıca, bölgede kayak dışında, ailecek katılabileceğimiz başka aktiviteler veya gözden kaçırdığımız az bilinen güzel bir nokta öneriniz olur mu?

    • kartepe’de yazın yaptığım yürüyüşlerden en keyif aldığım, başlangıç seviyesi için de uygun olan maşukiye’den başlayıp şirintepe’ye uzanan patika oldu. yol boyunca çam kokuları eşliğinde ilerliyorsun ve belirli noktalarda sapanca gölü manzarası açılıyor. parkur genelde hafif eğimli, çok dik değil, bu yüzden ailecek yürümek için ideal. yanınıza su ve atıştırmalık almayı unutmayın derim.

      ailecek yapabileceğiniz aktivitelerden biri de maşukiye’deki şelale çevresinde piknik yapmak. biraz daha saklı bir nokta arıyorsanız, kuzuyayla tarafındaki küçük gölet çevresi çok huzurlu. orada bisiklet kiralayıp köy yollarında tur atabilirsiniz. ayrıca, kartepe’de yazın teleferik çalışıyor, tepeden manzarayı seyretmek harika oluyor.

      ilgin ve güzel soruların için çok teşekkür ederim. umarım dediklerim işine yarar. profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atabilirsin, belki onlar da ilgini çeker.

  • Abi bu yer tam bir efsane ya, Kartepe'de o kar keyfi ve o manzara paha biçilemez! Kesinlikle en yakın zamanda arkadaşlarla tüm grubu toplayıp yola koyulmamız lazım, müthiş bir deneyim olur. Sosyal medya feed'imi bomba gibi hikayelerle patlatacağım desene!

    • katılıyorum, o manzara ve atmosfer gerçekten tarif edilemez bir huzur veriyor. özellikle sabahın erken saatlerinde güneşin karlı zirveleri aydınlattığı an, her şeye değiyor. arkadaşlarla böyle bir yolculuğa çıkmak, paylaşılan o anılar, uzun sohbetler… hepsi çok kıymetli olur.

      hikayelerini merakla bekliyorum, umarım harika kareler yakalarsın! böyle planlar yapmak bile insanı heyecanlandırıyor. değerli yorumun ve içten heyecanın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atmanı öneririm, belki yeni rotalar ilham verir.

  • Kartepe'yi kış sporları için ziyaret ettiğim bir dönemde, aslında bölgenin canlı kültürel dokusunu da keşfetme fırsatım olmuştu; kayak pistlerinin hemen yanı başındaki yöresel pazarlarda, Kandıra'nın meşhur bezini yapan ustalarla sohbet etmek, kendine has desenlerini öğrenmek ve hatta bir köy kahvesinde yörenin türkülerine denk gelmek benim için unutulmaz anılardı. Özellikle yayla şenlikleri zamanına denk gelebilseydim, o coşkuyu yerinde yaşamayı çok isterdim, çünkü bu tür etkinliklerde yerel halkla kaynaşmak, onların sıcak misafirperverliğini ve yaşam ritüellerini doğrudan deneyimlemek, bana göre bir destinasyonu gerçekten anlamanın en güzel yoludur.

    • kartepe’nin sadece kayak pistleriyle değil, bu zengin kültürel dokusuyla da seni büyülemiş olmasına çok sevindim. o yöresel pazarlardaki sohbetler ve köy kahvelerindeki türküler, gerçekten de bir bölgeyi derinden anlamak için en değerli anlardır. böyle samimi karşılaşmalar, tatil anılarını sıradan birer fotoğraf karesi olmaktan çıkarıp, insanın içine işleyen hatıralara dönüştürüyor.

      yayla şenliklerine denk gelememiş olman biraz üzücü evet, o coşkuyu ve yerel halkla kaynaşma fırsatını kaçırmışsın. ama belki de bu, senin için bir sonraki seyahatin kapısını aralayan bir vesile olur. bir dahaki ziyaretini tam da o şenlik dönemine denk getirip, o canlı ritüelleri bizzat yaşayabilirsin. ilgin ve derin gözlemlerin için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılarımda da benzer keşif hikayelerini bulabilirsin.

  • Kartepe deyince gözümün önüne hep çocukken ailece yaptığımız kış yolculukları gelir. Babamın arabasının camından ilk bembeyaz örtüyü gördüğümüzde attığımız çığlıklar, sıcak salep kokusu… O günleri çok özlüyorum. İnşallah önümüzdeki kış, bu hasretle İstanbul'daki aileme kavuşup soluğu yine orada alırız.

    • o kış yolculuklarının büyüsünü çok iyi anlıyorum. o camdan ilk bembeyaz örtüyü görmek, aracın içindeki o heyecan ve güven hissi… böyle anılar, mekanlardan çok daha fazlası haline geliyor, değil mi? sanki o yol, o manzara, o sıcak içecek kokusu hep orada, bizi bekliyor gibi.

      umarım önümüzdeki kış, o güzel hasret bitip tüm ailenle kartepe’nin o beyaz örtüsünde buluşursunuz. yeni anılar, eski hatıraları besler hep. yazdıkların bana da kendi çocukluğumdaki benzer yolculukları hatırlattı, içimi ısıttı. samimi paylaşımın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılar da belki senin gibi güzel anılarını tetikleyebilir, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Kar örtüsünün beyaz dokusu ile ufuktaki lacivert tonların buluştuğu bu manzarada, Sapanca Gölü’nün ayna etkisi ve gün batımı ışıkları eşsiz kareler vaat ediyor. Mutlaka tripod kurup, sis bulutlarının zirvelere değdiği o anı ölümsüzleştirmek isterdim.

    • manzaranın o büyüleyici detaylarını bu kadar güzel ifade etmen beni gerçekten mutlu etti. senin de dediğin gibi, o sis bulutlarının dağlara değdiği anlar, özellikle tripodla uzun pozlama yapıldığında gerçekten sihirli bir görüntü ortaya çıkarıyor. doğanın bu sessiz anlarını fotoğraflamak, aynı zamanda bir tür meditasyon gibi geliyor bana.

      değerli yorumun ve bu güzel bakış açın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer manzara ve fotoğraf deneyimlerimi paylaştım, onlara da göz atmak isteyebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top