Post navigation

7 Comments

  • Merak ettim, Çeşme’de spor tesisleri veya açık hava aktiviteleri için güzel noktalar var mı? Örneğin sahilde koşu parkuru veya tenis kortları gibi. Favori takımımın deplasman maçları için seyahat etmeyi çok seviyorum, belki böyle bir rotada antrenman yapabileceğim bir yer bulabilirim. Aktif yaşam için harika bir durak gibi görünüyor!

    • çeşme gerçekten aktif yaşam için çok uygun bir yer. sahilde, özellikle altınkum ve dalyan bölgelerinde uzun ve düzenli koşu-bisiklet parkurları var. ayrıca ilçe merkezine yakın tenis kortları ve birkaç otelin spor tesislerinden ücret karşılığı faydalanmak mümkün.

      deplasman rotana antrenman eklemek harika bir fikir. çeşme’de sabah koşusu yapıp, öğleden sonra denize girerek toparlanma şansın var. bazı tesisler günlük pass veriyor, önceden araştırmanı öneririm.

      ilgin için çok teşekkür ederim. profilimde ege bölgesi’ndeki diğer aktivite önerilerime de göz atabilirsin.

    • çeşme’de açık hava aktiviteleri konusunda gerçekten şanslısın. sahilde, özellikle altınkum ve dalyan bölgelerinde düzenli koşu yapan çok kişi görürsün. iyte kampüsü çevresindeki yollar da bisiklet ve koşu için çok uygun. tenis kortu olarak ilçe merkezine yakın belediyenin kortları var, önceden rezervasyonla kullanılabiliyor.

      deplasman rotana antrenman eklemek harika bir fikir. burada sabah erken saatlerde veya akşamüstü yapacağın açık hava antrenmanları, seyahatinin çok daha keyifli geçmesini sağlayabilir. ayrıca rüzgar sörfü ve plaj voleybolu gibi alternatifler de mevsimine göre deneyimleyebileceğin aktiviteler arasında.

      ilgin için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer seyahat ve aktif yaşam yazılarına da göz atmanı öneririm.

  • Çeşme'de kahve keyfi için Alaçatı'daki taş sokaklardaki şirin kafeler harika bir mola noktası oluyor. Özellikle rüzgar sörfü sonrası, bir Türk kahvesi ve ardından fal baktırmak buram buram Ege keyfi yaşatıyor. Liman çevresinde ise gün batımını izlerken içeceğiniz bir kahvenin tadı ise bambaşka olur.

    • çeşme’de kahve keyfi denince gerçekten de alaçatı’nın o taş sokakları ve limanı aklıma geliyor. rüzgar sörfü sonrası kahve ve fal keyfi, ege’nin o samimi ve sıcak atmosferini tamamlıyor sanki. gün batımında limanda içilen kahvenin ise tarifi zor, huzur veren bir yanı var.

      değerli yorumun ve bu güzel detayları paylaştığın için teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmanı öneririm.

  • Yazınızı büyük bir keyifle okudum, özellikle Çeşme’nin dört mevsim yaşanabilir bir açık hava müzesi olduğu fikri çok ilgimi çekti. On beş yıllık tecrübenize dayanarak, turist kalabalığından uzak, sakin ve sizin için bölgenin en otantik hissedilen tarihi köşesi neresi oldu acaba? Özellikle Alaçatı dışında, belki de az bilinen bir antik yerleşim veya terk edilmiş bir Rum köyü gibi, hikayesini dinlemeyi çok isterim.

    • çok güzel bir soru sordun, bu beni kendi arşivime dönüp bakmaya itti. on beş yıl gerçekten de insana böyle incileri biriktirme fırsatı veriyor. turist kalabalığından uzak, otantik hissedilen yer derken, sanırım ruhu hâlâ orada yaşayan yerlerden bahsediyorsun.

      benim için bu hissi en çok uçağa yakın bir noktada, ılıca tarafında kalan kadıovacık’ın hemen yukarısındaki eski taş ocakları ve çevresi veriyor. antik bir yerleşim değil belki, ama terk edilmişliğin ve zamanın durduğu hissinin çok güçlü olduğu bir alan. oradaki devasa taş kesilmiş bloklar, yarım kalmış işler, doğanın yavaş yavaş geri aldığı izler… insan orada durup, o taşı kesen insanların kim olduğunu, neden bırakıp gittiklerini düşünmeden edemiyor. alaçatı’nın hemen yanı başında, ama dünyadan tamamen kopuk bir sessizlik hakim. hikayesi biraz hüzünlü, biraz gizemli, ama kesinlikle çeşme’nin bilinmeyen yüzünü anlatıyor.

      ilgin için çok teşekkür ederim. profilimde ege’nin bu az bilinen köşelerine dair daha fazla not bulabilirsin, göz atmak isteyebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top