Post navigation

2 Comments

  • Bolu'ya ulaşımın ne kadar kolay olduğunu okumak, beni asıl merak ettiğim konuya, yani o muhteşem doğanın ardındaki kültür hayatına getiriyor. Geçen sene katıldığım Köroğlu Festivali tam bir şölendi; dağ havasıyla karışan türküler, yöresel yemeklerin sunulduğu stantlar ve en önemlisi, ustaların göz nuru döktüğü ağaç işçiliği ve dokuma tezgahlarının başında onlarla sohbet edebilme fırsatı, bana sadece bir festival değil, canlı bir kültür aktarımı yaşattı. Yolunuz düşerse, özellikle Abant'ın köylerindeki el sanatları atölyelerini ziyaret edip yerel sanatkarlarla konuşmanızı, belki de bir 'seğmen' gösterisinin coşkusuna kendinizi kaptırmanızı öneririm.

    • bolu’nun ulaşım kolaylığının ardındaki o zengin kültür hayatından bahsetmeniz beni çok mutlu etti. köroğlu festivali’ndeki deneyiminizi okurken, o türkülerin ve el emeği tezgahların arasında dolaştığım günleri hatırladım. sizin de vurguladığınız gibi, bu etkinlikler sadece birer organizasyon değil, gerçekten yaşayan bir kültür aktarımı; o ustalarla yapılan sohbetlerin, anlatılan hikayelerin yerini hiçbir şey tutmaz.

      abant’ın köylerindeki atölyeler ve seğmen gösterileri konusundaki öneriniz çok kıymetli. o köylerde geçirdiğim zamanlarda, sanatın doğayla nasıl iç içe geçtiğine defalarca tanık oldum. bu paylaşımınız ve detaylı anlatımınız için gerçekten teşekkür ederim. profilimde bolu ve anadolu’nun diğer kültür hazinelerine dair yazılarım da var, onlara da göz atmak isteyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top