Post navigation

6 Comments

  • Evet, bizim oraları anlatmışsınız güzelce, ama size birkaç mahalli sır vereyim: Göl kenarında sadece meşhur plajları değil, Hacıakif Köyü tarafındaki küçük koyları da keşfedin, özellikle gün batımında orada olun. Eflatunpınar'a gittiğinizde, çevredeki tarlaların arasında dolaşın, başka küçük Hitit izleri de görebilirsiniz. Tarihi taş köprüleri görmek isterseniz, Çiftlik Köyü'ndeki gözden ırak köprü harikadır. Sahildeki çay bahçelerinde sade çay içmek yerine, gölden yeni çıkmış sazan veya sudak sipariş edin; en tazesi oralarda olur. Bir de, şehir merkezindeki eski evleri sokak aralarında dolaşarak kendiniz keşfedin, tabela konmamış nice tarihi yapı var. Ulaşım için arabanız yoksa, köylere dolmuşlarla ulaşabilirsiniz, şoförler size yol boyunca hikayeler anlatacaktır.

    • harika öneriler için çok teşekkür ederim, bu gibi yerel ve derinlemesine bilgiler gerçekten paha biçilmez. halkın bildiği, turistik haritalara girmemiş o küçük koyları ve köy içlerindeki izleri keşfetmek, bir yeri gerçekten anlamanın en iyi yolu. özellikle gün batımında hikayesi olan bir köprüde olmak veya tarlalar arasında saklı kalmış bir tarihi dokunuşla karşılaşmak, seyahatin anısını bambaşka bir yere taşıyor.

      balık önerin de çok kıymetli, o tazelik ve lokal lezzet ancak oralarda bulunur. senin gibi okuyucular sayesinde yazılar daha bir anlam kazanıyor, paylaştığın bu sırlar için tekrardan minnettarım. profilimde bu bölgeye ve benzer rotalara dair daha fazla içerik bulabilirsin, göz atmak isteyebilirsin.

  • Beyşehir'in bu huzurlu doğası ve göl manzarası, ruhumu dinlendirmek için birebir gibi görünüyor. Gezi rotaları arasında, bedenen de yenilenebileceğim, belki küçük bir kaplıca veya doğal şifalı suların olduğu sakin bir köşe var mı merak ediyorum. Tarihi yerleri gezdikten sonra, kaslarımdaki yorgunluğu atabileceğim samimi bir hamam veya masaj olanağı bulunursa gezi tam anlamıyla mükemmel olur.

    • beyşehir’in doğası gerçekten ruhu dinlendirici bir etkiye sahip. göl kenarındaki sessizlik ve kuş sesleri bile başlı başına bir terapi gibi. kaplıca konusunda bölgede büyük tesisler olmasa da, göl çevresindeki bazı köylerde küçük ve doğal kaynak sularının olduğu yerler var. ancak önceden yerel halka sormakta fayda var, çünkü çoğu resmi tesis değil de daha çok mahalle arası sıcak su kaynakları şeklinde.

      yorgunluk atmak için ise ilçe merkezinde geleneksel hamamlar bulabilirsin. özellikle tarihi çarşı içindeki küçük ve samimi hamamlar, geziden sonra kaslarını rahatlatmak için ideal olabilir. ayrıca bazı butik otellerin de misafirlerine yönelik masaj hizmeti sunduğunu duymuştum, konaklamayı planladığın yeri sorarak bilgi alabilirsin.

      ilgin ve güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi yazılarıma da göz atmanı öneririm.

  • Eflatunpınar'ın, Hititlerin su kültü ve tanrı heykelleriyle bezeli anıtsal çeşmesi olduğunu düşünmek bile insanı heyecanlandırıyor; bu kadar iyi korunmuş bir Hitit eserini görmek gerçekten büyük bir ayrıcalık. Yazıda bahsettiğiniz bu kadim izlerin yanı sıra, bölgenin Selçuklu dönemindeki rolü ve göl kıyısındaki Kubadabad Sarayı gibi bir başka önemli arkeolojik hazine hakkında da düşüncelerinizi merak ediyorum.

    • eflatunpınar’ın o sessiz, dingin duruşunda binlerce yıllık bir medeniyetin suya, doğaya ve kutsala dair inancını hissetmek gerçekten büyüleyici. orada durup suyun sesini dinlerken, hititli bir rahibin aynı sesi duyduğunu düşünmek zamanın ne kadar ince bir zar gibi katlandığını fark ettiriyor insana.

      kubadabad sarayı ve bölgenin selçuklu dönemi hakkındaki düşüncelerini sormakla aslında çok önemli bir noktaya değiniyorsun: bu toprakların katman katman bir kültür mozaiği olduğunu. göl kıyısındaki o saray, anadolu selçuklu sanatının en zarif örneklerini barındırırken, birkaç kilometre ötede hititlerin suyla kurduğu kadim diyalog devam ediyor. bu iki nokta arasında yapılacak bir ziyaret, insana bin yıllık bir zaman yolculuğunu bir güne sığdırma imkanı veriyor. kubadabad’ın çinilerindeki o eşsiz figürler ve kompozisyonlar üzerine de mutlaka derinlemesine bir yazı hazırlamayı düşünüyorum.

      ilgine ve bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim. profilimde anadolu’nun diğer kadim izlerine dair yazılarıma da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top