Karadeniz’in yeşilini ve mavisini en saf haliyle buluşturan Bartın, sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda köklü tarihi ve el değmemiş doğasıyla başlı başına bir keşif rotasıdır. Fatih’in “Lala, lala, çeşm-i cihan bu mu ola?” (Dünyanın gözü bu mu?) diyerek hayran kaldığı Amasra’dan, milyonlarca yıllık lav sütunlarına uzanan bu coğrafya, her adımda sizi şaşırtacak zenginlikler barındırır. Bu rehber, Bartın gezilecek yerler listenizi oluştururken size tecrübelerimle yol gösterecek.
Bu küçük ama dopdolu şehirde, Roma’dan Ceneviz’e, Osmanlı’dan günümüze uzanan medeniyetlerin izlerini sürebilir, Küre Dağları’nın serinliğinde kaybolabilir veya Karadeniz’in hırçın dalgalarına kendinizi bırakabilirsiniz. Hazırsanız, Bartın’ın saklı kalmış güzelliklerine doğru bir yolculuğa çıkalım.
Bartın’da Keşfedilecek Başlıca Yerler

Bartın seyahatinizi planlarken, rotanızı şehrin dokusunu oluşturan temel duraklara göre şekillendirmek en verimlisidir. Tarih, doğa ve deniz üçgeninde dengeli bir gezi için başlangıç noktalarınızı doğru belirlemek, zamanınızı en iyi şekilde kullanmanızı sağlar. Bu şehir, kompakt yapısıyla birkaç günde bile unutulmaz anılar biriktirme fırsatı sunar.
- Amasra’nın tarihi sokakları ve kalesi
- Güzelcehisar’daki büyüleyici lav sütunları
- Küre Dağları Milli Parkı’nın zengin biyoçeşitliliği
- İnkumu ve Çakraz gibi popüler plajlar
- Ulukaya Şelalesi’nin serin suları
- Geleneksel el sanatlarının merkezi Çekiciler Çarşısı
- Bakacak Tepesi’nden panoramik manzaralar
Bu noktalar, Bartın’ın ruhunu anlamak için harika birer başlangıçtır. Her biri, şehrin farklı bir yüzünü temsil ederek size bütüncül bir deneyim yaşatır.
Amasra’nın Kalbi: Tarih ve Deniz İç İçe

Bartın denince akla ilk gelen yer şüphesiz Amasra‘dır. Bir yarımada ve ona bir köprüyle bağlı Boztepe Adası’ndan oluşan bu tarihi ilçe, adeta bir açık hava müzesi gibidir. Gezinize, anakarayı adaya bağlayan tarihi Kemere Köprüsü‘nden geçerek başlayabilirsiniz. Roma döneminden kalma bu yapı, sizi anında tarihin derinliklerine çeker. Köprünün hemen karşısında, denizin ortasında yükselen Tavşan Adası, adını bir zamanlar üzerinde yaşayan tavşanlardan alır ve tekne turlarıyla etrafını gezmek oldukça keyiflidir.
Amasra’nın tarihine daha yakından tanıklık etmek için rotanızı Amasra Müzesi‘ne çevirmelisiniz. Arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği bu müze, bölgenin binlerce yıllık geçmişini gözler önüne serer. Cenevizlilerden kalma bir aydınlatma ve gözetleme kulesi olan Direkli Kaya ise özellikle gün batımında sunduğu manzarayla fotoğraf tutkunları için kaçırılmaması gereken bir noktadır.
Doğanın Sanatı: Güzelcehisar Lav Sütunları
Bartın’ın en etkileyici doğal oluşumlarından biri kesinlikle Güzelcehisar sahilinde yer alan lav sütunlarıdır. Yaklaşık 80 milyon yıl önce volkanik aktiviteler sonucu oluşmuş bu bazalt sütunlar, beşgen ve altıgen prizmalar şeklinde denize doğru uzanır. Dünyada sadece birkaç örneği bulunan bu jeolojik miras, ahşap yürüyüş platformları sayesinde yakından görülebilir.
Burada yürürken kendinizi adeta bir film setinde gibi hissedersiniz. Dalgaların sütunlara çarparken çıkardığı ses ve doğanın bu eşsiz mimarisi, insanı derinden etkiler. Özellikle fotoğrafçılıkla ilgileniyorsanız, günün farklı saatlerinde ışığın sütunlar üzerindeki oyunlarını yakalamak için burada daha fazla vakit geçirmelisiniz.
Yeşilin Derinlikleri: Milli Parklar ve Yaylalar
Bartın’ın iç kesimlerine doğru ilerlediğinizde sizi yemyeşil bir dünya karşılar. Kastamonu ile Bartın sınırları arasında yer alan Küre Dağları Milli Parkı, zengin florası, faunası, kanyonları ve şelaleleriyle Türkiye’nin en önemli ekoturizm alanlarından biridir. Park içinde yapacağınız bir yürüyüş, size yüzlerce kuş ve memeli türünü gözlemleme imkanı sunar. Parkın içindeki Ulukaya Şelalesi ise yaklaşık 20 metreden dökülen sularıyla adeta bir doğa harikasıdır.
Şehrin gürültüsünden tamamen uzaklaşmak isteyenler için Ulu Yayla mükemmel bir kaçış noktasıdır. Serin havası, buz gibi suları ve el değmemiş doğasıyla bu yayla, kamp yapmak ve doğa yürüyüşleri için ideal bir ortam sunar. Bartın’ın doğal zenginlikleri, keşfedilmeyi bekleyen sayısız güzellik barındırır.
Karadeniz’in Serin Suları: Bartın Plajları
Bartın, Karadeniz kıyısında olmasına rağmen birbirinden güzel plajlara ev sahipliği yapar. Bunlardan en bilineni, merkeze oldukça yakın konumdaki İnkumu Plajı‘dır. Yaklaşık 3 kilometrelik geniş kumsalıyla özellikle yaz aylarında hem yerel halkın hem de turistlerin gözdesi olur. Daha sakin bir alternatif arayanlar için ise Çakraz Plajı, yemyeşil ormanlarla çevrili yapısıyla huzurlu bir gün vaat eder.
Amasra ilçe merkezindeki Büyük Liman Plajı ise hem merkezi konumu hem de sakin deniziyle aileler için oldukça uygundur. Bu plajların çevresinde ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz tesisler bulmak mümkündür, ancak özellikle Güzelcehisar gibi bakir koylarda denize girecekseniz hazırlıklı gitmenizi tavsiye ederim.
Kültürel Duraklar ve Panoramik Manzaralar
Bartın gezinizi kültürel ve tarihi dokunuşlarla zenginleştirmek isterseniz, Amasra’daki Çekiciler Çarşısı mutlaka listenizde olmalı. Geleneksel ahşap oymacılığı sanatının en güzel örneklerini bulabileceğiniz bu çarşı, hem otantik bir atmosfere sahiptir hem de sevdiklerinize hediye almak için harika bir yerdir. Yine Amasra’da kurulan ve yerel kadınların kendi ürettikleri organik ürünleri sattığı tarihi Galla Pazarı (Kadınlar Pazarı) da bölgenin ruhunu yansıtan önemli duraklardandır.
Gezinizi noktalamadan önce, Fatih Sultan Mehmet’in şehre ilk baktığı yer olarak bilinen Bakacak Tepesi‘ne çıkmalısınız. Buradan Amasra’nın o meşhur manzarasını, yarımadayı, adaları ve Karadeniz’in sonsuz mavisini izlemek, Bartın gezinize unutulmaz bir final yapmanızı sağlayacaktır.
Bartın’dan Kalan İzler

Bartın, küçük yüzölçümüne sığdırdığı devasa güzelliklerle ziyaretçilerine her zaman beklenenden fazlasını sunan bir şehir. Tarihin fısıltılarını dinleyebileceğiniz Amasra sokaklarından, doğanın gücüne hayran kalacağınız lav sütunlarına kadar her köşesi ayrı bir hikaye anlatır. Bu rehberde bahsettiğim yerler, şehrin sunduğu zenginliklerin sadece bir başlangıcı. Kendi rotanızı çizmekten, ara sokaklarda kaybolmaktan ve yerel halkla sohbet etmekten çekinmeyin. Emin olun, Bartın size en güzel anılarını o zaman hediye edecektir.




Ailecek seyahat etmeyi çok seviyorum ve çocuklarımın da keyif alacağı, onları doğayla ve tarihle buluşturan duraklar arıyoruz. Yazınızdan Bartın'ın bu anlamda büyük bir potansiyeli olduğunu hissediyorum; Amasra'nın tarihi dokusu ve sahili, Küre Dağları'nın serin yolları bizim için çok çekici görünüyor. Özellikle çocukların açık havada enerjilerini atabileceği, güvenli plajlar veya doğa yürüyüşü gibi aktiviteler konusunda kendi aile deneyimlerinizden biraz daha bahsedebilir misiniz, örneğin Amasra Kalesi'ni gezerken küçük çocuklar için zorluk oluyor mu?
amasra’nın tarihi dokusu ve sahili ailecek gerçekten çok keyifli, biz de çocuklarla sık sık gidiyoruz. kale içindeki yollar biraz dar ve inişli çıkışlı olabiliyor, küçük çocuğunuz varsa dikkat etmekte fayda var ama genel olarak yürüyerek rahatça gezilebiliyor. çocukların enerjisini atması için amasra’da küçük koylar ve plajlar oldukça güvenli, özellikle çakraz plajı hem sakin hem de aileler için uygun.
küre dağları’nda ise belirtilen parkurlardan kısa ve düz yürüyüş rotalarını tercih ederseniz çocuklarla doğayı keşfetmek çok keyifli oluyor. bizim çocuklar taş evlerin olduğu köy yollarında yürümeyi ve dere kenarında mola vermeyi çok seviyor. deneyimlerimizden yola çıkarak, amasra’da kaleyi sabah erken saatte gezmenizi, öğleden sonra da sahilde vakit geçirmenizi önerebilirim.
ilginiz ve güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimden diğer seyahat yazılarıma da göz atabilirsiniz.