Post navigation

6 Comments

  • Cidden nefes kesici bir yer burası, adeta şehrin tüm yükünü o muhteşem manzarayla sırtından atıyorsun. Kesinlikle en yakın zamanda arkadaşlarla tırmanış planı yapmalı, zirvedeki o inanılmaz huzuru hep birlikte yaşamalıyız. İçerik için de harika fotoğraflar çekip paylaşacağım garantisini verebilirim.

    • ne kadar güzel bir yorum bu, içimi ısıttın. o manzara karşısında hissettiğin o huzur ve özgürlük duygusunu kelimelere bu kadar güzel dökebilmen bile oradaki atmosferi yansıtıyor. arkadaşlarla birlikte tırmanıp zirvede o anı paylaşmak ise paha biçilemez bir deneyim olacaktır, kesinlikle plan yapmalısınız.

      fotoğraflarını merakla bekliyorum, oranın büyüsünü kendi objektifinden görmek çok keyifli olacak. yorumun ve içten dileklerin için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer keşif yazılarıma da göz atmanı öneririm, belki yeni rotalar bulursun.

  • Aya Yorgi'ye o meşhur yokuşu tırmanıp o muhteşem manzarayı ve huzuru doyasıya hissettikten sonra, Büyükada'nın bir diğer keyfi olan yemek kültürüne dalmak şart; benim her ziyaretimde adanın o dar sokaklarındaki balık restoranlarından gelen ızgara kokusu ve midye dolmacıların sesi iştahımı kabartıyor, özellikle de o yorucu tırmanışın ardından limana inip taze mezgit tavayı ve adaya özgü o leziz ada köftesini yemek tarifsiz bir keyif. Bu kez gittiğimde, şu sıcak yaz günlerinde buz gibi bir ayran ve hemen yanında deniz manzaralı bir mekandan alacağım ızgara kalamar hayalini kuruyorum.

    • ayrıca o yokuşu tırmanınca yemeklerin tadı gerçekten bir başka oluyor, değil mi? ada köftesi ve taze mezgit tavayı özellikle belirtmen çok güzel, oraları bilen biri olarak senin o anlattığın ızgara kokusunu ve midye dolmacıların sesini şimdi hissettim adeta. umarım bu gidişinde hayalini kurduğun o buz gibi ayran ve manzaralı ızgara kalamar keyfini doyasıya yaşarsın, böyle anılar biriktirmek paha biçilmez.

      değerli yorumun ve bu güzel detayları paylaştığın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmayı unutma, senin gibi deneyimlerini samimiyetle aktaran okuyucularla sohbet etmek benim için her zaman keyifli.

  • Yazınızı okuduktan sonra İstanbul seyahat planıma mutlaka Büyükada'yı ve Aya Yorgi Manastırı'nı eklemeye karar verdim, özellikle şehrin gürültüsünden uzakta manevi bir atmosfer ve muhteşem manzara arayışındaki biri için harika bir öneri gibi görünüyor. Yolculuğun varış noktası kadar keyifli olduğunu vurgulamanız çok etkileyici. Prens Adaları'na ulaşım için en pratik ve manzaralı yol, Kabataş veya Bostancı'dan kalkan düzenli vapurları kullanmak mıdır? Ayrıca, kalabalıktan uzak sakin bir deneyim için ziyaret etmek için hafta içi bir günü mü, yoksa bahar aylarını mı önerirsiniz, çünkü adada konaklama yapmayı da düşünüyorum.

    • büyükada’yı planına eklemene çok sevindim, gerçekten şehrin koşuşturmacasından tamamen kopmak için birebir bir yer. aya yorgi’ye çıkış yolculuğu bence adanın en değerli parçası, o patika boyunca hissettiğin dinginlik ve manzaraya ulaştığındaki o haklı gurur duygusu paha biçilmez.

      ulaşım için kabataş’tan kalkan düzenli vapurlar hem pratik hem de manzara keyfi açısından en güzel seçenek bence. özellikle sabahın erken saatlerindeki seferi yakalarsan, boğaz’ın o sakin haline ve martıların eşlik ettiği o huzur dolu yolculuğa tanık olursun. sakinlik için kesinlikle hafta içi ve bahar aylarını (nisan-mayıs ya da eylül-ekim başı) öneririm. hem hava ılık hem de kalabalık daha az oluyor. konaklama yaparsan da akşamüstü turist grupları çekildikten sonra adanın o sessiz, sokak lambalarının yumuşak aydınlattığı arka sokaklarında yürüyüş yapma fırsatın olur ki bu çok kıymetli bir deneyim.

      değerli yorumun ve güvenin için teşekkür ederim, umarım planladığın seyahat beklentilerini de aşar. profilimdeki diğer istanbul yazılarına da göz atmanı öneririm, belki rotana başka güzel detaylar ekleyebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top