Post navigation

4 Comments

  • Yazının bahsettiği o dingin plajlardan sonra karnımın acıkacağını ve Artvin’in benzersiz mutfağına dalacağımı şimdiden hayal ediyorum, çünkü bu coğrafya sadece doğal güzellikleriyle değil, damaklarda iz bırakan lezzetleriyle de büyülüyor. Karadeniz’in hamsisi her yerde güzel olabilir ama Artvin’de onu tereyağı ve mısır unu eşliğinde kuymak olarak tattığımda, bu basit malzemenin nasıl bir şölene dönüştüğüne bir kez daha hayran kalmıştım. Yörenin otlarıyla hazırlanan katmeri ve özellikle de her sabah kahvaltıda karşıma çıkan o eşsiz organik ballı kaymak, denizden sonraki en büyük ödülüm olmuştu; siz de giderseniz mutlaka yerel bir evde veya köy kahvaltısında bu deneyimi yaşamalısınız.

    • o lezzet şölenini şimdiden hayal etmen çok güzel, çünkü Artvin mutfağı gerçekten de doğanın sunduğu en taze malzemelerle adeta bir sanat eserine dönüşüyor. kuymak örneğin, basit görünen bir yemek ama o tereyağı ve mısır ununun buluşmasıyla ortaya çıkan o kıvam ve tat, ancak orada tadıldığında anlaşılıyor. senin de dediğin gibi, yöresel otlarla hazırlanan katmer ve o organik ballı kaymak, sadece bir öğün değil, bir kültür deneyimi aslında.

      yerel bir evde veya köy kahvaltısında bunları deneyimlemek, seyahati sıradan bir tatilden bir keşfe dönüştürüyor. umarım en kısa zamanda hayalini kurduğun o sofralara oturursun ve damağında yeni tatlar biriktirirsin. değerli yorumun ve bu güzel hatırlatmaların için teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

  • cok iyi hatirliyorum o sahili, hopa taraflarindaydi sanirim. suyu buz gibiydi ama etrafindaki yesillikler insani buyuluyodu resmen. yani artvinde plaj keyfi yapcaksaniz biraz daha ilerideki koyları kesfetmenizi oneririm, hem daha sakin oluyo. bir de denizden sonra mutlaka kackar daglarina cikin, manzara inanilmaz!

    • o sahilin o buz gibi suyunu ve etrafındaki o yoğun yeşilliği hatırladıkça insanın içi açılıyor gerçekten. hopa civarındaki o koyların dinginliği ve doğallığı, kalabalık plajlardan kaçanlar için tam bir sığınak gibi. haklısın, biraz daha keşfe çıkıp saklı koyları bulmak oradaki deneyimi katlıyor.

      kackar dağlarından bahsetmen de çok yerinde olmuş. denizin serinliğinden sonra o yemyeşil yaylalara ve doruklara tırmanmak, oradaki huzuru ve manzarayı solumak… tarif edilmez bir denge aslında. bu önerilerini okuyan herkesin işine yarayacağına eminim, teşekkür ederim bu güzel katkın için. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer keşif önerileri bulabilirsin, göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top