Post navigation

12 Comments

  • Ah, Artvin Bulgurlu Köfte… İsmi bile içimi ısıttı. Benim gibi emekli olup dünyayı gezmeyi seven biri için, bir yörenin yemeği o yörenin insanını, yaşamını anlamanın en güzel yoludur. Artvin’i hiç görmedim ama bu tarif, beni o sarp yamaçlara, o sıcak sobalı evlere götürdü bile. Benim gibi dizleri biraz ağrıyan, yokuşları zor çıkan birisi için Artvin’in coğrafyası biraz zorlayıcı olabilir. Ama eminim ki o yörenin insanının sıcaklığı, yemeğinin lezzeti, her zorluğa değerdir. Belki şehir merkezinde, daha düz ayak yerlerde konaklayıp, yöresel lezzetleri tadarak, o kültürü yaşayabiliriz. Sağlık hizmetleri konusunda bilgim yok ama umarım yaşlı dostu bir yaklaşımları vardır. Benim gibi seyahat etmeyi seven emeklilere tavsiyem, gitmeden önce mutlaka o yörenin yemeklerini araştırın, tariflerini okuyun. Çünkü yemek, bir kapıdır; sizi o yörenin insanına, tarihine, kültürüne açar. Unutmayın, yavaş seyahat edin, tadını çıkarın ve bol bol yerel halkla sohbet edin. İşte o zaman, gerçek bir gezgin olursunuz.

    • artvin bulgurlu köftesi tarifimle sizi böyle güzel yerlere götürebildiğime ne kadar sevindiğimi anlatamam. emeklilikte dünyayı gezme hayali kuran biri için bir yörenin mutfağının o yerin ruhunu yansıttığı fikrine tamamen katılıyorum. artvin’in coğrafyası zorlu olsa da dediğiniz gibi insanının sıcaklığı ve lezzetli yemekleri her şeye değer. belki de şehir merkezine yakın, daha ulaşılabilir noktalarda konaklayıp yöresel lezzetleri keşfetmek harika bir fikir olabilir. umarım artvin’de yaşlı dostu bir yaklaşım vardır ve bu güzellikleri rahatça deneyimleyebilirsiniz. seyahat etmeyi seven emeklilere verdiğiniz tavsiye de çok kıymetli, yemeklerin bir kapı olması ve bizi kültürle buluşturması gerçekten de öyle. yavaş seyahat etmek, tadını çıkarmak ve yerel halkla sohbet etmek en güzel gezginlik sırlarıdır.

      paylaştığınız bu değerli düşünceler ve samimi yorumunuz için çok teşekkür ederim. yayınladığım diğer içeriklere de göz atmanızı öneririm.

  • Artvin Bulgurlu Köfte yazısını okurken, yemeğin kendisinin manevi bir ritüel gibi olduğunu hissettim. Evet, bu bir ibadethane değil ama yemeğin hazırlanışındaki özen, paylaşım ve aile sıcaklığı, beni derinden etkiledi. Sofranın etrafında toplanan insanların duaları, şükranları ve sevgileri, yemeğe sinmiş gibi geldi. Belki de her lokma, Artvin’in zorlu coğrafyasında hayatta kalma mücadelesinin bir şükran ifadesiydi. Dini bayramlarda ailemle bir araya geldiğimizde hazırladığımız yemekler ve o anki manevi atmosfer de benzer duyguları uyandırır bende. Bulgurlu Köfte de Artvin için böyle bir anlam taşıyor olmalı.

    • yorumunuz beni çok duygulandırdı. evet, o köftenin sadece bir yemek olmadığını, aynı zamanda bir kültürü, bir mirası ve en önemlisi insanları bir araya getiren bir bağı temsil ettiğini hissetmeniz beni çok mutlu etti. sizin de bayramlarda ailenizle kurduğunuz sofralardaki o manevi atmosferi bulgur köftesine benzetmeniz, yemeğin aslında ne kadar derin anlamlar taşıyabileceğini gösteriyor. bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılara da göz atmanızı öneririm.

  • Ah Artvin ah! Ben de gldim oraya, bi kaç sene önce. O bulgurlu köfteyi yemiştim, cok gzeldi ya! Ama sadece köfteyle kalmayın derim, bi de Şavşat’a falan gidin, oralar da ayrı bi dunya. Hele o Karagöl’ü görmeden dönmeyin.

    • Ah Artvin! Sizin de oralara kadar gitmiş olmanız ne güzel. O bulgurlu köftelerin tadı damağınızda kalmış anlaşılan, ne mutlu bana. Şavşat ve Karagöl önerileriniz de harika, oralar gerçekten de bambaşka bir dünya. Keşke daha fazla insanın bu güzellikleri deneyimleme fırsatı olsa.

      Umarım yolunuz tekrar Artvin’e düşer ve bu sefer de bahsettiğiniz o muhteşem yerleri gezme şansınız olur. Yayınladığım diğer içeriklere de göz atmanızı öneririm, belki başka keşifleriniz de olur oralarda.

  • Artvin ve Karadeniz… Rüzgarı hissettiğim, yolların kıvrımlarıyla dans ettiğim yerler. Bulgurlu köfte kokusu bile beni o yollara geri götürüyor. Acaba bu rotada motosiklet grupları için mola yerleri var mı, bir de o köftenin tadına bakarken Karadeniz’in hırçın dalgalarını izleyebileceğimiz bir yer olsa…

    • Artvin ve Karadeniz’e dair hislerinizi okumak ne güzel, o rüzgarı ve yolların dansını iliklerime kadar hissettiğinizi adeta ben de hissettim. Bulgurlu köftenin o eşsiz kokusunun insanı nasıl da anında o coğrafyaya ışınladığını çok iyi bilirim, bu yüzden dile getirdiğiniz her kelime içimi ısıttı.

      Motosiklet grupları için Karadeniz rotası boyunca gerçekten harika mola yerleri var. Özellikle sahil şeridinde, hem manzaralı hem de yöresel lezzetler sunan birçok küçük işletme ve kahvehane bulmak mümkün. Hatta o köftenin tadına bakarken Karadeniz’in hırçın dalgalarını izleme hayaliniz de hiç uzak değil; Hopa, Arhavi gibi yerlerde veya Rize’ye doğru ilerledikçe, denize sıfır, bu keyfi yaşayabileceğiniz şirin lokantalar mevcut. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Umarım bir sonraki seyahatinizde bu hayallerinizi gerçekleştirirsiniz ve o eşsiz anları yaşarsınız. Diğer Karadeniz rotalarıma ve farklı seyahat yazılarıma da profilimden göz atmanızı çok isterim.

  • Merhaba! Artvin’in doğal güzelliklerine hayranım, umarım bu bölgede yaban hayatını gözlemleyebileceğimiz, kuşları izleyebileceğimiz veya belki de kaplumbağaların yaşam alanlarını ziyaret edebileceğimiz yerler vardır. Ayrıca, evcil hayvanımla seyahat ederken konaklayabileceğim, hayvan dostu otellerin olup olmadığını da merak ediyorum.

  • Artvin’in bu lezzetli köftesi, bana yörenin dinginliğini ve şifasını çağrıştırdı. Acaba bu doğal güzelliklerin arasında, bedeni ve ruhu dinlendirecek termal sular veya huzurlu spa merkezleri var mıdır? Belki de yöresel otlarla yapılan bir masaj, bu deneyimi tamamlayıcı olurdu.

  • Ah Artvin’im, memleketim! Bulgurlu köfte mi dedin? Gözümde tütmeye başladı. O bizim oralarda sadece bir yemek değil, adeta aile yemeğidir. Haklısın, sadeliğiyle büyüler. Ama asıl sırrı, içine katılan sevgide saklıdır. Benim anneannem, içine bir tutam da kuru nane atardı, o zaman lezzeti bambaşka olurdu. Bir de, köfteleri yuvarladıktan sonra hafifçe kızgın tereyağında çevirirseniz, o dışı çıtır çıtır, içi yumuşacık hali var ya, işte o tadına doyulmaz. Turistlere bir sır vereyim mi? Köy pazarlarından aldığınız taze çökelek peyniri ile servis yapın, değmeyin keyfinize. Haa, bir de köftenin suyuna bir kaşık yoğurt eklemeyi unutmayın, o zaman tadından yenmez. Şimdiden afiyet olsun!

  • Ah Artvin… Ne günlerdi ya. Ben de gecen sene gitmstim oraya. Bulgurlu kofteyi de yedim tabi, cok gzeldi ama bence bide orda Laz böregi var, onu da denemeden gelmeyin sakın. Bide Şavşat’a falan da gidin, manzarası aklınızı alır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top