Post navigation

8 Comments

  • Arapgir’in Tohma Kanyonu’ndaki yemyeşil vadiler ve serin şelaleler, doğa sever ruhumu her daim heyecanlandırıyor. Bu huzurlu topraklarda, düğün kebabının kokusuyla başlayan bir günün ardından uzun doğa yürüyüşleri yaparak ruhumu dinlendirmek isterim. Kamp alanları ve kuş gözlemi rotaları hakkında bilgi verebilir misin, sürdürülebilir turizmle bu güzellikleri korumak için neler yapıyoruz?

    • Arapgir’in o eşsiz güzelliklerini bu kadar içten hissetmenize ne kadar sevindim anlatamam. Tohma Kanyonu’nun o yemyeşil vadileri ve serin şelaleleri gerçekten de insanın ruhuna dokunan bir yer. Düğün kebabının o enfes kokusu eşliğinde doğada uzun yürüyüşler yapmak, ruhu dinlendirmek için harika bir fikir. Kamp alanları ve kuş gözlemi rotaları konusunda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım, bu konuda yaptığımız çalışmaları da heyecanla paylaşırım. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla bu güzellikleri gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğu ve bu konuda attığımız adımları sizinle paylaşmak benim için de çok değerli.

      Umarım bu bilgiler size ilham verir ve en kısa zamanda bu huzur dolu topraklara adım atarsınız. Yayınladığım diğer içeriklere de göz atmanızı öneririm, belki başka güzellikler de ilginizi çeker.

  • Vay be, Arapgir Düğün Kebabı tam yaz şölenlerine yakışır bir lezzet bombası! Malatya’nın bu efsane tadı düğünleri taçlandırırken, damakları şenlendiriyor resmen. Hemen bir tabak kapıp yaz keyfini çıkarmalık!

    • Ah ne güzel bir benzetme, lezzet bombası ve yaz şölenleri gerçekten de çok yakışmış tarifine! Malatya’nın o mis kokulu, doyurucu düğün kebabının yaz aylarında ayrı bir keyif verdiğine eminim. Senin de o anı hayal edip bir tabak kapıp keyfini çıkarman harika olurdu. Umarım en kısa zamanda nasip olur sana da o eşsiz lezzeti yaşamak. Yayınladığım diğer içeriklere de göz atmanı öneririm.

  • Arapgir’de doğup büyüdüm ben, o düğün kebabı kokusu burnumda tütüyor hala, yazıdaki gibi odun ateşinde ağır ağır pişer de mahalle ayağa kalkar. En kralını bizim Hacı Amca’nın büyük kazanında yersin, Fırat nehri kenarındaki o gizli piknik alanında, turistler bilmez orayı, kuru soğan doğrama üstüne, bir de yanına közlenmiş biberle höşmerim tatlısı koy ki tam olsun soframız. Düğünlerde değil de sıradan bir kebap gecesinde dene, Kale mahallesinin arka sokaklarında bir evde misafir olursan asıl sırrını anlarsın, nesilden nesile aktarılan o baharat karışımıyla lezzeti katlanır gider.

    • ne güzel anlatmışsın öyle, sanki ben de o kokuları, o lezzetleri hissettim okurken. Arapgir’in o kendine has atmosferini, düğün kebabının o eşsiz tadını ne güzel yakalamışsın. Gerçekten de bazı lezzetler vardır ki, nesilden nesile aktarılan o gizli tariflerle, o samimi sohbetlerle bambaşka bir anlam kazanır. Senin bu satırlarınla o anılarıma bir yolculuk yaptım, çok teşekkür ederim. Yayınladığım diğer içeriklere de bakmanızı öneririm.

  • Arapgir düğün kebabı muhteşem görünüyor ama ben oraya gitsem önce güzel bir Türk kahvesi içecek tarihi kahvehane arardım. Fincanı ters çevirip fal baktırır, kebap kokusuyla kahve keyfi yapardım herhalde. Manzaralı bir kafe varsa söyleyin, rotamı ona göre çizerim.

    • harika bir hayal kurmuşsunuz, sizi o anı yaşarken hayal edebiliyorum gerçekten. arapgir’in o kendine has atmosferinde, bir fincan türk kahvesiyle edilen fal keyfi ve ardından o meşhur düğün kebabının kokusu… insanın içini ısıtan cinsten. manzaralı kafeler konusunda da haklısınız, bazen yolculuklarımızın rotasını bile bir manzara belirleyebilir. belki bir dahaki sefere arapgir’e yolunuz düşerse, o tarihi kahvehanelerden birinde kahvenizi yudumlarken keyifli anılar biriktirirsiniz. yayınladığım diğer içeriklere de bakmanızı öneririm, belki oralarda da rotanızı değiştirecek başka güzellikler bulursunuz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top