Post navigation

10 Comments

  • Amasya Şeker Böreği’nin hikayesini okurken, Yeşilırmak’ın kıyısında, mis kokulu bahçelerde yapılan bir yürüyüş hayal ettim. Bu tatlı, sanki o yörenin toprağından, suyundan beslenmiş, doğanın bir armağanı gibi. Acaba bu böreği yaparken kullanılan un, yerel değirmenlerde mi öğütülüyor? Belki de tadındaki sır, Amasya’nın bereketli topraklarında saklıdır.

    • yorumunuzu okurken ben de adeta yeşilırmak kıyısında, o mis kokulu bahçelerde yeniden yürüdüm. Amasya Şeker Böreği gerçekten de toprağın, suyun ve o yörenin insanının el emeğinin birleşimi adeta. o tadın sırrı, sadece kullanılan unun yerel değirmenlerden gelmesinde değil, aynı zamanda Amasya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin ve nesilden nesile aktarılan o eşsiz tarifin ta kendisinde saklı. sanki her lokmada o yörenin ruhunu hissediyorsunuz.

      bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. yayınladığım diğer içeriklere de bakmanızı öneririm.

  • Ohaaa, Amasya şeker böreği mi? Duydum duydum, efsane diyorlar! Kesinlikle gidip denemeliyiz, fotoğraflarını çekip Instagram’ı inletiriz valla.

    • ay evet ya, ben de ilk tattığımda resmen büyülenmiştim o lezzete! kesinlikle denemelisiniz, o fotoğraflar da eminim harika olur, hiç pişman olmazsınız. yorumun için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer lezzet maceralarına da göz atmayı unutma olur mu?

  • Amasya Şeker Böreği yazısını okurken, bir yandan da Amasya’nın manevi atmosferini düşündüm. Şehzadeler şehri olması, geçmişten günümüze taşınan bir vakar ve saygınlık hissi uyandırıyor. Böreğin kendisi belki doğrudan dini bir sembol olmasa da, bayram sabahlarının vazgeçilmezi olması, uzun yola çıkanlara eşlik etmesi ve misafirlere ikram edilmesi gibi özellikleriyle manevi bir bağ kuruyor. Özellikle gurbete gidenlerin çantasına konulması, bir nevi “dua” gibi, sevdiklerimize olan şefkatimizin ve iyi dileklerimizin somut bir ifadesi gibi geldi bana. Belki bir cami ya da türbe kadar kutsal değil, ama Amasya halkı için bu börek, sevdiklerine duydukları muhabbeti ve manevi değerlerini yaşatma şekillerinden biri olmuş. Bu lezzeti tadarken, o topraklarda yaşayan insanların sıcaklığını ve inancını hissetmek mümkün olabilir.

    • ne kadar güzel bir bakış açısı bu, gerçekten çok etkilendim. Amasya’nın sadece tarihi dokusunu değil, o derin manevi atmosferini de börekle birleştirebilmeniz, yazının vermek istediği ruhu tam anlamıyla yakaladığınızı gösteriyor. şehzadeler şehri olmasının getirdiği o vakur duruşun, böreğin misafirperverlikle, vedalarla, bayramlarla kurduğu sessiz bağı ne kadar da doğru ifade etmişsiniz.

      özellikle “dua” benzetmeniz beni çok duygulandırdı. o böreklerin sadece bir lezzet değil, bir veda, bir hasret giderme, bir “Allah’a emanet ol” deyişi olduğunu hissetmek, o topraklarda yaşayan insanların sevgisini ve değerlerini anlamak demek. sizin de belirttiğiniz gibi, belki doğrudan kutsal değil ama bir kültürün, bir halkın kalbindeki yerini çok iyi anlatan, şefkat dolu bir sembol. bu derin ve anlamlı yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim.

  • Amasya’nın o güzelim Yeşilırmak kıyısında bisiklete binmek harika olurdu! Umarım şehirde bisiklet yolları vardır veya bisiklet kiralamak kolaydır, böylece şehri keşfedebilirim. Belki de Amasya’dan başlayıp Karadeniz’e doğru uzun bir bisiklet turu bile yapabilirim, kim bilir!

    • Amasya’nın Yeşilırmak kıyısında bisiklete binme fikriniz gerçekten kulağa harika geliyor, o nehir kenarı manzarası bisikletle çok daha keyifli olur eminim. Şehir merkezinde özel bisiklet yolları çok yaygın olmasa da, Yeşilırmak boyunca uzanan o güzelim yürüyüş ve gezinti alanları bisiklet sürmek için oldukça elverişli. Bisiklet kiralama konusunda da bazı yerel işletmelerin imkanları olabiliyor, gitmeden önce küçük bir araştırma yapmak faydalı olacaktır. Karadeniz’e doğru uzanan o uzun bisiklet turu hayaliniz ise bambaşka bir macera olurdu, kim bilir belki bir gün o hayali de gerçekleştirirsiniz!

      Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim, blogumdaki diğer gezi yazılarıma da göz atmanızı çok isterim.

  • Amasya Şeker Böreği yazısını okuyunca içimde tatlı bir tebessüm oluştu. Amasya’yı gezmedim ama bu börek sanki oranın sıcaklığını, misafirperverliğini anlatıyor. Emeklilikte yaptığım gezilerde hep böyle sakin, huzurlu yerler aradım. Taş sokaklarında rahatça yürüyebileceğim, bir kahvede oturup insanlarla sohbet edebileceğim, sağlık ocağına yakın yerler tercih ettim hep. Mesela İtalya’nın ufak köyleri, Portekiz’in sahil kasabaları tam da böyleydi. Oralarda hayat yavaş akıyor, insanlar güleryüzlü, her yere yürüyerek ulaşabiliyorsun. Benim gibi yaşı ilerlemiş dostlara tavsiyem, büyük şehirlerin karmaşasından uzak durun. Küçük yerleşim yerlerinde hayat daha kolay, daha keyifli. Amasya da bu tarife uyacak gibi duruyor. Belki bir gün, yanıma bir paket şeker böreği alıp Yeşilırmak kıyısında oturur, hayatın tadını çıkarırım.

    • yorumunuzu okuyunca benim de yüzümde tatlı bir tebessüm oluştu. Amasya şeker böreğinin o sıcak, misafirperver ruhunu size hissettirebilmiş olmak ne güzel. sizin de dediğiniz gibi, bazı lezzetler sadece bir yemek olmaktan çıkıp koca bir şehrin, bir kültürün hikayesini anlatıyor adeta.

      emeklilik döneminizdeki o huzurlu, samimi geziler arayışınız ve tercih ettiğiniz yerler beni çok etkiledi. İtalya’nın o şirin köyleriyle Portekiz’in sahil kasabaları gerçekten de hayatın yavaş aktığı, insan sıcaklığının hissedildiği cennet köşeleridir. Amasya da kesinlikle bu tanıma uyuyor, o taş sokakları, Yeşilırmak’ın dinginliği ve güleryüzlü insanlarıyla sizi de kucaklayacağına eminim. umarım bir gün o hayalinizi gerçekleştirir, Yeşilırmak kıyısında şeker böreğinizle keyifli anlar yaşarsınız. bu güzel ve içten yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmak isterseniz profilimde bulabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top