Karadeniz’in en büyüleyici sahil kasabalarından biri olan Amasra, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle adeta bir sığınak. Bu saklı cennete ulaşmak, yolculuğun kendisini de bir maceraya dönüştürüyor. Peki, Amasra’ya nasıl gidilir? İster özel aracınızla virajlı yolların keyfini çıkarın, ister otobüsle rahat bir yolculuk planlayın, bu rehberde tüm seçenekleri deneyimlerimle bir araya getirdim.
Bartın iline bağlı bu şirin ilçeye ulaşım genellikle karayolu üzerinden sağlanıyor. Ancak hava yolu ve demir yolu gibi alternatifleri birleştirerek de kendi rotanızı oluşturmanız mümkün.
Amasra’ya Ulaşım Seçenekleri Nelerdir?

Amasra’ya ulaşım planı yaparken seyahat süreniz, bütçeniz ve konfor beklentiniz belirleyici olacaktır. Her ne kadar seçenekler çeşitli olsa da, bölgenin coğrafi yapısı nedeniyle karayolu en popüler ve pratik yöntem olarak öne çıkıyor. Gelin, mevcut alternatifleri birlikte değerlendirelim.
- Özel Araç: Manzaralı yollardan geçerek kendi temponuzda seyahat etme özgürlüğü sunar.
- Şehirlerarası Otobüs: Türkiye’nin birçok noktasından direkt veya Bartın aktarmalı olarak en yaygın kullanılan seçenektir.
- Hava Yolu: En yakın havalimanı üzerinden aktarmalı bir yolculukla zamandan tasarruf etmek isteyenler için bir alternatiftir.
- Demir Yolu: Doğrudan bir tren hattı olmasa da, tren keyfini karayolu ile birleştiren nostaljik bir seçenektir.
Bu seçenekler arasında en sorunsuz ve direkt olanı şüphesiz özel araç veya otobüsle yapılan yolculuklardır. Özellikle çevre illerden gelenler için karayolu, Amasra’nın güzelliklerine adım atmanın en keyifli yoludur.
Amasra’ya Özel Araçla Ulaşım

Kendi aracınızla Amasra’ya gitmek, yol boyunca Karadeniz’in eşsiz manzaralarına tanıklık etme fırsatı verir. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerden yola çıktığınızda modern otoyolları kullanarak Bartın’a kadar konforlu bir sürüş yapabilirsiniz. Ancak asıl macera, Bartın-Amasra arasındaki yaklaşık 17 kilometrelik, virajlı ama bir o kadar da keyifli yolda başlar. Bu son etapta yemyeşil ormanlar ve Karadeniz manzarası size eşlik edecektir.
İstanbul’dan yola çıkanlar genellikle Anadolu Otoyolu’nu (O-4/E80) takip ederek Gerede sapağından sonra Karabük-Safranbolu üzerinden Bartın’a ulaşır. Ankara’dan gelenler için ise yine Anadolu Otoyolu (O-4) üzerinden Gerede’ye ulaştıktan sonra Bartın tabelalarını izlemek en mantıklı güzergâhtır. Yolculuk süreleri başlangıç noktasına göre değişmekle birlikte, Ankara’dan yaklaşık 4-5 saat, İstanbul’dan ise ortalama 6-7 saat sürer.
Amasra’ya Otobüsle Ulaşım
Otobüs yolculuğu, Amasra’ya ulaşmanın en ekonomik ve zahmetsiz yollarından biridir. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden yaz aylarında ve tatil dönemlerinde Amasra’ya direkt otobüs seferleri düzenlenmektedir. Seferlerin olmadığı şehirlerden ise önce Bartın’a gelmeniz gerekir. Bartın Otogarı, Amasra için bir aktarma merkezi gibidir.
Bartın Otogarı’na ulaştıktan sonra, terminalin hemen içinden kalkan Amasra minibüslerine binebilirsiniz. Bu minibüsler yaklaşık yarım saatte bir hareket eder ve 20-25 dakikalık keyifli bir yolculuğun ardından sizi Amasra’nın merkezine bırakır. Bartın ve çevresini keşfetmek için bu ulaşım ağı oldukça işlevseldir.
Amasra’ya Hava Yolu ile Ulaşım
Amasra’ya en yakın havalimanı, Zonguldak Çaycuma’da bulunan Zonguldak Havalimanı‘dır (ONQ). Burası Bartın şehir merkezine yaklaşık 38 kilometre, Amasra’ya ise yaklaşık 55 kilometre mesafededir. Havalimanına indikten sonra Amasra’ya ulaşmak için birkaç aktarma yapmanız gerekecektir. Genellikle havalimanından kalkan servisler veya taksilerle önce Bartın’a, oradan da Amasra minibüslerine geçmeniz gerekir.
Bu seçenek, özellikle uzak şehirlerden gelenler için toplam yolculuk süresini kısaltabilir. Ancak aktarmaların getirdiği zaman kaybı ve ek maliyetler nedeniyle hava yolu ulaşımı karayoluna göre daha az tercih edilen bir yöntemdir. Yolculuğunuzu planlarken uçuş saatleri ile kara yolu vasıtalarının saatlerini iyi koordine etmeniz önemlidir.
Trenle Amasra’ya Gitmek Mümkün mü?
Amasra’da veya Bartın’da bir tren istasyonu bulunmuyor. Bu nedenle trenle doğrudan ulaşım imkânı yok. Ancak tren yolculuğunu sevenler için nostaljik bir alternatif mevcut. Ankara’dan kalkan Karaelmas Ekspresi ile Zonguldak’a bağlı Saltukova beldesine kadar gelebilirsiniz. Saltukova, Zonguldak Havalimanı’na da oldukça yakındır.
Saltukova’da trenden indikten sonra karayolu ile önce Bartın’a, ardından da Amasra’ya geçmeniz gerekir. Bu rota, hızlı bir ulaşımdan ziyade, yolculuğun kendisinden keyif alan ve farklı deneyimler arayan gezginler için daha uygundur. Toplam seyahat süresinin oldukça uzun olacağını unutmamak gerekir.
Yolculuğunuzu Planlarken Aklınızda Bulunsun

Amasra’ya yapacağınız yolculuk, varış noktanız kadar güzel anılar biriktirebileceğiniz bir deneyim olabilir. Hangi ulaşım yöntemini seçerseniz seçin, özellikle bayram ve yaz tatili gibi yoğun dönemlerde biletlerinizi veya konaklamanızı önceden planlamanızda fayda var. Özel aracınızla seyahat ediyorsanız, Karadeniz’in değişken hava koşullarına ve virajlı yollarına hazırlıklı olmalısınız. Amasra’ya vardığınızda ise sizi bekleyen o muhteşem manzara, tüm yol yorgunluğunuzu unutturacaktır.




Ulaşım rotalarını planlarken, bu virajlı yolların sonunda bizi hangi doğal güzelliklerin ve saklı koyların beklediğini düşünmek bile heyecan verici. Yolculuğun kendisi, muhteşem Karadeniz manzaraları eşliğinde bir doğa keşfine dönüşüyor. Amasra'ya ulaştıktan sonra, bölgede doğa yürüyüşü veya kuş gözlemi için önerebileceğiniz özel parkurlar var mı?
karadeniz’in o virajlı yolları gerçekten de her dönüşte sürprizler saklıyor, değil mi? o yolları aşmanın verdiği keyif, varış noktasına ulaşmanın heyecanıyla birleşince unutulmaz oluyor.
amasra’da kuş gözlemi için özellikle güzelce limanı çevresindeki patikaları ve bozköy tarafındaki ormanlık alanları önerebilirim. doğa yürüyüşü için ise çakraz’dan başlayıp deniz manzarası eşliğinde ilerleyen parkurlar harika oluyor. buralarda hem yerel rehberlerle iletişime geçebilir hem de amatör kuş gözlem gruplarına denk gelebilirsin.
görüşlerini paylaştığın için teşekkür ederim, profilimdeki diğer seyahat yazılarıma da göz atmanı öneririm.
Karadeniz'in o büyüleyici mavisiyle dans eden yeşilin buluştuğu bu liman, her karesi kartpostal güzelliğinde bir manzara sunuyor. Özellikle akşamüstü, ışığın tarihi taş evlerin ve kalenin üzerine yumuşakça düşüşünü mutlaka fotoğraflamak isterdim. Bu manzaralar, lenslere takılan bir huzur ve renk cümbüşü vaat ediyor.
karadeniz’in o eşsiz tonlarını ve o ışığı fotoğraflamaya çalışmak gerçekten büyük bir keyif. özellikle dediğin gibi akşamüstü saatlerinde, güneşin yatay açıyla vurmasıyla taşların dokusu ve denizin mavisi adeta canlanıyor. o anları yakalamak için doğru zamanı ve açıyı beklemek, bazen saatlerce o manzaraya bakıp içine çekilmek… tüm o sürecin kendisi bile huzur verici.
fotoğrafçı gözüyle bakınca her karenin ayrı bir hikayesi olduğunu hissediyorsun, değil mi? senin de bu detayları fark etmen ve paylaşman çok güzel. umarım en kısa zamanda orada olup o lenslerden o huzur cümbüşünü yakalama fırsatın olur. ilgin ve samimi yorumun için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsin.
amasyra yol tarifi vermişsin de, varınca nerede takılacağız ondan bahsetmemişsin. gündüz yolculuğu sonrası akşamı çıkarmak lazım, oralarda da bir hareket vardır herhalde.
amasyra varınca sahildeki küçük balıkçı barınakları ve liman çevresi akşam için güzel bir başlangıç noktası olabilir. özellikle mevsimiyse sahildeki çay bahçeleri ve balıkçı tezgahlarının önü canlı oluyor, insanlar balıklarını alıp oturuyor. biraz ilerideki kafe-barlar da genelde yerel halkın akşam buluşma noktalarından, sakin bir atmosfer var.
eğer canlı bir ortam arıyorsan merkezdeki meydan çevresine bakabilirsin, ama amasyra’nın genel huzurunu bozmayan, samimi bir akşam geçirmek için en iyisi belki de bir şarap eşliğinde günbatımını seyretmek olur. detaylı öneriler için profilimdeki diğer amasyra yazılarına göz atabilirsin, orada mekan önerilerine de yer vermiştim.