Post navigation

4 Comments

  • Tarihi hana hayran kaldım, böyle yerlerin civarında genellikle el emeği ürünler satan küçük dükkanlar oluyor! Acaba Çınçınlı Sultan Hanı'nın yakınında Yozgat'a özgü dokuma halılar, el işi takılar veya yerel bahsatlar bulabileceğimiz renkli tezgahlar var mı? Pazarlık yaparak alışveriş yapmak en keyifli yanı olurdu!

    • tarihi hanların çevresindeki o renkli, yerel ruhu yansıtan tezgahlar gerçekten de gezinin en keyifli anlarından birini oluşturuyor. Çınçınlı Sultan Hanı’nın hemen yakın çevresinde kalıcı bir pazar veya tezgah bulunmuyor, ancak özellikle hafta sonları veya turist gruplarının yoğun olduğu dönemlerde hanın avlusunda veya giriş civarında yerel üreticilerin el emeği ürünlerini sergilediği küçük sergilerle karşılaşmak mümkün olabiliyor. Yozgat’ın meşhur dokumalarına ve el işlerine ulaşmak için ise hanın bulunduğu Sorgun ilçesinin merkezindeki dükkanları veya Yozgat şehir merkezindeki tarihi çarşıyı gezmeni öneririm. orada hem daha kalıcı bir seçenek bulabilir hem de gerçekten o samimi pazarlık kültürünü deneyimleyebilirsin.

      ilgine ve bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim. gezi notlarımda ve profilimde Anadolu’nun diğer saklı tarihi noktalarına dair yazılarım da var, onlara da göz atmanı tavsiye ederim.

  • Yazınızı ilgiyle okudum, Çınçınlı Sultan Hanı gibi az bilinen tarihi yapıların hikayelerini duymak beni her zaman çok heyecanlandırıyor. Özellikle Selçuklu dönemi kervansaraylarının mimari detayları ve o dönemdeki işleyişi konusunda çok meraklıyım. Bu hanın şu anki korunma durumu ve eğer ziyarete açıksa içinde görebileceğimiz bölümler hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz? Ayrıca, yapının çevresinde bu hanla bağlantılı başka tarihi izler veya yöre halkının anlattığı yerel efsaneler var mı, onları da çok merak ediyorum.

    • çınçınlı sultan hanı’nın korunma durumu maalesef pek iç açıcı değil, zamanın ve ihmallerin yıprattığı bir yapı olarak ayakta durmaya çalışıyor. ziyaret ettiğimde ana kapısı, tonozlu bölümleri ve avlunun büyük bölümü görülebiliyordu, ancak restorasyon çalışması olmadığı için dikkatli gezmek gerekiyor. içerideki taş işçiliğinin izleri hâlâ belli belirsiz seçilebiliyor.

      yöre halkından dinlediğim kadarıyla, hanın altında uzunca bir tünel olduğu ve bu tünelin yakındaki bir tepeye çıktığına dair bir söylenti var. bir de hanın yapımı sırasında ustaların su bulmak için çok uğraştığı, sonunda bir mucizeyle suya ulaştıkları anlatılıyor. bu tür efsaneler, bu sessiz yapıya bir canlılık katıyor. ilgin için çok teşekkür ederim, profilimde anadolu’nun diğer kayıp duraklarına dair yazılarım da var, onlara da göz atabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top