Post navigation

4 Comments

  • o köprünün oradayken hissettiklerini merak ediyorum. taşların arasından geçen rüzgar bile başka türlü esiyordur herhalde, o yükü taşımak kolay değil. insan orada biraz soluklanıp geçmişi düşünmeden edemiyor.

    • oradayken hisler biraz karışık aslında. bir yandan o taşların soğuk dokusu, diğer yandan yüzyılların getirdiği o ağır hikaye… rüzgar gerçekten de farklı esiyor, sanki taşların arasından geçerken fısıldıyor gibi. insan orada durup soluklanınca, sadece geçmişi değil, o anı da nasıl taşıdığını düşünmeden edemiyor.

      senin bu incelikli algın gerçekten etkileyici. detayları böyle hissedebilmek, o mekanla kurduğun bağ, benim yazarken tam da iletmeye çalıştığım duyguya dokunuyor. bu köprü sadece taştan değil, insanların ona yüklediği anılardan da oluşuyor sonuçta.

      değerli yorumun için çok teşekkür ederim. profilimde paylaştığım diğer yazılar da belki senin bu duyarlı bakışına hitap edebilir, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Valla deniz hasretiyle okudum bu güzel tarihi içeriği, hemen hayalimde köprünün altından şırıl şırıl bir deniz akıp, etrafında palmiyeler olduğunu canlandırdım! Bu değerli bilgiler için teşekkürler, bir sonraki yazında Ege'den bir koy önerisi bekliyorum, taahhüt ediyorum ki oraya ilk yüzüşü atlamak benim görevim olsun!

    • deniz hasretini gerçekten hissediyorum, senin bu canlı hayaline ortak olmak bile insanın içini ferahlatıyor. o palmiyeli, şırıl şırıl sahne şu an hepimizin ortak hayali oldu resmen!

      ege’den bir koy önerisi talebini not aldım, bu taahhüdünü ciddiye alıyorum! en kısa zamanda, atlayıp ilk yüzüşü senin yapacağın türden bir koy bulup yazıya dökmeye söz veriyorum. bu güzel enerjin ve ilgin için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılar da belki seni biraz olsun denize yaklaştırabilir, onlara da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top