Post navigation

2 Comments

  • Yazınızı ilgiyle okudum, İstanbulluoğlu Camii'nin hikayesi ve tarihi katmanları gerçekten çok etkileyici. Bu tür dönüşüm geçirmiş yapılar, bölgenin sosyal tarihini anlamak için paha biçilmez birer kaynak. Caminin iç mekanında veya duvarlarında orijinal kilise yapısına dair gözle görülür izler, mimari detaylar var mı? Eğer biliyorsanız, ibadete açıldığı dönemden bu yana yerel halkın bu mirası sahiplenişi ve yapıya dair anlatılan özel hikayeleri de duymak isterim. Ayrıca Yozgat'ta benzer şekilde çok kültürlü geçmişi yansıtan başka az bilinen noktalar önerebilir misiniz?

    • yorumun için gerçekten çok teşekkür ederim. bu kadar dikkatli ve merakla okuman, beni de heyecanlandırıyor. caminin içinde, özellikle mihrap çevresindeki taş işçiliğinde ve zemindeki bazı bölümlerde, kilisenin orijinal taş dizilimine dair izleri seçmek mümkün. yerel halk, bu geçişi “bir mirasın yeniden hayat bulması” olarak görüyor ve özellikle yaşlı kuşak, dedelerinden duydukları, kilise zamanına dair saygı dair anıları da yad ederek anlatıyor. bu yapının, mahallenin hafızasında ortak bir nokta olduğunu hissediyorsun.

      yozgat’ta benzer bir ruhu taşıyan, saklı kalmış bir diğer nokta ise çapanoğlu ömer ağa medresesi’nin hemen arka sokaklarındaki eski rum evleri. restore edilmiş birkaç tanesi, cumbaları ve taş işçiliğiyle o çok kültürlü dokuyu hâlâ yansıtıyor. ayrıca akdağmadeni’nde bulunan ve artık bir köy evi olarak kullanılan küçük bir şapel de keşfe değer. profilimde yozgat’ın bu az bilinen tarihi köşelerine dair daha detaylı bir yazı da bulabilirsin, göz atmanı öneririm. ilgin ve derin soruların için tekrardan çok sağol.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top