Post navigation

2 Comments

  • Vakıf Han’ı okurken içimde bir huzur belirdi. Anadolu’nun kadim şehirlerindeki hanlar, sadece ticari mekanlar değil, aynı zamanda insanların buluştuğu, dertleştiği, birbirine destek olduğu yerler olmuştur. Belki bir cami veya kilise gibi doğrudan ibadet edilen bir yer değil ama o duvarların arasında nice duaların, dileklerin yankılandığını hissediyorum. Belki de bir gün oraya yolum düşerse, avlusunda oturup bir kahve içerken, o geçmişin fısıltılarını dinlerken içimden bir Fatiha okurum, o hanın yapımında emeği geçenlerin, orada ticaret yapanların ruhuna. Benim için manevi mekanlar sadece ibadethaneler değil, aynı zamanda insanlığın ortak hafızasını taşıyan, bize geçmişi hatırlatan ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayan yerlerdir.

  • Vakıf Han, adeta geçmişten günümüze uzanan bir fotoğraf karesi gibi. Osmanlı’nın ticaret hayatının canlı renklerini ve dokusunu yansıtan bu mekanda, özellikle iç avludaki ışık oyunlarını yakalamak için sabırsızlanırdım. Eminim, oradaki her detayda ayrı bir hikaye gizlidir ve her açıdan farklı bir kompozisyon sunar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top