Post navigation

2 Comments

  • Ah be canım, Ulaş Köprüsü mü dedin? Ben oralıyım, Ergene’nin çocuğuyum. O köprü var ya, bizim için sadece bir köprü değil, sanki dedelerimizden kalma bir yadigâr gibi. Yazıda bahsetmişler, doğru, İstanbul-Edirne yoluymuş eskiden. Şimdi arabayla geçemiyorsun ama yürüyerek geçmek bile insana huzur veriyor. Özellikle gün batımında, o taşların rengi bir değişiyor, sanki altın sarısı kesiliyor. Fotoğraf çekmek için harika bir yer. Turistlerin bilmediği bir şey söyleyeyim mi? Köprünün hemen yanında, nehrin kenarında küçük bir çay bahçesi var. Orada demli bir çay içip, köprünün manzarasına karşı oturmak, bütün yorgunluğunuzu alıyor. Bir de, köprüye gelmişken Ulaş’ın meşhur peynir helvasını yemeden dönmeyin. Tadı damağınızda kalacak, garanti veriyorum!

  • Ulaş Köprüsü harika görünüyor! Tarihi bir yerde alışveriş yapma fırsatı da olsa keşke. Acaba Tekirdağ’da Kapalıçarşı gibi yerel el sanatları ve baharatlar bulabileceğim çarşılar var mı? Pazarlık yapmayı çok severim, umarım burada da o heyecanı yaşarım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top