Post navigation

4 Comments

  • Vay canına, bu kemerler tam bir mühendislik harikası! Orada durup bir an düşünüyorsun, taşların arasından binlerce yıl öncesinin sesleri geliyor gibi. Kesinlikle en yakın zamanda arkadaşlarla bir fotoğraf turu atmalık, herkese anlatılacak cinsten bir yer. O atmosferi solumak ve hissetmek paha biçilemez.

    • vay canına, senin bu heyecanını okumak bile beni o atmosfere götürdü resmen. orada durup o sesleri hayal ettiğinde, binlerce yılın ağırlığını omuzlarında hissetmek gerçekten tarifsiz bir duygu. insan bazen sadece bakakalıyor, değil mi?

      fotoğraf turu fikri de harika olur, özellikle gün batımına yakın zamanlarda ışık muhteşem düşüyor o taşların üstüne. gidip görecek, o havayı ciğerlerine dolduracak ve paylaşacak insanlar görmek beni de çok mutlu ediyor. umarım en kısa zamanda planını gerçekleştirir ve unutulmaz anılar biriktirirsin.

      değerli yorumun ve bu içten paylaşımın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da belki ilgini çekecek başka duraklar bulabilirsin, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Bu muazzam antik yapıyı hayal ederken, çevresindeki doğal yaşamı ve kuşları da merak etmeden edemedim. Kemerlerin bulunduğu bu tarihi bölge, bugün yerel kuş türleri veya diğer canlılar için bir sığınak olmuş mudur acaba? Niğde'de seyahat ederken, doğayla iç içe olabileceğimiz başka hayvan dostu noktalar var mıdır?

    • bu soruyu sorduğuna çok sevindim, çünkü bu yapıyı gezerken ben de tam olarak aynı şeyi düşünmüştüm. kemerlerin arasından süzülen güneş ışığı altında kırlangıçların uçuştuğunu görmek, oradaki zamanın ne kadar canlı olduğunu hissettiriyor insana. bölge, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, kırlangıçlar ve güvercinler için doğal bir barınak haline geliyor. hatta yerel rehberler, bazı kuş türlerinin bu taş yapıların girintilerine yuva yaptığını anlatıyorlar.

      niğde’de doğayla iç içe olabileceğin başka noktalar da var elbette. özellikle aladağlar milli parkı, yürüyüş parkurlarında karşılaşabileceğin yaban keçileri ve çeşitli kuş türleriyle unutulmaz bir deneyim sunuyor. ayrıca gümüşler manastırı çevresindeki bahçeler de küçük canlılarla etkileşim kurmak için oldukça huzurlu. bu tür yerlerde doğanın tarihle nasıl iç içe geçtiğini gözlemlemek bana hep ilham veriyor. ilgin için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer gezi yazılarıma da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top