Post navigation

2 Comments

  • Trabzon’a tek başına bir sırt çantasıyla gitmek kulağa fena gelmiyor! Tabakhane Köprüsü’nün hikayesi bile beni cezbetti. Şehirde kaybolmak, yerel lezzetleri tatmak ve köprünün etrafındaki sokaklarda dolaşmak harika olurdu. Güvenlik konusunda biraz araştırma yapmam gerekebilir, özellikle akşamları. Acaba hosteller var mı, yoksa daha çok otel mi var? Tek kişilik turlar düzenleniyor mu, yoksa her şeyi kendim mi organize etmeliyim? Belki de yerel halkla sohbet etmek için küçük bir kahve dükkanında otururum. Kim bilir, belki de maceraperest ruhlu başka gezginlerle tanışırım! Trabzon, yalnız bir gezgin için hem zorlu hem de ödüllendirici olabilir.

  • Ah Trabzon… Bu yazıyı okurken burnuma annemin meşhur mısır ekmeğinin kokusu geldi sanki. Küçükken dedemle o köprünün kenarında oturup akan dereyi seyrederdik, dedem bana eski Trabzon masalları anlatırdı. Ne zaman gelebilirim bilmiyorum ama ilk fırsatta o köprüde bir çay içmek, o havayı solumak istiyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top