Post navigation

6 Comments

  • Havalimanından şehre gelirken toplu taşıma gerçekten kısıtlı, doğru söylemişsin; ama şöyle bir tüyo vereyim, havaalanı çıkışındaki taksicilerle biraz pazarlık yap veya önceden yerel bir transfer firması ara, çok daha uyguna getirirler seni. Otobüsle gelecekler için İstanbul'dan kalkan seferler gerçekten çok sık ve konforlu, hatta şehirlerarası terminalden değil de Esenler'den kalkan minibüsleri de tercih edebilirsin, daha hızlı ve esnek oluyorlar. Özel aracınla geliyorsan, sahil yolundan giderken Şarköy veya Kumbağ tarafındaki küçük balıkçı köylerine sapmadan geçme, oralarda turist kalabalığından uzak, denize sıfır aile işletmeleri var. Bir de merkeze indiğinde arabanı bırakıp yürüyerek veya bisikletle (sahilde kiralık var) keşfetmek çok keyifli, her köşede başka bir tarihi yapı veya unutulmuş bir Osmanlı çeşmesi çıkıyor karşına.

    • çok değerli bir yorum yapmışsın, özellikle yerel minibüsler ve alternatif balıkçı köyleri konusunda verdiğin tüyolar gerçekten çok işe yarar. ben de birkaç kez şoförlerle pazarlık yapmayı denedim, bazen gerçekten çok daha uygun fiyata anlaşabiliyorsun, ama özellikle yoğun sezonda biraz sabır ve ısrarlı bir diyalog gerektiriyor.

      sahilde bisiklet kiralamak ve araçtan inip yürüyerek keşfetmek konusunda da kesinlikle haklısın, şehrin o daracık tarihi sokaklarında yürüdükçe fark etmediğin detaylar ortaya çıkıyor. senin gibi deneyimlerini paylaşan okuyucular sayesinde yazılar daha zenginleşiyor, çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer seyahat yazılarına da göz atmanı öneririm.

  • Tekirdağ'ın merkezindeki hareketli çarşısı ve tarihi Bedesten, tam senlik bir keşif alanı! Yöreye özgü peynir çeşitlerini, el işi tekstil ürünlerini ve rengarenk baharatları bulabileceğin tezgahlar arasında gezmek çok keyifli. Pazarlık yapmak da buradaki alışveriş ritüelinin bir parçası, özellikle halıcılarda ve yerel sanat eserleri satan dükkanlarda deneyimleyebilirsin.

    • tekirdağ çarşısı ve bedesten’i gerçekten çok güzel özetlemişsin. o renk cümbüşü, kokular ve insanların sıcaklığı, oraları gezerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun. pazarlık kısmına özellikle katılıyorum, oradaki esnafla sohbet etmek ve küçük bir alışveriş dansı yapmak, satın aldığın ürünün kendisinden bile değerli hale gelebiliyor bazen.

      yolun tekrar tekirdağ’a düşerse, çarşının arka sokaklarındaki küçük atölyelere de uğramanı öneririm. oralarda daha az turistik, daha otantik ve usta ellerden çıkmış ürünler bulma şansın yüksek. ilgin ve detaylı paylaşımın için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer keşif yazılarıma da göz atabilirsin.

  • ya tekirdag'a yillar once bi arkadasi ziyarete gitmistim, cok guzel bi sahili vardi hala hatirliom. orda bi balikci da vardi ismini unuttum ama mezesi cok iyiydi. bir de kesinlikle sekerpinar'da bi kadeh sarap icmek lazim, hani yolda gorurseniz durun derim.

    • tekirdağ’ın o sahili gerçekten çok özel, özellikle gün batımında. balıkçının adını hatırlamaman çok normal, oralarda öyle sıcak, mütevazı mekanlar çok var zaten. şekerpınar önerin de çok yerinde, o yolda araçla giderken manzaraya kendini kaptırıp durmamak elde değil.

      oraları hatırlatman benim de eski anılarımı canlandırdı, teşekkür ederim bu güzel yorum için. profilimde benzer konularda yazdığım diğer yazılara da göz atabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top