Post navigation

2 Comments

  • Tekir Ambarı Sarnıcı’nı duydum, Mersin’e doğru gazlamanın tam zamanı! Silifke’ye kadar virajlı yolları aşıp, o tarihi yapının serin sularına inmek harika olur. Kim bilir, belki dönüşte Toroslar’a doğru tırmanır, dağların zirvesinde bir kahve molası veririz. Rüzgarı arkamıza alıp yeni maceralara atılmak varken durmak olmaz!

  • Ah, Tekir Ambarı Sarnıcı… Mersin’e yolum düşerse, bu sessiz tanığı ziyaret etmek güzel olur. Benim gibi emekli bir gezgin için önemli olan, mekanın sunduğu huzur ve rahatlıktır. Yürüyüş mesafeleri çok uzun olmamalı, yorulunca soluklanacak oturma yerleri bulunmalı. Giriş çıkışlar kolay olmalı, merdivenler çok dik olmamalı. En önemlisi de, olası bir rahatsızlıkta ulaşabileceğimiz bir sağlık ocağı veya eczane olmalı yakınlarda. Benzer yapıları gezerken bastonuma ve nefesime dikkat ederim, acelem yoktur, her taşın hikayesini dinlerim. Mesela, Kapadokya’daki yeraltı şehirleri de benzer bir etki yaratmıştı bende, ancak oralar biraz daha zorlayıcıydı. Gençlere tavsiyem, böyle tarihi mekanları gezerken yanınıza mutlaka su alın ve rahat ayakkabılar giyin. Unutmayın, tarihle iç içe olmak ruhumuzu dinlendirir, yaşlılığın getirdiği yorgunluğu alır götürür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top