Anadolu’nun kadim şehirlerinden Sivas, her sokağında farklı bir medeniyetin fısıltısını taşıyan, yaşayan bir tarih kitabıdır. Bu zengin mirası keşfetmek isteyenler için hazırlanan Sivas gezilecek yerler listelerinin en özel duraklarından biri de hiç şüphesiz Susamışlar Konağı‘dır. Şehrin merkezinde, asırlara meydan okuyan duruşuyla ziyaretçilerini selamlayan bu konak, sizi Osmanlı döneminin sivil yaşamına doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkarır.
İnönü Mahallesi’nde yer alan bu zarif yapı, sadece taş ve ahşaptan ibaret bir bina değil, aynı zamanda bir dönemin sosyal hayatını, estetik anlayışını ve misafirperverliğini günümüze taşıyan bir kültür hazinesidir. Gelin, bu tarihi konağın kapılarını birlikte aralayalım.
Sivas Gezilecek Yerler Arasında Bir Zaman Kapsülü: Susamışlar Konağı

Susamışlar Konağı, Sivas’ın merkezindeki tarihi dokunun en canlı tanıklarından biridir. Geleneksel Türk evi mimarisinin özelliklerini taşıyan konak, özellikle dış cephesindeki ahşap işçiliği ve cumbasıyla dikkat çeker. Yılların yorgunluğuna rağmen zarafetinden hiçbir şey kaybetmeyen bu yapı, Sivas Belediyesi tarafından yapılan titiz restorasyon çalışmalarıyla adeta yeniden hayat bulmuştur.
Konağı ziyaret ettiğinizde sizi nelerin beklediğini kısaca özetleyelim:
- Osmanlı Mimarisi: 19. yüzyıl başlarına tarihlenen yapı, dönemin sivil mimari anlayışını yansıtan cumbaları, ahşap süslemeleri ve iç planıyla göz doldurur.
- Tarihi Çeşme: Konağın hemen önünde yer alan ve konakla birlikte inşa edilen tarihi çeşme, yoldan geçenlere asırlardır su sunan bir hayrat anıtıdır.
- Merkezi Konum: Şehir merkezinde olması sayesinde, Sivas’ın diğer tarihi ve turistik noktalarına yürüme mesafesindedir.
- Fotoğraf Fırsatları: Konağın her köşesi, özellikle de giriş üzerindeki köşk kısmı, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar.
Bu özellikleriyle konak, şehrin kültürel mirasını anlamak isteyenler için adeta bir başlangıç noktası niteliğindedir.
Konağın Göz Alıcı Mimarisi ve Detayları

Susamışlar Konağı’na yaklaştığınızda ilk dikkatinizi çekecek olan, girişin üzerindeki köşk bölümü ve hemen önündeki tarihi çeşmedir. Kitabesine göre 1815 yılında Benderli Ali Ağa tarafından yaptırılan bu iki unsur, konağın kimliğini oluşturan en önemli parçalardır. Osmanlı sivil mimarisinin en zarif örneklerinden biri olan yapı, ahşap ve taşın uyumunu sergiler. Özellikle ahşap cumbanın ince işçiliği ve pencere düzenlemeleri, dönemin ustalarının estetik anlayışını gözler önüne serer.
İçeri adım attığınızda ise geniş bir avlu ve etrafına dizilmiş odalar sizi karşılar. Her ne kadar orijinalindeki han, ahır, samanlık gibi müştemilatlar günümüze ulaşmamış olsa da, restore edilen mevcut kısım bile konağın bir zamanlar ne denli görkemli ve işlevsel bir yapı olduğunu anlamaya yeterlidir.
Susamışlar Konağı’nın Zengin Tarihi
Konağın tarihi, sadece mimarisiyle değil, yaşanmışlıklarıyla da derindir. 17. ve 18. yüzyıllarda çok daha büyük bir kompleks olduğu bilinen bu yapı, o dönemlerde yolcular için bir misafirhane (han), hayvanlar için ahırlar ve günlük yaşam için gerekli olan fırın, kiler gibi birçok bölümü barındırıyordu. Bu haliyle konak, sadece bir ailenin yaşadığı bir ev değil, aynı zamanda şehrin sosyal ve ticari hayatının bir parçasıydı.
Zamanla yıpranan ve eski ihtişamını yitiren yapı, Sivas Belediyesi’nin devreye girmesiyle küllerinden yeniden doğmuştur. Yapılan restorasyon sonrası, konağın son sahipleri olan Mehmed Nuri Susamış ve oğullarının anısına “Susamışlar Konağı” adını almıştır. Bu isim, yapıya hem bir vefa borcunu öder hem de onu Sivas halkının hafızasında daha da özel bir yere koyar.
Ziyaret İçin Pratik Bilgiler ve İpuçları
Susamışlar Konağı’nı ziyaret etmeyi planlıyorsanız, birkaç pratik bilgi işinizi kolaylaştıracaktır. Konak, Sivas merkezdeki İnönü Mahallesi’nde, Kent Meydanı’na oldukça yakın bir konumdadır. Bu nedenle özel araca ihtiyaç duymadan, şehir merkezindeki diğer tarihi yapıları gezdiğiniz bir yürüyüş rotasına kolayca dahil edebilirsiniz.
Ziyaret saatleri ve giriş ücreti gibi bilgiler dönemsel olarak değişebileceğinden, gitmeden önce Sivas Belediyesi veya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün güncel duyurularını kontrol etmenizi tavsiye ederim. Konağı gezerken yaklaşık 30-45 dakika ayırmanız yeterli olacaktır. Benim size naçizane önerim, konağı ziyaret ettikten sonra rotanızı hemen yakındaki Çifte Minareli Medrese, Buruciye Medresesi ve Ulu Cami gibi Sivas’ın simge yapılarına çevirmenizdir. Böylece tek bir geziyle şehrin tarihi kalbinde tam bir gün geçirebilirsiniz.
Sivas’ın Kalbinde Yolculuğunuzu Tamamlayın

Susamışlar Konağı, Sivas’ın zengin tarihini ve kültürel dokusunu anlamak için mutlaka görülmesi gereken bir durak. Sadece bir yapı değil, aynı zamanda geçmişin ruhunu bugüne taşıyan bir elçi. Konağın ahşap kokan odalarında gezerken, bir zamanlar burada yaşanan hayatları, avlusunda koşturan çocukları ve handa konaklayan yorgun yolcuları hayal etmemek elde değil.
Bu tarihi konak, size Sivas’ın sadece anıtsal medreselerden ve camilerden ibaret olmadığını, aynı zamanda zarif sivil mimari örnekleriyle de ne kadar zengin bir şehir olduğunu gösterecektir. Kapsamlı bir Sivas gezilecek yerler turu planlıyorsanız, Susamışlar Konağı’nı listenizin üst sıralarına ekleyerek bu eşsiz deneyimi kaçırmayın.




Ah, Sivas… Susamışlar Konağı’nı okurken içim bir hoş oldu. Emeklilik yıllarımda Anadolu’nun pek çok köşesini gezdim. Sivas’a da yolum düştü elbet. Konağın şehrin merkezinde olması güzel, yürüme mesafesi önemli. Yaş ilerleyince uzun yürüyüşler zorlaşıyor. Oturma alanları, dinlenme yerleri var mı acaba? Bir de erişilebilirlik konusu mühim. Merdivenler, rampalar… Malum, bastonla gezenimiz çok. Sağlık hizmetlerine yakınlığı da göz önünde bulundurmak lazım. Benzer durumda olanlara tavsiyem, gitmeden önce bu detayları öğrensinler. Yoksa güzelim gezi zehir olabilir. Benim gibi, Anadolu’nun tarihi dokusunu sevenlere Sivas kesinlikle tavsiye ederim. Sadece, kendi konforunuzu düşünerek önceden plan yapmayı unutmayın.
Sivas denince aklıma ilk gelen şey, o meşhur Sivas köftesi oluyor. Daha önce yediğim en lezzetli köftelerden biriydi, baharatı ve etin kalitesi gerçekten fark yaratıyordu. Susamışlar Konağı’nı okuyunca içimden “Keşke o köfteden sonra böyle tarihi bir konakta güzel bir Türk kahvesi içseydim” diye geçirdim. Konağın mimarisi de çok etkileyici duruyor, özellikle o ahşap işçiliği ve cumbalı yapısı beni benden aldı. Sivas’a yolum düşerse, hem o köftenin tadını yeniden çıkarmak hem de Susamışlar Konağı’nda tarihin izlerini sürmek istiyorum. Belki konakta Sivas’a özgü yöresel yemekler de servis ediliyordur, kim bilir?
Sivas’ın kalbindeki bu konak, fısıltıları duyulmamış bir sır gibi duruyor. Acaba taş duvarlarının ardında ne kadar kalabalık yankılanıyor, yoksa zamanın yavaş aktığı bir vaha mı? Belki de kışın sessizliğinde, kar taneleriyle örtülü avlusu, bambaşka bir hikaye anlatır.